Advertisement

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2021 yılına ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini kamuoyuna açıkladı.

Buna göre, 2021 yılında toplam üretim 2020 yılına göre yüzde 2 azalarak 1 milyon 276 bin 140 adet, otomobil üretimi ise yüzde 8 azalarak 782 bin 835 adet oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 331 bin 643 adede ulaştı.

Bu dönemde, otomotiv ihracatı 2020 yılına göre adet bazında yüzde 2 oranında arttı ve 937 bin 5 adet olarak gerçekleşti. Otomobil ihracatı ise yüzde 5 oranında azalarak 565 bin 361 adet oldu. Geçen yıl 29,9 milyar dolar değerinde ihracat yapan otomotiv sanayisi, toplam ihracattan yüzde 13 oranında pay alarak, 16. yılında da Türkiye ihracatında zirvedeki yerini korudu.

OSD verilerine göre Türk otomotiv sanayisinin Aralık ayı üretimi de geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,1 azalarak 131 bin 557 adet olurken, aynı dönemde 76 bin 570 adet otomobil üretildi. Ayrıca, otomotiv sanayisinin 2021 yılı kapasite kullanım oranı yüzde 65 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 64, kamyon grubunda yüzde 83, otobüs-midibüs grubunda yüzde 31 ve traktörde yüzde 74 oldu.

Ticari araç üretimi yüzde 11 arttı

OSD raporlarına göre 2021 yılında ticari araç üretimi bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 arttı. Bu dönemde, üretim hafif ticari araç grubunda yüzde 9, ağır ticari araç grubunda yüzde 40 oranında arttı. Pazara bakıldığında ise; toplam ticari araç pazarı 2020 yılına göre yüzde 13, hafif ticari araç pazarı yüzde 8 ve ağır ticari araç pazarı yüzde 51 oranında arttı. Baz etkisi dikkate alındığında 2021 yılında ticari araç pazarı 2017 senesinin yüzde 20 gerisinde kaldı. Yalnızca Aralık ayında yük ve yolcu taşıyan ticari araç üretimi 54 bin 987 adet, traktör üretimi 4 bin 627 adet oldu.

Kamyon pazarı yüzde 56 oranında büyüdü

2021 yılında otomotiv pazarı, 2020 yılına göre yüzde 3 azalarak 772 bin 722 adet oldu. Aynı dönemde, otomobil pazarı da yüzde 8 oranında azaldı ve 561 bin 853 adet oldu. Son 10 yıllık ortalamalar dikkate alındığında, 2021’de toplam pazar yüzde 8, otomobil pazarı yüzde 8 ve hafif ticari araç pazarı ise yüzde 10 oranında azalırken, ağır ticari araç pazarı ortalamaya paralel seviyede gerçekleşti. 2021’de otomobil pazarında yerli araç payı yüzde 40 olurken, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı yüzde 56 olarak gerçekleşti.

Otomotiv ihracat şampiyonu oldu

2021 yılında otomotiv ihracatı 2020 senesine göre göre adet bazında yüzde 2 artarak 937 bin 5 adet olarak gerçekleşti. Otomobil ihracatı da yüzde 5 oranında azalarak 565 bin 361 adet oldu. Traktör ihracatı ise 2020 yılına göre yüzde 26 artarak 17 bin 38 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre; otomotiv sanayi toplam ihracatın yüzde 13’ünü gerçekleştirdi ve 16 yıldır üst üste ihracat şampiyonluğunu sürdürdü.

29,9 milyar dolarlık ihracat

2021 yılında 2020 senesine göre, toplam otomotiv ihracatı dolar bazında yüzde 15, Euro bazında ise yüzde 12 oranında arttı. 2020 yılında, toplam otomotiv ihracatı 29,9 milyar dolar olarak gerçekleşirken, otomobil ihracatı yüzde 0,4 oranında azalarak 9,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Euro bazında otomobil ihracatı ise yüzde 3 azalarak 7,9 milyar Euro oldu. Aynı dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 10 oranında, tedarik sanayi ihracatı da yüzde 25 oranında arttı.

Bloomberg’in oluşturduğu endekslere göre, gelişmekte olan ülkeler tarafından kendi para birimlerinde ihraç ettikleri tahviller son üç ayda yüzde 1 civarında getiri sağlarken, gelişmekte olan ülkelerin döviz cinsinden tahvil ihraçları yatırımcısına aynı dönemde yüzde 2,8 kayıp yaşattı.

Gelişmekte olan ülke merkez bankalarının faiz artırımlarına gelişmiş ülkelerden daha erken başlaması yerel para cinsinden ihraç edilen tahvillerin fiyatlarını destekledi. Türkiye 10 yıllık Hazine tahvillerinin fiyatı ise faiz indirimleriyle beraber son üç ayda yüzde 16 civarında düştü.

M&G Investment Sabit Getirili Menkul Kıymetler Direktörü Pierre Chartes, kademeli olarak yerel para cinsinden ihraç edilen tahvillere yeniden yatırım yapmaya başladıklarını belirterek “Cari hesaplar iyileşiyor ve birçok gelişmekte olan ülke merkez bankası faiz artırımlarına giderek para politikasını sıkılaştırıyor. Bu da yerel para cinsinden ihraç edilen tahvillere yatırımı daha cazip hale getiriyor” dedi.

Türkiye’de gelişen piyasaların genelinden ayrışıyor

Gelişmekte olan ülkelerdeki politika yapıcıların büyük bir çoğunluğu 2021’de para politikasını sıkılaştırma kararı aldı. En büyük 20 gelişmekte olan ülkeden 12’si 2021’de faiz artırımına giderken, Bloomberg Intelligence’ın hesaplamasına göre kümülatif sıkılaşma 2 bin 300 baz puana ulaştı.

Faiz artırımları sonrasında gelişmekte olan ülkelerdeki primler artarken, bu ülkelerdeki varlıklar da yatırımcılar için daha cazip hale geldi.

Türkiye ise gelişen piyasaların genelinden ayrışarak 2021 yılının ikinci yarısında politika faizini 500 baz puan indirirken, Türk lirası geçen yıl dolar karşısında yüzde 44 civarında değer kaybetti. Türkiye’nin 10 yıllık tahvil faizi de 2022 yılının başında yüzde 25’e kadar tırmandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine başladığı 23 Eylül’den bu yana faizi en fazla artan vade 5 yıl olurken, 1, 2 ve 3 yıllık tahvillerin faizlerinde görece daha düşük bir yükseliş yaşandı. Bu dönemde Türkiye’nin 5 yıllık tahvillerinin faizi 783 baz puan civarında artarken 10 yıllık tahvillerin faizi de 699 baz puan artış kaydetti.

Altın fiyatları, salgının başladığı 2020’nin Mart ayında 1.471 dolara kadar geriledikten sonra hızlı bir yükselişle Ağustos 2020’de 2.063 dolara kadar tırmanmıştı. Sonrasında 2021’i iki yılın ardından ilk defa yüzde 3,6 kayıpla kapatmıştı.

Ons altının işlem gördüğü fiyat aralığı 2021 yılı boyunca azalırken değerli metalin 50 ve 200 günlük hareketli ortalaması da neredeyse yatay bir hale geldi. Altının 30 günlük volatilitesi de salgın başından bu yana görülen en düşük seviyelere yakın bir seyir izliyor.

Altın fiyatlarında 2021’in ikinci yarısında yaşanan bu sıkışmada Fed’in Haziran ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısından beri devam eden varlık alımı azaltımı tartışmaları ve sonrasında varlık alımı azaltımının başlaması etkili olurken, son bir aydır Fed’in Mart ayında faiz artıracağına dair beklentiler rol oynadı.

Altının iki yıllık günlük grafiğine bakıldığında da değerli metalin Haziran ayından beri çoğunlukla yüzde 50-yüzde 61,8 Fibonacci kanalında fiyatlandığı görülüyor. Şu an için bu bantın üst tabanına yakın bir seviyede işlem gören ons altın, 1.820 dolar civarında bulunuyor.

Fed’in para politikasını sıkılaştıracağına yönelik şahin mesajları sonrasında altının kayıp yaşamaması, parasal sıkılaşmanın ve faiz artırımlarının çoktan fiyatlanmış olabileceğine işaret ediyordu. Yüksek gelen enflasyon ve Mart ayında faizlerin yükseltileceğine dair beklentilerin artmasına rağmen altın fiyatlarının yükselmesinin de bunu doğruladığı düşünülüyor.

Saxo Bank Emtia Strateji Müdürü Ole Hansen, Fed politika yapıcılarından gelen mesajın faiz ve dolara en hassas emtia olan altın üzerinde sınırlı etkisi olduğunu belirterek “Bu sınırlı hareket Mart ayında başlayacak faiz indirimlerinin altın piyasasında çoktan fiyatlandığına işaret ediyor” dedi.

Altının 1.800 dolar seviyesini yeniden destek haline getirdiğini belirten Hansen, 1.830-35 dolar seviyesinin kırılmasıyla sonraki seviyelerin 1.850 ve 1.877 dolar olacağını söyledi.

Yeni haftanın ilk gününde yatırımcılar küresel çapta gerçekleşen devlet tahvil getirilerindeki yükselişin ve Çin’deki para politikası gevşemesinin etkilerini tartarken Asya Pasifik borsaları karışık bir görünüm sergiliyor. Japonya’da Nikkei 225, Çin’de ise CSI 300 yüzde 0,9 yükselirken Hong Kong Hang Seng düşüş kaydediyor.

Tahvil piyasasında Avustralya ve Yeni Zelanda getirileri, cuma günü ABD’de 10 yıllık getirilerde yaşanan sekiz baz puanlık yükselişi takip ediyor. Avustralya 10 yıllık getirisi yedi baz puan yükselişle yüzde 1,92’ye çıktı.

Bugün ABD’de hisse ve tahvil piyasaları Martin Luther King günü sebebiyle kapalı.

ABD hisse vadelileri düşüş yaşarken Avrupa vadelileri artıda.

Çin'de faiz indirimi kararı

Çin Merkez Bankası büyümede ivme kaybının gölgesinde neredeyse iki yılın ilk faiz indirimini gerçekleştirdi. Banka, büyüme verisinin gelmesinden kısa bir süre önce 1 yıllık kredi faizini ve yedi günlük ters repo faizini 10’ar baz puan düşürdü.

Faiz kararı sonrası açıklanan veriye göre ise Çin ekonomisi 2021’in son çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek yüzde 3,3’lük medyan tahminin üstünde büyüme kaydetti. Ancak son çeyrek büyümesi önceki üç çeyreğin gerisinde kaldı.

İnşaat sektöründe dev firmaların darboğaza girdiği ülkede sıfır Kovid politikası ile omikron varyantına karşı alınan sert tedbirlerin tüketim harcamalarını kısıtlaması da büyüme temposunun yavaşlamasında etkili oldu. Çin’de perakende satışlar aralıkta yıllık yüzde 1,7 yıllık artış ile yüzde 3,9’luk kasım ayı artışının gerisinde kaldı. Sanayi üretimi ise aralıkta yıllık yüzde 4,3 büyüme kaydederken 2021 genelinde yüzde 9,6 arttı.

NatWest Group Plc. Çin Ekonomisti Liu Peiqian sabit yatırımlar üzerinde gayrimenkul sektörünün etkisinin çarpıcı olduğunu belirtti. Liu Peiqian’ın hesaplamasına göre kasımda yüzde 4,9 düşen gayrimenkul yatırımları aralıkta yüzde 13,9 ile sert düştü.

Altın fiyatları, yatırımcıların para politikasının yakında sıkılaşacağına ve Omikron varyantının küresel büyümeye yarattığı risklere odaklanmasıyla yeni haftaya dalgalı bir seyirle başladı. Gram altın ise küresel altın fiyatları ve dolar/TL’deki yatay seyri takip ediyor.

Milyarder Bill Ackman ise Fed’in enflasyona karşı verdiği savaşı kaybettiğini ve güven tazelemek için Mart ayında beklentilerin üzerinde 50 baz puanlık bir faiz artırımı yapması gerektiğini söyledi.

Küresel çapta daha fazla merkez bankası para politikalarını normalleştirmeye başlasa da Çin gayrimenkul sektöründe yaşanan sıkıntılardan dolayı pazartesi günü politikası faizin indirdi.

Saxo Bank Emtia Strateji Müdürü Ole Hansen, Fed politika yapıcılarından gelen mesajın faiz ve dolara en hassas emtia olan altın üzerinde sınırlı etkisi olduğunu belirterek “Bu sınırlı hareket Mart ayında başlayacak faiz indirimlerinin altın piyasasında çoktan fiyatlandığına işaret ediyor” dedi.

Ons altın fiyatı

Ons altın geçen neredeyse 1.830 dolara kadar ulaştıktan sonra kazançlarının bir kısmını silerek haftayı 1.816 dolardan kapatmıştı. Yeni haftaya dalgalı bir seyirle başlayan değerli metal, sabah saatlerinde 1.820 dolar civarında işlem görüyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın geçen hafta dolar/TL’deki düşüşle 773 TL’ye kadar geriledikten sonra haftayı 790 TL civarında kapatmıştı. Yeni haftaya yatay bir seyirle başlayan gram altın, dolar/TL’nin 13,54 civarında seyretmesiyle 792 TL civarında bulunuyor.