Türkiye-ABD ticaretinde hedef büyüdü: 2028'de 50 milyar dolar beklentisi
-
Ticaret Bakanı, ABD ile ticaret hacminin 2026'da 42-43 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini, mevcut eğilimin korunması halinde 2028 sonunda yıllık 50 milyar dolarlık seviyenin yakalanabileceğini söyledi.
-
ABD'li 2 bin 345 şirketin Türkiye'de faaliyet gösterdiğini belirten Bakan, yeni hal düzenlemesi, sebze-meyvede kayıtlılık, Gümrük Birliği dosyaları ve Avrupa Birliği ile kamu alımları müzakerelerine ilişkin mesajlar verdi.
Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerde ticaret hacminin artırılmasına yönelik temaslar sürüyor. Ticaret Bakanı, ABD’de düzenlenen iş dünyası ve yatırım toplantılarında Türkiye’nin yatırım ortamı, teşvikleri ve makroekonomik görünümünün uluslararası yatırımcılara anlatıldığını belirtti.
Bakan, Türkiye’de faaliyet gösteren 2 bin 345 ABD’li şirketin bugüne kadar 16,5 milyar dolar sermaye getirdiğini, aradan geçen yıllarda ise Türkiye’deki toplam yatırımlarının 60 milyar dolara ulaştığını söyledi. Bu yatırımların istihdam, üretim, vergi geliri, ihracat ve döviz kazandırıcı etkileri bakımından önemli olduğunu vurguladı.
REKLAM
REKLAM
ABD’li yatırımcılara yönelik temasların Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Hazine ve Maliye Bakanlığı, DEİK, TAİK ve çeşitli iş dünyası kuruluşlarıyla birlikte yürütüldüğünü aktaran Bakan, Türkiye’nin Amerikalı şirketler için önemli bir merkez olmaya devam ettiğini ifade etti.
“ABD ile ticarette 2026 beklentisi 42-43 milyar dolar”
Türkiye-ABD ticaretinde 100 milyar dolarlık hedefe ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan, mevcut eğilimin olumlu olduğunu söyledi. Bakan, 2025’te ikili ticaretin yüzde 10 artışla 38,5 milyar dolara çıktığını, ABD’nin Türkiye’ye karşı yaklaşık 6 milyar dolar ticaret fazlası verdiğini belirtti.
REKLAM
REKLAM
2026’da petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışların da etkisiyle toplam ticaret hacminin yüzde 10’dan fazla artarak 42-43 milyar dolar aralığına ulaşmasının beklendiğini kaydeden Bakan, “Bu trend korunursa 2028 yıl sonunda yıllık 50 milyar dolara ulaşmış olacağız” dedi.
Bakan, ABD’nin Almanya’dan sonra Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumuna yükseldiğini, enerji ithalatındaki ve ihracattaki artışların ABD’yi İngiltere’nin önüne geçirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin ABD’ye ihracatında öne çıkan sektörler
Bakan, Türkiye’nin ABD’ye en çok sattığı ürünler arasında inşaat malzemeleri, makine ve makine ürünleri, mobilya, halı, tekstil, iplik, kumaş, konfeksiyon, otomotiv ürünleri ve otomotiv parçalarının bulunduğunu söyledi.
REKLAM
REKLAM
Tekstil ve konfeksiyon sektöründe katma değerin arttığını belirten Bakan, Türk ürünlerinin kalite ve marka algısıyla tercih edilmeye devam ettiğini dile getirdi. Konfeksiyonda kilogram başına ihracat değerinin bazı ürünlerde 60, 70, 80 ve 100 dolar seviyelerine çıkabildiğini belirten Bakan, moda ve tasarım odaklı üretimin Türkiye’yi daha üst bir lige taşıdığını söyledi.
Mücevher ve işlenmiş altın ürünlerinin de ABD pazarına ihraç edilen kalemler arasında yer aldığı ifade edildi.
Türk ve Amerikan şirketleri üçüncü ülkelerde iş birliği yapıyor
Türk ve Amerikan iş dünyası arasındaki bağlantının güçlü olduğunu belirten Bakan, üçüncü ülkelerde ortak iş yapma potansiyeline de dikkat çekti. Bölgesel gerilimlerin özellikle Orta Doğu’da yatırım ortamını zorlaştırdığını söyleyen Bakan, buna rağmen iki ülke şirketleri arasında güçlü ortaklıkların bulunduğunu kaydetti.
REKLAM
REKLAM
Bakan, örnek olarak Enka-Bechtel ortaklığını göstererek, bu tür iş birliklerinin santral ve karayolu projeleri başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde sürdüğünü belirtti.
Hal düzenlemesi yeni yasama döneminde gündemde
Sebze ve meyve piyasasına ilişkin soruşturma ve hal düzenlemesi hakkında da açıklamalarda bulunan Bakan, teftiş raporları, vergi denetim kurulu verileri ve ilgili kurumlardan alınan bilgiler doğrultusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının bir operasyon yürüttüğünü, tutuklamaların gerçekleştiğini söyledi. Sürecin soruşturmadan iddianameye, ardından yargılamaya dönüşeceğini ifade etti.
REKLAM
REKLAM
Türkiye’de hallerin 1960’tan bu yana yürürlükte olan sistemle yönetildiğini, 177 halin belediyeler tarafından işletildiğini belirten Bakan, 2012’de yapılan değişikliklerin önemli olduğunu ancak yalnızca yasa çıkarmanın yeterli olmadığını söyledi.
Bakan, bazı aktörlerin iklim koşullarını veya arz-talep dengesini fiyat sabitleme ve haksız ticaret için gerekçe olarak kullanabildiğini ifade etti. WhatsApp grupları üzerinden fiyat sabitleme iddialarına da değinen Bakan, bu tür uygulamaların her kademede ortaya çıkabildiğini belirtti.
Yeni düzenlemenin hedefi: Aracı sayısını azaltmak, kayıtlılığı artırmak
Bakan, sebze ve meyve ticaretinde yeni düzenleme çalışmalarının sürdüğünü ve dosyanın yeni yasama döneminde gündeme gelmesinin beklendiğini söyledi. Düzenlemenin temel amacının üretici birliklerini teşvik etmek, çiftçiden perakendeye uzanan zincirdeki aracı sayısını azaltmak ve tüm süreci kayıt altına almak olduğunu belirtti.
REKLAM
REKLAM
Hal kayıt sisteminin etkin kullanılmasının önemine işaret eden Bakan, fiyatların üreticiden başlayarak kayıt içine alınmasının haksız fiyat oluşumlarını önlemede kritik rol oynayacağını söyledi.
Taşımacılık maliyetlerinin de fiyatlar üzerinde önemli etkisi bulunduğunu belirten Bakan, ürünün başlangıç fiyatı düşük olsa bile İstanbul haline ulaşana kadar nakliye, fire, bozulma ve pazar kayıpları nedeniyle kilogram başına 7-10 lira seviyelerinde ek maliyet oluşabildiğini ifade etti.
“2026 bereketli bir yıl olarak geçiyor”
Bakan, 2024 ve 2025’te yaşanan şiddetli kuraklık ve don olaylarının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini, 2025’te tarımsal üretimde yüzde 8,8 kayıp yaşandığını söyledi. 2026’nın ilk yarısında ise tarımda yüzde 10 artış görüldüğünü belirten Bakan, asıl üretim artışının üçüncü çeyrekte ortaya çıktığını ifade etti.
REKLAM
REKLAM
2026’nın son 60 yılı aşkın dönemin en yağışlı yıllarından biri olduğunu belirten Bakan, elektrik barajları, tarımsal sulama barajları, içme suyu barajları ve yer altı suları açısından olumlu bir tablo oluştuğunu söyledi.
Ocak-Mayıs 2026 döneminde yağmur ve kar yağışlarının güçlü seyrettiğini aktaran Bakan, bu durumun tarımsal üretime olumlu yansıdığını, yaz aylarının da aşırı kurak geçmediğini belirtti. Bakan, 2026’nın üretimin ve tüketimin arttığı, fiyatların daha makul seviyelerde kaldığı bir yıl olarak kayda geçmesini beklediklerini ifade etti.
Fahiş fiyat cezaları artırıldı, denetimler sürüyor
Fahiş fiyat ve haksız ticaretle mücadele kapsamında cezaların artırıldığını hatırlatan Bakan, 29 Mayıs 2024’te yapılan kanun değişikliğiyle cezaların 10 katına çıkarıldığını, ayrıca her yıl yeniden değerleme oranıyla artırıldığını söyledi.
Bakanlık ekiplerinin sahada denetimlere devam ettiğini belirten Bakan, fahiş fiyat, güvensiz ürün, bozuk gıda, vergi kaydı ve hal kayıt sistemi kontrollerinin farklı kurumlarla eş güdüm içinde yürütüldüğünü ifade etti.
REKLAM
REKLAM
Bu mücadelenin uzun soluklu olduğunu belirten Bakan, piyasa istikrarının sağlanması ve iklim değişikliği kaynaklı gelişmelerin haksız ticaret gerekçesi olarak kullanılmasının önlenmesi gerektiğini söyledi.
Gümrük Birliği ve “Made in EU” dosyası masada
Bakan, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin konuların “Made in EU” kapsamındaki düzenlemelerle birlikte ele alındığını söyledi. Kamu alımları, yatırımlar ve e-ticaret başlıklarının bu süreçte öne çıktığını ifade etti.
AB’nin e-ticaret ve çelik kotaları konusunda aldığı kararlarda Türkiye’nin Gümrük Birliği avantajıyla özel konumunu korumaya çalıştığını belirten Bakan, çelikte kota azaltımlarına rağmen Türkiye’ye daha avantajlı imkan sağlandığını söyledi.
REKLAM
REKLAM
Bakan, 4 Mart 2026 tarihli Avrupa Birliği Komisyonu kararında Gümrük Birliği’nin ve AB’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının “Made in EU” kapsamı içinde değerlendirildiğini belirtti.
Kamu alımlarında AB ile karşılıklılık mesajı
Bakan, kamu alımları konusunda Türkiye’nin Avrupa Birliği ile karşılıklılık temelinde benzer mevzuatı uygulamaya hazır olduğunu bildirdi. 31 Temmuz 2026’da TBMM’den çıkarılan kanunla Cumhurbaşkanına verilen yetki kapsamında, karşılıklılık şartıyla kamu alımlarında AB’ye paralel adımlar atılabileceğini söyledi.
Bu konuda Avrupa Birliği Komisyonu ile teknik düzeyde müzakerelerin başladığını aktaran Bakan, e-ticaret ve kamu alımları dosyalarının Gümrük Birliği’nin yenilenmesinin iki önemli başlığı olduğunu ifade etti.
REKLAM
REKLAM
Bakan, Türkiye’nin 30 yıllık Gümrük Birliği süreciyle Avrupa ekonomik entegrasyonunun parçası olduğunu, otomotiv başta olmak üzere tedarik zincirlerinin iç içe geçtiğini söyledi. Avrupa’daki karar vericilere, Türkiye ile arz ve tedarik zincirlerinin korunması gerektiğini anlattıklarını belirtti.
AB ile temaslar sürecek
Bakan, Avrupa Birliği Komisyon Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne ve genişlemeden sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos ile 28 Eylül 2026’da görüşme yapılacağını açıkladı. Görüşmelerde e-ticaret, kamu alımları ve Gümrük Birliği başlıklarının ele alınması bekleniyor.
Bakan, Türkiye’nin Avrupa ile birlikte güçlenme ve birlikte hareket etme çağrısını sürdürdüğünü belirterek, bu konuda ümitli olduklarını söyledi.