Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Faizi sabit tutan Fed Aralık'a ilişkin net sinyal vermedi

Faizi sabit tutan Fed Aralık'a ilişkin net sinyal vermedi

  • Eylül ayında üç yıl sonra faizleri artırma adımı atan Fed Ekim toplantısında ise faizleri sabit tutma kararı aldı.

  • Karar metninden Aralık ayına ilişkin net bir mesaj çıkmadı.

Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin
Faizi sabit tutan Fed Aralık'a ilişkin net sinyal vermedi
28 Ekim 2026, 21:00 Güncelleme :

Eylül ayında faiz artışı hamlesi yapan Fed Ekim ayını pas geçti.

Banka politika faizini yüzde 3,75-4 seviyesinde sabit bıraktı. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi de faizlerin bu seviyede tutması yönündeydi.

Fed yetkilileri Aralık ayındaki bir sonraki toplantıda faiz oranlarını artırabileceklerine dair açık bir sinyal sunmadı.

Karar metninde "Daha fazla bilginin birikmesi, komitenin enflasyonun yüzde 2'lik hedefe zamanında dönmesini sağlamak için uygun politika duruşunu belirlemesine yardımcı olacaktır" ifadelerine yer verildi.

Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), faiz kararını 2'ye karşı 10 oyla aldı. Guvernör Lisa Cook ve Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, faizlerin çeyrek puan artırılmasını tercih ederek karara muhalif oy kullandı.

Faiz oranlarını sabit tutma kararı, Kasım ayındaki ara seçimlere bir haftadan daha az bir süre kala alındı. Ekonomiye yönelik yaygın memnuniyetsizliğin ortasında Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanması bekleniyor ve kilit nitelikteki birkaç Senato yarışında da anketlerde önde bulunuyor.

Karar metninde, ekonomik aktivitenin "güçlü bir hızda" büyümeye devam ettiği ve yurt içi harcamaların "dirençli" seyrini koruduğu yönündeki önceki değerlendirmeler yinelendi. Metinde ayrıca işsizlik oranının pek değişmediğine ve enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiğine bir kez daha dikkat çekildi.

Son veriler enflasyonist baskıya işaret etmişti

Enflasyonda son veriler fiyat baskılarının sürdüğünü göstermişti. Tüketici fiyatları Eylül'de beş ayın en hızlı artışını kaydederken, çekirdek enflasyon göstergesi beklentilerin üzerinde yükseldi. Üretici fiyatları ise dört yılı aşkın sürenin en hızlı artışını gösterdi.

Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson ve New York Fed Başkanı John Williams, geçen ay yaptıkları ayrı açıklamalarda yeni bir faiz artışını değerlendirmeden önce ekonomiyi izlemek için zaman bulunduğunu söylemişti.

REKLAM

REKLAM

Fed Guvernörü Christopher Waller da faiz artışlarının arka arkaya toplantılarda yapılmasının gerekmediğini belirtmişti.

Warsh ise faiz patikasına ilişkin önceden yönlendirme vermekten kaçındı ve bu ay Bangkok’ta yaptığı açıklamada toplantı sonuçları hakkında önceden karar vermediğini söylemişti.

Warsh'tan açıklamalar

Karar sonrası açıklamalarda bulunan Fed Başkanı Kevin Warsh şu ifadeleri kullandı:

Ekonomik faaliyetler güçlü seyrini sürdürüyor.

Üretkenlik güçlü, sermaye yatırımları canlı seyrediyor.

Enflasyon yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Enflasyonu düşürmek bizim sorumluluğumuz.

Finansal koşullarda bazı değişiklikler görmeye başladı. Koşullar sıkılaştı, ancak bunu sıkı olarak nitelendiremeyiz.

Ekonomik büyümemiz güçlendi. Gayrisafi yurt içi hasıla yılın ilk yarısında yükseldi ve yukarı yönlü revize edildi. Önceki yüzde 1,8 tahmininden yüzde 2,4'e doğru revize edildi.

Dördüncü çeyreğe baktığımızda, çok daha hızlı bir şekilde gelişmeler yaşanacak. Sağlıklı tüketici harcamaları da bunu destekleyecektir ve büyümenin yüzde 3'ün üzerinde olmasını bekliyoruz.

Yatırımlara baktığınızda da yine iki haneli seviyelerde artış görülecektir. Sermaye harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payına baktığımızda, tarihi yüksek seviyelerde olduğunu görüyoruz. Bu tarafta da hızlanma gözlemliyoruz.

İstihdam oranına baktığımız zaman ise istihdam oranı bir sene öncesine göre daha düşük. İstihdam artışı da yine geçen yılın hızından daha iyi.

İşsizlik maaşı başvuruları yine nesiller boyu gördüğümüz seviyelerin çok çok altında. Yani Fed'in ikili yükümlülüğü olan unsurlar olumlu noktada.

Amerikan halkı da hâlâ enflasyonla mücadelesini sürdürüyor. Enflasyon, komitenin hedefi olan seviyeden neredeyse altı senedir çok uzakta ve bunun üzerinde.

Enflasyonu düşürmek bizim görevimiz. Bu sebeple de FOMC'un son iki gündür yaptığı tartışmalar çoğunlukla fiyat istikrarı üzerinde yoğunlaşmıştır.

Eylül ayında attığımız politika adımının ardından finansal ve kredi koşullarında değişiklikler gözlemlemekteyiz.

Fed Başkanı olduğum andan itibaren politika yapıcılarla birlikte bütün bu belirsizliklere rağmen fiyatları istikrara kavuşturacağımızın sözünü verdik. Koşullar neyi gerektiriyorsa, bunu yapacağız dedik. Bunun için de niyetimizi ortaya koyduk.

Gelecek dönemlerde edineceğimiz bilgiler ve veriler de ne yapmamız gerektiğini bize gösterecektir. İyi olsun, kötü olsun, hedefimiz para politikasını doğru belirlemektir ve tam olarak da bunu yapma niyetindeyiz.

Önümüzdeki sonbaharda takvimimizi değiştireceğiz. Yılda sekiz toplantının makul bir sayı olduğunu düşünüyoruz. Yani 2027'de bir toplantımız yalnızca daha geniş kapsamlı para politikası değerlendirmelerine odaklanacak ve oylama yapmayacak.

2027'de bir, 2028'de ise oylama yapmayacağımız iki toplantıya yer vereceğiz. Geriye kalan toplantılarda da para politikasını değerlendireceğiz.

Şimdi bu değişikliğe neden gidiyoruz? Bunun nedeni çok açık. Kısa vadede gelişmeleri doğru zamanda ama düzenli bir şekilde konuşmamız gerekiyor ve bilgi zenginliği varken bunu yapmamız gerekiyor.

2027'de bir strateji toplantısı, 2028'de de iki strateji toplantısı gerçekleştireceğiz. Ama o toplantılarda ne yaparız? Bu henüz net değil.

Elbette vereceğimiz kararlar gelen verilere ve gelen bilgilere bağlı olacak. Yeni, farklı bilgiler gelir, ona göre hareket ederiz. Son birkaç toplantıda yine çok önemli bilgiler, veriler elimize geçti ve ona göre hareket ettik.

Entelektüel anlamda da farklı alanlardan bir araya gelmiş bir grubun çok faydalı olacağını düşünüyoruz. Doğru zamanlarda toplantı gerçekleştirmenin daha iyi olacağını düşünüyoruz.

Son birkaç gündür zaten burada da meslektaşlarımla beraber tartışıyoruz. Para politikamızın nasıl işlemesi gerektiğine de beraber karar veriyoruz.

Geçiş mekanizması, aktarım mekanizması... Bunlarla beraber gerçeklere bakıyoruz ve bunu yapmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Sadece lafta kalmıyoruz, harekete de geçiyoruz.

Son bir araya geldiğimizde, Eylül ayında bu destek dozunu artırdık. Yani bir artışa geçtik. Faaliyetlerimiz devam ediyor.

Şimdi beş görev gücümüz var. Yoğun bir şekilde canla başla çalışıyorlar. Son raporlar hakkında herhangi bir şey söyleyip etkilemek istemiyorum ama tabii periyodik olarak onlarla da temasa geçiyoruz ve yaptıkları çalışmalar beni gerçekten etkiledi.

Entelektüel seviyeleri, onlara atadığımız bu görevi ne kadar ciddiye almaları gerçekten etkileyiciydi.

Entelektüel anlamda çok ciddi meselelere eğiliyorlar. Bu özellikle bizim için de yeni. Hem verimlilik hem üretkenlik hem istihdam tarafına çok yoğun eğiliyorlar.

Bilanço için çalışacak görev gücümüze gelecek olursak, yine entelektüel seviyeyi ve bunun önemini vurgulamak isterim. Politikalar için de bir o kadar önemli bir unsur bu.

Orta ve uzun vadede üretkenlik kesinlikle bir mucize olarak karşımıza çıkabilir, ama şu an biraz daha yavaş yavaş gelişme kaydediyor.

Son gelişmelerin tüketiciler üzerinde bir etkisi oldu. Ama tüketiciler gerçekleri değerlendirirken herkes kendi penceresinden, kendi gözünden bakıyor dünyaya.

Elbette onlar da benzin istasyonlarına gidiyorlar, yakıt fiyatlarının artmış olduğunu görüyorlar ve depolarını doldurdukları zaman da bunu anlıyorlar.

Kısa vade için konuşacak olursak evet, biz kısa vadede gerçekleri tekrar tekrar değerlendirmeye devam edeceğiz.

Ama tabii hane halkı, işletmeler ve finansal piyasalar tarafında da belirli bir güvenin olması lazım. Yani Merkez Bankamız hedefini yerine getirecektir ve hedefini tutturacaktır diyebilmeleri lazım. Buna güvenebilmeleri lazım.

Tabii, bir yandan da güven ölçülüyor. Ama bunun çok çok önemli olduğunu ifade etmemiz gerekiyor.

Elbette petrol fiyatları artışa geçtiği için bu bir etki yaratacaktır. Ancak tepki gösterdik ve şu anda toparlanıyor.

Mesela petrol fiyatları jeopolitik gelişmelerden dolayı artmaya devam ederse o zaman petrol ve rafine ürünlerin fiyatlarının da yüksek seyretmeye devam edeceğini göreceksiniz.

O zaman tabii faiz oranları da buna göre belki şekillenecek. Yani bunu da bir başka basın bülteni gibi görmeyin. Son aylarda bunu yaşadık.

Petrol fiyatları jeopolitik gelişmelerden dolayı düşüşe geçerse o zaman bunu da tabii ki değerlendirmeye alacağız.

İlgili Haberler