Advertisement

İran, Avrupa ülkelerinin nükleer anlaşmada verdiği sözleri yerine getirmediği gerekçesiyle dördüncü adım olarak yarından itibaren Kum kentinde bulunan Fordo Nükleer Tesisi'ndeki bin 44 santrifüje gaz enjekte etmeye başlanacağını açıkladı.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, başkent Tahran'daki Serbest İnovasyon Fabrikası açılış töreninde yaptığı konuşmada, nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltma doğrultusunda atacakları dördüncü adımı ilan etti.

Nükleer anlaşmada "Kum kentine bağlı Fordo köyünde bulunan nükleer tesislerdeki bin 44 santrifüjün dönmeye devam etmesi ancak gaz enjekte edilmemesi" yönünde hüküm bulunduğunu anımsatan Ruhani, bu taahhütlerini askıya aldıklarını ve yarından itibaren Fordo Nükleer Tesisi'ne gaz vermeye başlayacaklarını bildirdi.

İran'ın yeni faaliyetlerinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) denetiminde gerçekleşeceğini belirten Ruhani, bu adımdan da öncekiler gibi geri dönüş olmadığını söyledi. Ruhani, ülkedeki inovasyon fabrikasının kurulmasının da büyük bir bilimsel gelişme olduğunu ifade etti.

Nükleer anlaşmaya taraf 4+1 ülkelerine de taahhütlerine dönmesi ve 1 Ocak 2017 tarihinden önceki şartlara geri gelinmesi çağrısı yapan Ruhani, ilgili ülkelerle yaptıkları müzakerelerde sonuca ulaşamadıkları için dördüncü adımı attıklarını ve ABD yaptırımlarının kalkması durumunda kendilerinin de taahhütlerine uyacaklarını tekrarladı.

İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşma, Tahran'a yüzde 3,67 oranında uranyum zenginleştirme faaliyetini sürdürme hakkı veriyor. Anlaşma çerçevesinde İran, en çok 300 kilogram uranyumu elinde tutabiliyor.

Anlaşma İran'a 300 kilogramın üzerindeki uranyumu uluslararası piyasada satarak karşılığında doğal uranyum alabilme imkanı tanıyor. İran ayrıca anlaşmaya göre, ağır su stokunu 130 tonun altında tutmak zorunda ve aşımı halinde ülke dışına çıkarmakla yükümlü bulunuyor.

Tahran yönetimi, daha önce Avrupa ülkelerinin nükleer anlaşmada verdiği sözleri yerine getirmediği gerekçesiyle zenginleştirilmiş uranyum seviyesi ve ağır su stokunu artırma gibi adımlar atmıştı.

İran, nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltmaya yönelik adımlarını söz konusu anlaşmanın 36'ncı maddesinde yer alan, yaptırımların kaldırılmaması durumunda İran'ın anlaşmayı kısmen veya tamamen askıya alabilme hakkına sahip olmasına dayandırıyor.

Avrupa Birliği, İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltma niyetinden endişe duyulduğunu bildirdi

AB Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijcancic, günlük basın toplantısında, "İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin bugün yaptığı 'İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini daha da azaltacağı' yönündeki açıklamasından endişe duyuyoruz." dedi.

ABD'nin İran nükleer anlaşmasından ayrılmasına ve yaptırım uygulamaya başlamasına rağmen AB'nin taahhütlerini yerine getirdiğine işaret eden Kocijcancic, "İran'ı, nükleer anlaşmadaki taahhütlerine aykırı olan tüm faaliyetleri tersine çevirmeye, nükleer anlaşmayı korumaya ve anlaşmanın tam olarak uygulanmasına zarar verecek eylemlerden kaçınmaya çağırıyoruz." diye konuştu.

Kocijcancic, İran nükleer anlaşmaya uygun davrandığı sürece AB'nin de taahhüdünü sürdüreceğini vurguladı.

Rusya İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltmasından endişeli

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltma niyetinden ötürü endişe duyduklarını belirterek, "İran'ın kendisine yönelik benzeri görülmemiş yaptırımlara ilişkin endişesini de anlayışla karşılıyoruz. Rusya anlaşmanın korunmasından yana." dedi.

Peskov, İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltma doğrultusunda atacakları dördüncü adımı ilan etmesine ilişkin gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.

İran'ın yaptırımlara yaklaşımını anlayışla karşıladıklarını belirten Peskov, "İran'ın kendisine yönelik benzeri görülmemiş yaptırımlara ilişkin endişesini de anlayışla karşılıyoruz. İran'a yasa dışı yaptırımlar uygulanıyor." diye konuştu.

Peskov, Rusya'nın nükleer anlaşmanın korunmasından yana olduğuna dikkat çekerek, "Anlaşmaya dair gelişmeleri endişeyle izliyoruz çünkü kapsamlı bir planın imha edilmesi elbette iyi değil. " ifadesini kullandı.

 

 

AA