Likidite sıkışıklığı otomotiv sektörüne de yansıdı: "Eylül'de daralma daha da arttı"
-
Doğan Trend Otomotiv Genel Müdürü Uğur Sakarya, Eylül ayında fon piyasasında yaşanan gelişmelerin tüketici tarafında tedirginlik ve nakit pozisyonunda bozulma yaratarak otomotiv pazarındaki daralmayı artırdığını söyledi. Sakarya, ticari araçlarla birlikte toplam pazarın yılı 1 milyon 135 bin seviyesinde kapatmasını beklediğini ifade etti. Krediye erişimdeki zorluklara dikkat çekerek, "Şu an stok finansmanı şirketlerin en büyük sorunu" dedi.
ALARA AKGÜN
Doğan Trend Otomotiv Genel Müdürü Uğur Sakarya, Bloomberg HT’ye yaptığı değerlendirmede otomotiv pazarındaki daralma, fon piyasasında yaşanan gelişmelerin sektöre yansıması, kredi koşulları ve yıl sonu beklentilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Eylül ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarındaki daralmanın hızlandığına dikkat çeken Sakarya, fon piyasasında yaşanan gelişmelerin tüketici güveni ve nakit akışı üzerinde baskı yarattığını söyledi. “Eylül ayında daralma daha da arttı. Çünkü Eylül ayında bilmediğimiz bir fon krizi ortaya çıktı. Tüketici tarafında tedirginlik ve nakit pozisyonunda bozulmalar yaratınca daralma daha da arttı” dedi.
Otomotiv sektöründe işlemlerin ağırlıklı olarak nakit, kredi ve takas üzerinden yürüdüğünü belirten Sakarya, bu nedenle sektörün doğrudan etkisinin görece sınırlı kaldığını ancak reel sektör tarafında farklı bir tablo gördüklerini ifade etti. “Bizim piyasamızda işler nakit, kredi ve takas ile döndüğü için büyük sorun yok ancak KOBİ’lerde ciddi tahsilat sıkıntısı yaşandığını görüyoruz. Dolayısıyla bundan sonraki dönem için beklentimiz pozitif değil” diye konuştu.
REKLAM
REKLAM
“Otomobil pazarı beklentimizi 885 bin adede indirdik”
Yılın ilk yarısında otomotiv pazarındaki daralmanın yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kaldığını belirten Sakarya, Temmuz ayında daralmanın yüzde 25’e ulaşmasının ardından yıl sonu beklentilerini aşağı yönlü revize ettiklerini söyledi. “Otomobil pazarı beklentimizi 918 binden 885 bin adetlik satışa indirdik. Ticari araçlarla beraber bu rakam 1 milyon 135 bine gelecek. Ancak son üç yıla baktığımızda pazar 1 milyon 200 bin ile 1 milyon 360 bin bandındaydı” ifadelerini kullandı.
Bu nedenle toplam pazarın yıl sonunda 1 milyon adedin üzerinde kalmasını beklediklerini ancak son üç yılın belirgin şekilde altında bir kapanış öngördüklerini kaydetti.
REKLAM
REKLAM
ÖTV baremleri ve kredi limitleri pazarı baskılıyor
Pazardaki daralmada vergi ve finansman koşullarının da etkili olduğunu belirten Sakarya, ÖTV baremlerinin sabit kalmasının bazı modellerde ciddi fiyat artışlarına yol açtığını söyledi. “ÖTV baremlerinin sabit kalmasıyla barem atlayan ve fiyatı bir anda 300-400 bin lira, hatta 1 milyon lira artan araçlar oldu. Kredi limitlerinin 2 milyon lirada sabitlenmesi de etken” dedi.
Mevcut kredi limitlerinin araç fiyatlarındaki yükselişi yeterince takip edemediğine işaret ederek, 2027 yılında otomotiv kredilerinin limitlerine ilişkin yeni bir düzenleme yapılmasını beklediğini ifade etti. Ticari araç pazarındaki daralmanın binek otomobillere göre daha sınırlı olduğuna da dikkat çekti ve bunda kredi kanalının etkili olduğunu belirtti. “Ticari araçta kredi hala çalışıyor ve ticari araçta daralma binek araca göre daha sınırlı. Bu da bize kredinin önemini gösteriyor” diye konuştu.
REKLAM
REKLAM
“Stok finansmanı şirketlerin en büyük sorunu”
Otomotiv sektöründe krediye erişimin zorlaştığını belirten Sakarya, finansman koşullarının yalnızca tüketici talebini değil şirketlerin bilançolarını ve stok yönetimini de etkilediğini söyledi. “Kredilere ulaşım zor. Şu an stok finansmanı şirketlerin en büyük sorunu” diyen Sakarya, üretim ve sipariş döngüsünün uzun olmasının stok baskısını artırdığını kaydetti.
Yerli üreticilerin dahi 5-6 ay sonrasındaki sipariş planlarına göre üretim yaptığını belirterek, talepteki yavaşlamanın bu nedenle sektör genelinde ciddi bir stok birikimine yol açabildiğini ifade etti.
REKLAM
REKLAM
“Kampanyalar pazardaki daralmayı sınırladı”
Sakarya, yılın ilk yarısında otomotiv pazarındaki daralmanın daha sınırlı kalmasında markaların uyguladığı kampanyaların önemli rol oynadığını söyledi. Markaların fiyat ve finansman kampanyalarıyla talebi desteklediğini belirtirken, yüksek enflasyon ortamında otomobil fiyatlarının sabit kalmasının dahi reel olarak fiyat düşüşü anlamına geldiğine dikkat çekti. “İlk altı ayda nispeten az daralan pazar, markaların kampanyaları sayesinde ilerledi. Fiyatların artmaması bile bu enflasyonist ortamda fiyatlarda düşüş anlamına geliyor” dedi.
Satışların yarısından fazlası elektrikli veya hibrit
Otomotiv pazarındaki dönüşümün yalnızca satış adetleriyle sınırlı olmadığına işaret eden Sakarya, tüketici tercihlerinde elektrikli ve hibrit araçların ağırlığının hızla arttığını söyledi. “Satılan araçların yarısından fazlası elektrikli veya hibrit araçlar” ifadelerini kullandı.
Otomotiv sektörünün üretimden distribütörlüğe, satış sonrası hizmetlerden finansmana kadar geniş bir ekonomik ekosistem yarattığını belirterek, sektörün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemini koruduğunu vurguladı. “Otomotiv sektörü yarattığı iç dinamikler açısından Türkiye için çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.