Rusya-Ukrayna gerginliği küresel piyasalar üzerinde etkili oluyor
-
TCMB'nin faizlerde indirime gitmemesi Türk Lirası'nda olumlu anlamda düzeltmeye yol açtı
Önümüzdeki günlerde sıklıkla gelişmiş ülke merkez bankalarını
konuşabiliriz.
Türkiye'de dünün en önemli gündem maddesi, sonucu bir süredir merak edilen,
TCMB'nin Nisan ayı olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı idi.
Aslında, mevcut makro ekonomik tablo, TCMB'nin faizlerde herhangi bir
değişikliğe gitmeyip politika duruşunu aynen korumasını gerektirir
cinstendi. Ancak, siyasi taraftan gelen faiz indirimi yönündeki
tavsiyelerin ardından TCMB'nin faizlerde ölçülü oranda bir indirime
gidebileceğini savunan ya da öngören analistler olmuş ve bu da mali
piyasalarda bir miktar yansımaya yol açmıştı. Mesela, 2.15'li seviyelere
yükselen USDTRY kuru, TCMB'nin faizlerde indirime gidebileceğini
gösteriyordu. Ya da, bono ve tahvil piyasasında son günlerde yaşanan faiz
düşüşü, TCMB'nin faizlerde indirime gidebilme ihtimalini fiyatliyordu.
Ancak, TCMB gereğini yaptı ve makro ekonomik konjonktürün gerektirdiği
şekilde faizleri sabit bıraktı. TCMB'nin karar metninden 3 hususu ön plana
çıkarmanın faydalı olacağı kanaatindeyiz.
a) TCMB, Ocak ayında almış olduğu güçlü ve önden yüklemeli faiz artırım
kararının enflasyondaki yukarı yönlü riskleri sınırladığını belirtiyor. Bu
ifade ile aslında iki hususun altı çiziliyor. İlk olarak enflasyonun daha
yukarı gitme ihtimalinin azaldığı belirtiliyor. Ancak, ikinci olarak,
enflasyondak risklerin kaybolduğu ve yakında düşüşe geçeceği yönünde bir
algının de açık bir şekilde önüne geçilme gayreti var. Bunu da
kuvvetlendirmek için sıkı duruşun koruyacağı belirtiliyor.
b) Azalan belirsizlikler ve risk algılamalarındaki azalma nedeniyle
likidite politikası ile yaratılan ek sıkılaştırmaya gereksinimin azaldığı
belirtilerek faiz koridorunun üst kısmının daha az kullanılacağı ya da hiç
kullanılmayacağı belirtiliyor. Bu da önümüzdeki dönemde ortalama fonlama
maliyetinin %10 civarında oluşabileceği anlamına geliyor. Ancak, TCMB'nin
hiç kullanılmayan geç likidite penceresi faizini indirmesi ve bunu metine
taşımasına pek bir anlam veremedik.
c) Makro ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde kredi büyümesinin arzu
edilen seviyelere çekildiği, toplam talep koşullarının enflasyon üzerindeki
etkilerinin azaldığı ve cari işlemler açığında azalma olacağına yönelik
tahminler ön plana çıkarılarak ekonomide normalleşme süreci yaşandığına
vurgu yapıldı.
Karar sonrasında USDTRY kuru hızlı bir şekilde 2.1270 seviyesine varan bir
düşüş kaydetti. TCMB'nin faizlerde indirime gidebileceği beklentisiyle
alınan pozisyonların kapatılması bu eğilimde etkili oldu. Bono ve tahvil
faizlerinde hafif bir yükseliş yaşanırken hisse senedi piyasası kayıplara
sahne oldu. Hisse senetlerindeki değer kaybı bankacılık sektörü
hisselerinde yoğunlaşırken, TCMB'nin zorunlu karşılıklara faiz vermemesi ve
tabii ki faizleri sabit tutmasının etkili olduğunu gözlemledik.
TCMB'nin dünkü kararına farklı pencereden bakan uzmanlar da oldu. Yurtdışı
kaynaklı raporlarda, TCMB'nin araç bağımsızlığının teyit edildiği, bunun
önümüzdeki döneme yönelik olarak olumlu sinyaller verdiği yönünde rapor ve
yorumlar okuduk. Bunlara kısmen de olsa katılmamak mümkün değil. Son
dönemde siyasi cepheden gelen faiz indirimi yönündeki tavsiyelere rağmen
TCMB'nin makro ekonomik değerlendirme ile karar veriyor olması, kurum
açısından kredibilite kazancı anlamına geliyor. Ancak, bu hususu çok da
büyütmemek gerektiği görüşündeyiz zira TCMB, kanunun kendine verdiği
yetkiyi kullanarak olması gerektiği gibi davranmıştır. Bu yetkinin bizzat
siyasi otorite tarafından verildiği ve korunduğu da not edilmelidir.
PPK toplantısının ardından dikkatler bir süre yurtdışı gelişmeler üzerinde
olacak. Akşam saatlerine doğru Rusya'dan gelen haber de dikkatlerin yeniden
dışarı çevrilmesine yardımcı oldu. Ukrayna'nın doğusunda meydana gelen
sıcak çatışmaların ardından Rusya'nın sınıra asker yığmaya başladığı
yönündeki haberler küresel risk algılamalarında bozulmaya neden oldu.
Amerikan 10 yıllık tahvil faizi %2.68'e gevşerken altın fiyatlarında da
yukarı yönde kıpırdanma yaşandı. Bu gelişme, akşam saatlerine doğru Türk
mali piyasalarında da bir miktar olumsuz yansımaya sebebiyet verdi.
Önümüzdeki günlerde Rusya-Ukrayna gelişmesi gündemin ilk sıralarında olmaya
devam edecek gibi.
Bu sabah saatlerinde Japonya'dan gelen yüksek enflasyon datasına rağmen
büyümenin hala arzu edilir düzeyde olmaması Asya piyasalarında satış
baskısı yaratmış. Bunda şüphesiz Rusya-Ukrayna gerginliğinin de etkisi var.
Önümüzdeki günlerde sıklıkla merkez bankalarını konuşacağız gibi... Avrupa
Merkez Bankası'nin (ECB) 8 Mayıs toplantısında alacağı kararın arzu edilir
bir likidite genişlemesi şeklinde olup olmayacağı; ABD konut sektöründen
gelen olumsuz sinyallere karşılık Amerikan Merkez Bankası'nın (FED)
mortgage tahvil alımlarındaki azaltıma devam etmesi; Japon Merkez
Bankası'nın (BOJ) attığı adımlara karşılık ekonomik canlanmanın çok cılız
kalması ve benzeri hususları konuşacağız. Bugünün gündeminde ABD'de
tüketici güven endeksi ve şirket bilançoları dışında önemli bir madde yok.
Sabah saatlerinde Asya piyasalarında yaşanan satış baskısının azalan
miktarda da olsa Batı'da da izleneceği kanaatindeyiz. Türk mali piyasaları
PPK toplantısının ardından bir miktar ılımlı kalabilir. Türk Lirası'nda
yakın gelecekte bir miktar değerlenme olabileceğini öngörüyoruz.
Uyarı Notu:
----------------------------------------------------------------------------------
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.
Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. HSBC bu dokümanda yer alan menkul kıymetler, finansal enstrümanlar veya benzeri bir yatırım enstrümanının kendi adına ve hesabına ticari amaçla alım/satımını yapabilir; son 36 ay içerisinde bu enstrümanları satın almayı taahhüt etmiş olabilir; veya yöneticiler ile çalışanlarla birlikte alış ya da satış yönünde bir pozisyon almış bulunabilir. Bu dokümanda yer alan menkul kıymetler veya finansal enstrümanların tamamı veya bir kısmının alış/satışından doğan komisyon veya masraflar HSBC tarafından veya onun adına görevli şahıslar tarafından alınabilir.
HSBC bu dokümanı, güvenilir olduğunu düşündüğü fakat bağımsız olarak doğrulanmamış kaynaklardan alınan bilgilere dayandırmaktadır. İfade edilen fikirler ve tahminler istendiği anda bildirim yapılmaksızın değiştirilebilir. Sunulan göstergesel alım/satım bilgilerini, gerçekte HSBC'nin alım/satım yaptığı/yapabileceği alım/satım bilgileri olarak yorumlanmamalıdır. Sunulan tüm tablo ve grafikler halka açık kaynaklardan ya da kurumumuzca hazırlanmış tablolardan alınmıştır. Bu dokümanda yer alan rakamlar geçmiş performansla ya da modellenmiş geçmiş performansla ilişkili olabilir. Geçmiş performans gelecek performansın güvenilir bir göstergesi değildir.
Bu dokümanın tamamen veya kısmen çoğaltılması ya da içeriğinin HSBC'nin önceden izni olmaksızın ifşa edilmesi kesinlikle yasaktır.
Bu doküman, dağıtımının hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olan herhangi bir ülkedeki herhangi bir kişi veya kuruma dağıtılmak ya da bunlar tarafından kullanılmak amacıyla oluşturulmamıştır.Bu dokümanda atıfta bulunulan ürünler, yatırımlar ve işlemlerle ilgili bağımsız bir değerlendirmede bulunmak ya da araştırma yapmak tamamen kullanıcının sorumluluğunda olup, bu dokümandaki herhangi bir bilginin yatırım tavsiyesi teşkil ettiği düşünülmemelidir. HSBC size yasal, vergiyle ilgili ya da diğer uzman tavsiyeler sağlamaktan sorumlu değildir. HSBC ya da herhangi bir HSBC görevlisi, yöneticisi, çalışanı ya da acentesi işbu dokümanın tamamen ya da kısmen kullanılmasından doğan herhangi bir kayıp ya da zararla ilgili yükümlülük kabul etmez.