"Otomotiv pazarının 1,2 milyon adedi geçmesi zor görünüyor"
-
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, otomotiv pazarında eylül ayında yaşanan daralmanın beklentilerinden daha sert olduğunu belirterek, yıl sonunda toplam pazarın 1,2 milyon adedi aşmasının zor göründüğünü söyledi.
-
Taşıt kredilerinin otomobil satışlarındaki payının yüzde 2-3 seviyesine kadar gerilediğine dikkat çeken Tiftik, kredi limitlerinin araç fiyatlarındaki değişime göre güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Tiftik, markaların kampanyalarıyla birlikte döviz bazında otomobil fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini de belirtti.
ALARA AKGÜN
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, Bloomberg HT’ye otomotiv pazarındaki son gelişmeleri değerlendirdi. Eylül ayında otomotiv pazarında yaşanan daralmanın tahminlerinden daha güçlü olduğunu belirterek, yılın geri kalanına ilişkin daha temkinli bir tablo çizdi.
Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,33 daralarak 83 bin 469 adet seviyesinde gerçekleşti. Tiftik, “Otomotiv pazarında beklediğimizden keskin bir düşüş oldu. Bu yıl otomotiv pazarının 1,2 milyon adedi geçmesi zor görünüyor” dedi.
REKLAM
REKLAM
“Döviz bazında otomobil fiyatlarında düşüş var”
Pazardaki yavaşlamanın tüketicinin otomobile yönelik yapısal talebinin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Tiftik, Türkiye’de araç parkının yaşına ve finansmana erişim koşullarına dikkat çekti. Otomotiv şirketlerinin düzenlediği kampanyaların fiyatlara etkisine ilişkin, “Kampanyalarla birlikte döviz bazında geçen yıla göre otomobil fiyatlarında düşüş var” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’de otomobile yönelik yapısal talebin devam ettiğini söyleyerek, 16 yaşın üzerinde önemli bir araç parkı bulunduğunu ancak tüketicinin bu talebi gerçekleştirebilmesi için finansmana erişimin kritik olduğunu vurguladı.
“Otomobilde kredi penetrasyonu yüzde 2-3’e düştü”
Taşıt kredilerindeki mevcut limitlerin otomobil fiyatlarındaki artışın gerisinde kaldığını belirten Tiftik, kredi kullanımının otomobil satışlarındaki payının tarihi ölçüde düşük seviyelere gerilediğini söyledi. “Otomobilde kredi penetrasyonu yüzde 2-3’e kadar düştü” diyerek, Türkiye’de taşıt kredisi limitlerinin yaklaşık dört yıldır güncellenmediğine dikkat çekti.
Kredi koşullarında yapılacak bir düzenlemenin otomotiv talebini destekleyebileceğini ifade eden Tiftik, burada amaçlarının kontrolsüz bir kredi genişlemesi olmadığının altını çizdi. “Kontrolsüz kredi büyümesi değil, fiyata göre güncelleme olmalı” dedi.
Taşıt kredisi limitlerinin güncel otomobil fiyatlarıyla daha uyumlu hale getirilmesinin tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştırabileceğini belirten Tiftik, böyle bir adımın ilerleyen dönemde satışları destekleyebileceğini kaydetti.
REKLAM
REKLAM
ÖTV baremlerinde güncelleme beklentisi
Tiftik’in dikkat çektiği bir diğer başlık ise Özel Tüketim Vergisi baremleri oldu. ÖTV baremlerinin yaklaşık 14 aydır güncellenmediğini ifade eden Tiftik, kur ve maliyetlerdeki değişim nedeniyle birçok modelin daha yüksek ÖTV dilimlerine geçtiğini söyledi. “Özellikle ÖTV bareminin kurdaki ve maliyetlerdeki gelişime göre güncellenmesi ve taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi, bu iki noktada bir gelişme ileride otomobil satışlarını destekleyebilir” diye konuştu. Tiftik’e göre, otomotiv pazarının önümüzdeki dönemdeki seyrinde tüketicinin finansmana erişimi ile vergi baremlerindeki olası düzenlemeler belirleyici başlıklar arasında olacak.
REKLAM
REKLAM
“Araç başına düşen şarj noktası sayısı Avrupa’nın üzerinde”
Elektrikli otomobil pazarındaki gelişmeleri de değerlendiren Tiftik, Türkiye’nin şarj altyapısında önemli bir kapasite oluşturduğunu belirtti. “Tükiye’de araç başına düşen şarj noktası sayısı Avrupa’nın üzerinde” diyerek, elektrikli araçlarda tüketici tercihlerinin ise menzil tarafında yoğunlaştığını söyledi.
Tüketicinin yüksek menzilli araç talep ettiğini belirterek, buna karşın satışların ağırlıklı olarak 400-500 kilometre menzil sunan modellerde gerçekleştiğini ifade etti. Elektrikli araçlarda menzil artışının beraberinde farklı bir maliyet ve verimlilik dengesi getirdiğine de işaret ederek, “Menzili yükseltmek aynı zamanda daha ağır batarya demek” değerlendirmesinde bulundu.