"COP31'e giden süreçte çevre dostu finansman çözümleri ele alındı"
-
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) oldukça hayati olduğunu belirterek, "VakıfBank olarak gerçekten başta Dünya Bankası olmak üzere önemli kalkınma bankalarından sağlamış olduğumuz kaynakları, ülkemizin başta sıfır atık, dönüşüm ekonomisi olmak üzere ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacak alanlara yönlendireceğiz" dedi.
VakıfBank, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Sıfır Atık Vakfı tarafından COP31'e giden süreçte sürdürülebilir kalkınma, yeşil dönüşüm ve çevre dostu finansman çözümlerini ele almak üzere "COP31’e Doğru: VakıfBank Geleceğe Değer Paneli ve Ürün Lansmanı" programı düzenlendi.
"Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı" temasıyla gerçekleştirilen programda, sıfır atık yaklaşımının sürdürülebilir kalkınmadaki rolü, üretim ve ticaretin yeşil dönüşümü ile finans sektörünün bu dönüşüme katkıları değerlendirildi.
Panelde konuşan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, COP31’in hedeflediği gayeler ve öncelikler ile VakıfBank’ın ortaya koyduğu, koymaya çalıştığı kalkınma odaklı yaklaşımın birbiriyle örtüştüğünü söyledi.
REKLAM
REKLAM
Klasik ekonominin ekonomiyi insan ihtiyaçlarının sonsuz, buna mukabil kaynakların sınırlı olduğu yaklaşımıyla ortaya koyduğunu dile getiren Arslan, "Bankacılık sektörü ve geniş tanımıyla finans sektörü olarak finansı herkesin her istediği işi yapmasından ziyade, gerçekten doğaya saygılı, diğer insanlara katma değer oluşturan, çevreye fayda dokunduran ve gelir dağılımının, zenginliğin tabana yayılmasına katkı sağlayacak bir anlayış olarak görmek gerekiyor" diye konuştu.
Arslan, küresel finansa bakıldığında paradan para kazanma gibi çok farklı enstrümanların olduğunu kaydederek, "VakıfBank olarak çalışma arkadaşlarımızla şöyle bir anlayış getiriyoruz ve özellikle uluslararası finans kuruluşlarından sağladığımız kaynakları da bu amaç doğrultusunda yönlendirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
REKLAM
REKLAM
"Kaynakları, kalkınmaya katkı sağlayacak alanlara yönlendireceğiz"
Osman Arslan, büyüme ile kalkınma arasında fark olduğuna işaret ederek, büyümenin rakamsal göstergelere dayandığını ama kalkınmanın o büyümenin arkasındaki değer olduğunu söyledi.
Antalya’daki COP31'in oldukça hayati olduğunu aktaran Arslan, "VakıfBank olarak gerçekten başta Dünya Bankası olmak üzere önemli kalkınma bankalarından sağlamış olduğumuz kaynakları, başta sıfır atık, dönüşüm ekonomisi olmak üzere ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacak alanlara yönlendireceğiz" diye konuştu.
Arslan, kalkınma odaklı değer bankacılığının ne yaptığını bilen, hayata değer katan, eğitimden çocukların gelişimine kadar, çevre sağlığından iş güvenliğine kadar, çevreye saygıdan insana saygıya kadar çok geniş alanı kapsayan, israf ekonomisiyle mücadele eden bir anlayış olduğunu ifade etti.
REKLAM
REKLAM
"İnovasyon süreçlerini daha güçlü uygulamamız lazım"
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Dünya Bankası, Dünya Ekonomik Forumu, bölgesel bankalar ile güçlü işbirlikleri kurduklarını ifade ederek, finansın doğru planlanmadığı, finans yönetiminin doğru yapılmadığı projelerin sahadaki etkisinin çok uzun vadeli olmadığını kaydetti.
Ağırbaş, COP31'de dünyanın önde gelen finans kuruluşlarıyla, bankalarıyla dünyadaki sıfır atık ve döngüsel ekonomi bağlamındaki projelerin finansmana erişimini ve erişim zorluklarını tartışacaklarını belirtti.
Finansmanın olmadığı, finansmanın doğru yönetilmediği bir dünyada ne yazık ki sıfır atık konusundan bahsetmenin yeterince mümkün olmayacağını dile getiren Ağırbaş, "COP31, dünyanın sorunlarını konuşacağımız, dünyadaki problemleri konuşacağımız, küresel ısınmayı konuşacağımız önemli bir toplantı. Burada biz dünyanın 50 yıllık kalkınma planlarını konuşacağız. Burada alınan kararlar ülkelerin gelecek yatırımlarını etkileyecek, finans kurumlarının gelecek yatırımlarını etkileyecek" diye konuştu.
REKLAM
REKLAM
Ağırbaş, finansman kanallarıyla firmaların yapacağı yatırımların onların enerji maliyetlerini ve ham madde girdilerini düşüreceğini belirterek, "Ortaya daha az ham maddeyle daha az enerjiyle daha çok ürün alabilecekleri bir model ortaya koymalarını istiyoruz, daha az atık üretmelerini istiyoruz" açıklamasını yaptı.
Yeniliğe açık olunması gerektiğine işaret eden Ağırbaş, "İnovasyon süreçlerini firmalarımızda, hayatımızda daha güçlü uygulamamız lazım ancak o zaman dünyayla rekabet edebiliriz. Bugün biliyorsunuz Çin'de ve bazı ülkelerde devasa fabrikalar var. Aynı ürünü onda bir fiyatına üretiyorlar ve günün sonunda siz global pazarda bu firmalarla rekabet etmek zorundasınız." şeklinde konuştu.
REKLAM
REKLAM
"Sanayicimizin hızlıca bu yeşil dönüşümü gerçekleştirmesi icap ediyor"
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ise Türkiye Metal Sanayicileri olarak fırsatları Türkiye'ye çekmeye, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm vizyonuna katkı sağlamaya çalıştıklarını söyledi.
Akkol, dünyada yaklaşık 6 trilyon dolarlık bir iklim finansmanına ihtiyaç olduğunu aktararak, "Özellikle çelik, çimento sektörleri karbon azaltılması kolay sektörler değil. Ülkemizin de çok rekabetçi olduğu, çok büyük firmaların olduğu, ihracata büyük destek olan sektörler" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin ihracatının en önemli kısmının Avrupa Birliği'ne yapıldığını aktaran Akkol, "AB, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması uygulamasını hayata geçiriyor. Bu düzenlemeye uymayan şirketlere, ülkelere de önemli vergiler, ilave cezalar, yükümlülükler getiriyor. Dolayısıyla bizim de sanayicimizin hızlıca bu yeşil dönüşümü gerçekleştirmesi icap ediyor" diye konuştu.
REKLAM
REKLAM
Akkol, ülkedeki sanayi kuruluşlarına danışmanlıklar vererek, sahada teknoloji transferi yaptıklarına dikkati çekerek, "Şirketlerimiz, sadece Türk şirketleri değil, Türkiye'de var olan, yabancı sermayeli, istihdam yaratan şirketlere de bu dönüşümde, bu yolculukta destek oluyoruz" bilgisini paylaştı.