İSO Başkanı Bahçıvan: Enflasyon halen en önemli makro kırılganlığımız
-
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, enflasyonla mücadelenin sanayinin üretim gücünü zayıflatmaması gerektiğini belirterek "Önümüzdeki dönemde sanayiye yönelik daha uzun vadeli finansman imkânlarının, sektörlerin kendi gerçeklerini dikkate alan destek mekanizmalarının ve rekabet gücünü koruyacak yeni araçların devreye alınmasını bekliyoruz" dedi.
-
Enflasyonun en önemli makro kırılganlık olduğunu belirten İSO Başkanı, "Ne yazık ki, savaş bu alandaki faturayı daha da artırmış durumda" diye konuştu.
İstanbul Sanayi Odası Meclisinin eylül ayı olağan toplantısı “Marka değeri güçlü, daha vizyoner bir İSO için dünya, bölge, Türkiye ve üretim hayatı üzerine düşünceler, değerlendirmeler” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda İSO Meclis üyeleri de gündeme yönelik değerlendirmelerini paylaştı.
"Enflasyon halen en önemli makro kırılganlığımız"
Bu yılın son çeyreğine girerken, Orta Doğu Savaşı, Rusya-Ukrayna Savaşı, Rusya ve Almanya arasındaki gerilim, derinleşen tedarik sorunları, yükselen maliyetler, sıkılaşan finansal koşullar gibi gibi yaşanan pek çok gelişmenin dünya ekonomisinin yeniden bir stres testinden geçmekte olduğunu gösterdiğini belirten Bahçıvan “Tüm dünya gibi ülkemiz de -savaş bölgelerine olan yakınlığının da etkisiyle- jeopolitik çalkantıların etkilerini birçok kanaldan hissediyor. En önemli etkilerden biri, hiç şüphesiz ekonomik büyüme tarafında görülüyor. 2026 yılında büyümenin yüzde 3’ün hafif üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Büyüme yavaşlarken, sanayi sektörünün genel ekonomiden negatif ayrıştığını ve sektörlerimiz için zorlu koşulların artarak devam ettiğini de unutmamak gerekiyor. Enflasyon ise en önemli makro kırılganlığımız olmaya devam ediyor. Ve ne yazık ki, savaş bu alandaki faturayı daha da artırmış durumda” dedi.
Açıklanan OVP’de sanayiyi önceleyen yaklaşımın geçmiş dönemlere göre daha güçlü biçimde yer aldığını da vurgulayan Bahçıvan “Ankara’da sanayiyi pozitif ayrıştırmaya ve önümüzdeki üç yıllık dönemde sanayinin rekabet gücünü koruyacak farklı modelleri devreye almaya yönelik güçlü bir iradenin oluştuğunu gözlemliyoruz. Bunun ilk adımlarını da finansman tarafında görmeye başladık. Ancak bir kere daha önemle uyarmak isterim ki; enflasyonla mücadelenin sanayinin üretim gücünü zayıflatmaması gerekiyor. Aksi halde bugün talep üzerinden çözmeye çalıştığımız enflasyon sorununun yarın üretim ve arz tarafında yeni bir probleme dönüşme riskiyle karşılaşabiliriz. Ekonomi yönetiminin meselenin farkında olduğunu görmek bizim için önemlidir. Önümüzdeki dönemde sanayiye yönelik daha uzun vadeli finansman imkânlarının, sektörlerin kendi gerçeklerini dikkate alan destek mekanizmalarının ve rekabet gücünü koruyacak yeni araçların devreye alınmasını bekliyoruz. Türkiye’nin emek yoğun sektörlerden vazgeçme lüksü yoktur. Bu sektörlerde de üretimimizi, istihdamımızı ve rekabet gücümüzü mutlaka korumalıyız” dedi.
"Türkiye’nin üretim davasına olan inancımı devretmiyorum"
Konuşmasında İSO Yönetim Kurulu olarak 2022 yılı Kasım ayında başladıkları görev dönemindeki pek çok önemli çalışmadan örnekler veren ve görevlerini ekim ayı sonunda tamamlayacaklarını hatırlatan Bahçıvan, şunları söyledi: “Dört yıl boyunca taşıdığımız sorumluluğun merkezinde, ülkemizin üretim gücünü korumak, sanayimizin rekabetçiliğini geliştirmek ve üyelerimizin değişen ihtiyaçlarına yalnızca bugünün değil, yarının koşullarını da gözeten çözümler üretmek yer aldı. Yaşanan tüm zorluklara rağmen üretimi savunmayı, sorunları sadece tespit eden değil, çözüm geliştiren bir kurum olmayı ve sanayicinin sesini en güçlü biçimde karar vericilere ulaştırmaya çalıştık. Başkanlık dönemimiz boyunca pusulamız çok netti: Güçlü sanayi için doğruya doğru, yanlışa yanlış demek. Çünkü İSO’nun görevi yalnızca sorunları dile getirmek değil; üretimin yanında durmak, riskleri önceden görmek, sanayicimizin sesini karar alıcılara taşımak ve her eleştiriyi mutlaka çözüm önerisiyle birlikte sunmaktır. Üretimin nefes alması, Türkiye’nin nefes almasıdır. Sanayicinin güçlenmesi, ülkemizin güçlenmesidir.
REKLAM
REKLAM
“Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır” anlayışıyla hareket ettik. Geriye dönüp baktığımda en büyük gururum; doğru bildiğimiz gerçekleri, herhangi bir hesap yapmadan, İSO’nun kurumsal kimliğine ve sanayicimizin vakarına yakışan bir dille ifade etmiş olmamızdır. Eleştirirken ülkemizin geleceğini düşündük, destek verirken kurumsal bağımsızlığımızı koruduk. Hiçbir zaman umutsuzluk üretmedik; her sorunun yanında çözüm iradesini da ortaya koyduk.
Bizden önceki sanayici büyüklerimizden aldığımız gibi şimdi de bizden sonra geleceklere yalnızca bir unvan değil; sağlam bir kurumsal zemin, güçlü bir ekip, açık bir ufuk, korumaya değer ilkeler ve kıymetli bir marka bırakabiliyorsanız, görevinizi tamamlamışsınız demektir. Bugün duyduğum huzurun kaynağı da budur. Geride duran değil, ileriye yürümeye hazır bir İSO; geçmişinden güç alan, geleceğini ise yeni kadroların enerjisiyle devam ettirecek bir kurum bıraktığıma inanıyorum. Görevimi huzurla devrediyorum; ancak Türkiye’nin üretim davasına olan inancımı devretmiyorum. Türkiye’nin geleceği üretimdedir. Sanayisine sahip çıkan bir Türkiye’nin aşamayacağı hiçbir engel yoktur.”