Türkiye'de Kasım ayı ödemeler dengesi rakamlarının verdiği alt sinyallere dikkat etmek gerekir
-
Küresel mali piyasalarda dalga boyunun artması, yatırımcıların yön hususunda kararsız olduklarına işaret ediyor
USDTRY kuru uzun bir aradan sonra teknik olarak bir formasyona girdi. Haftaya yapılacak olan PPK toplantısının teknik hareketler açısından da önemli olduğu kanaatindeyiz.
Küresel mali piyasalar dün oldukça dalgalı bir seyir izledi. Güne Asya’da satıcılı bir seyirle başlayan ve Avrupa’da da günün ilk yarısını satıcılı bir seyirle geçiren mali piyasalar günün ikinci yarısında olumluya döndü ve kayıpların tamamını telafi etti. Hatta Amerikan hisse senedi endeksleri günü anlamlı oranlarda artıda tamamladı. Bu dalgalı eğilimin ardında herhangi bir haber ya da veri yoktu. Gerek makro ekonomik veriler gerekse de ABD’de açıklanmaya devam eden şirket bilançoları bu tarz bir harekete sebebiyet verecek cinsten değillerdi. Yatırımcıların kafalarının çok net olmadığını ve yön hususunda kararsız oldukları bir süredir raporlara yansıyor. Bir yandan gelişmiş ekonomilere yönelik olumlu bir algılama var.
Ancak öte yandan ABD’de açıklanan son zayıf istihdam verisi, Euro Bölgesi’ne ilişkin soru işaretleri, Japonya’da Abenomics’in çalışıp çalışmadığına ilişkin belirsizlikler gibi olgular olumlu algılamaların tam olarak belirginleşmesini engelliyor. Gelişmekte olan ekonomilere ilişkin beklentilerde ciddi bir bozulma olmasına rağmen son altı ay içerisinde yaşanan sert satışlar nedeniyle fiyatlamaların makul seviyelere geldiğini savunanlar var... Bu kafa karışıklıklarının önümüzdeki dönemde de küresel mali piyasalarda sebepsiz dalgalanmalara yol açması kaçınılmaz gibi görünüyor. Bunu bir risk unsuru olarak ön plana çıkarmak gerektiği kanaatindeyiz zira dalgalanma, hele ki sebebi tam olarak anlaşılamıyorsa, temkinli yaklaşılması gereken bir olgudur.
Türkiye cephesinde siyaset temel belirleyici olmayı sürdürüyor. Siyasi cenahtan gelen haberler, piyasa oyuncuları tarafından anlaşıldığı ölçüde fiyatlamalara yansıtılıyor. Ancak, olan bitenin ne derece anlaşıldığına ilişkin bir cevap vermek oldukça zor. Dahası, haber kirliliği, halihazırda yurtdışı piyasalara hakim olan dalgalanmanın içeride daha da sert hissedilmesine neden oluyor. Mesela, USDTRY kuru dün sabah saatlerinde 2.1800 civarından işlem görürken öğle saatlerine kadar hızlı bir yükseliş kaydedip 2.1975 ile tarihin en yüksek düzeyine yükseldi. Sonrasında yurtdışı piyasalardaki iyileşmeye paralel olarak gece saatlerinde 2.1800’e varan bir düşüş sergiledi. Bu sabah yeniden 2.1940 civarında işlem geçtiğini görüyoruz. Bu derece dalgalı bir piyasada reel sektörün nasıl karar alacağı başlı başına bir soru işareti. Ama görünen o ki, Türk mali piyasaları için yeni normal, dalgalı ve istikrarsız bir eğilim olmaya devam edecek...
Dün açıklanan Kasım ayı ödemeler dengesi istatistikleri eski olması nedeniyle pek dikkate alınmadı. Ancak, bazı unsurların ön plana çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. İlk olarak cari işlemler açığı 3.9 milyar dolar düzeyinde oluşurken 12 aylık kümülatif açık da yaklaşık 61 milyar dolar oldu. Bu rakam Haziran 2012’den beri en yüksek düzeye işaret ediyor. Yani, Kasım ayı itibariyle, toplam cari açıkta anlamlı bir iyileşme yok. Analize enerji dışı olarak bakmanın bir yanılma olduğunu uzun süredir dile getiriyoruz. Belki istatistiksel değerlendirme için enerji dışı cari açık bir anlam ifade edebilir ancak şu an Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının konuşulduğu bir dönemde cari işlemler açığına bütün olarak bakmak gerektiği kanaatindeyiz. İkinci olarak, reel kesimin dış borçlanmasını sürdürmesine ilişkin olarak gündeme gelen kaygılara rağmen Kasım ayı rakamları banka dışı kesimin nette borçlanmaya devam ettiğine işaret ediyor. Haziran-Kasım dönemine baktığımızda bu cephedeki borç döndürme oranı %99. Üçüncü olarak, net hata ve noksan kalemi, azalmakla birlikte finansmana katkıda bulunmaya devam ediyor. FED’in eksi başkanı Bernanke’nin mali piyasalar açısından milat olarak kabul edilen 22 Mayıs 2013 açıklaması sonrası dönemi baz aldığımızda, Haziran-Kasım’da net hata ve noksanın 7.5 milyar dolar fazla verdiğini görüyoruz. Şüphesiz bunun kaynağı açıklanmalı ancak şu haliyle bile aynı dönemdeki cari işlemler açığının %32’sini finanse ettiğini not etmeliyiz. Bütün olarak ödemeler dengesine baktığımızda cari işlemler açığı önemli bir risk unsuru oluşturmay sürdürüyor ve bu risk Türkiye ekonomisinin Kırılgan 5’li içerisinde yer almasına neden oluyor. Enerji dışı cari işlemler açığının oldukça düşük seviyede olmasının bu konjönktürde yatırımcılar açısından pek büyük bir anlam ifade etmediği kanaatindeyiz. Ancak, öte yandan, Türkiye’nin nevi şahsına münhasır özellikleri nedeniyle, gerek finans dışı kesimin borçlanması gerekse de kaynağı belirsiz finansman imkanları nedeniyle, tıpkı geçmişte olduğu üzere, krizlere karşı entresan bir bağışıklık geliştirebileceği imkana sahip olduğu kanaatindeyiz.
Küresel mali piyasalar bu sabaha da karışık bir seyirle başladı. Asya’da endeksler genel olarak artıda işlem görüyor olsalar da gelişmekte olan ülke para birimlerinde kayıplar ön planda. Dünya Bankası’nın dün revize ettiği büyüme rakamlarının bunda etkili olmuş olabileceği kanaatindeyiz. Dünya Bankası, gelişmiş ülkelere ilişkin büyüme tahminlerini yukarı, gelişmekte olan ülkelere ilişkin tahminlerini ise aşağı yönde revize etti. Güney Afrika Rand’ı %1’e yakın ekside işlem görürken diğer gelişmekte olan ülke para birimlerini de zayıflatıyor. Türk Lirası bu kapsamda dün gece saatlerine oranla %0.4 artıda 2.1920’den işlem görüyor. Tıpkı dün olduğu üzere bugün de dalgalı bir seyir olacağının habercisi gibi. Ancak, teknik olarak baktığımızda (gerçi bu gibi dönemlerde teknik analize daha az önem vermek de gerekiyor), USDTRY kurunun sert yükselişin ardından 2.1570-2.1970 bandında sıkıştığını görüyoruz. Bu bandın üst kısmı, aynı zamanda Haziran 2013’ten başlayan yükseliş kanalının da tavanı niteliğine sahip. Uzun bir aradan sonra teknik olarak yukarıda bir seviye söyleyebilmemiz bile önemli... TCMB’nin 21 Ocak’taki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının oldukça yaklaştığı bir dönemde USDTRY kurunun bu tarz bir formasyon oluşturuyor olması dikkate değer bir olgu. TCMB’nin faiz artırışına gitmesi (miktarı ne olursa olsun sinyal etkisinin daha anlamlı olacağını düşünüyoruz) durumunda USDTRY kurunda aşağı yönlü bir hareket başlayabilir. Ancak, aksi yönde, TCMB’nin duruşunda hiçbir değişiklik yapmaması durumunda bu bandın yukarı yönde aşılıp yeni bir momentum sahasına gireceği kanaatindeyiz. Bugün için bahsedilen bu bandın üst kısmına odaklanmakta fayda var. ABD’de ÜFE enflasyonu, NY Fed imalat sanayi endeksi ve bilançolar izlenmeye devam edilecek.
Uyarı Notu:
----------------------------------------------------------------------------------
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.
Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. HSBC bu dokümanda yer alan menkul kıymetler, finansal enstrümanlar veya benzeri bir yatırım enstrümanının kendi adına ve hesabına ticari amaçla alım/satımını yapabilir; son 36 ay içerisinde bu enstrümanları satın almayı taahhüt etmiş olabilir; veya yöneticiler ile çalışanlarla birlikte alış ya da satış yönünde bir pozisyon almış bulunabilir. Bu dokümanda yer alan menkul kıymetler veya finansal enstrümanların tamamı veya bir kısmının alış/satışından doğan komisyon veya masraflar HSBC tarafından veya onun adına görevli şahıslar tarafından alınabilir.
HSBC bu dokümanı, güvenilir olduğunu düşündüğü fakat bağımsız olarak doğrulanmamış kaynaklardan alınan bilgilere dayandırmaktadır. İfade edilen fikirler ve tahminler istendiği anda bildirim yapılmaksızın değiştirilebilir. Sunulan göstergesel alım/satım bilgilerini, gerçekte HSBC'nin alım/satım yaptığı/yapabileceği alım/satım bilgileri olarak yorumlanmamalıdır. Sunulan tüm tablo ve grafikler halka açık kaynaklardan ya da kurumumuzca hazırlanmış tablolardan alınmıştır. Bu dokümanda yer alan rakamlar geçmiş performansla ya da modellenmiş geçmiş performansla ilişkili olabilir. Geçmiş performans gelecek performansın güvenilir bir göstergesi değildir.
Bu dokümanın tamamen veya kısmen çoğaltılması ya da içeriğinin HSBC'nin önceden izni olmaksızın ifşa edilmesi kesinlikle yasaktır.
Bu doküman, dağıtımının hukuka ve ilgili mevzuata aykırı olan herhangi bir ülkedeki herhangi bir kişi veya kuruma dağıtılmak ya da bunlar tarafından kullanılmak amacıyla oluşturulmamıştır.Bu dokümanda atıfta bulunulan ürünler, yatırımlar ve işlemlerle ilgili bağımsız bir değerlendirmede bulunmak ya da araştırma yapmak tamamen kullanıcının sorumluluğunda olup, bu dokümandaki herhangi bir bilginin yatırım tavsiyesi teşkil ettiği düşünülmemelidir. HSBC size yasal, vergiyle ilgili ya da diğer uzman tavsiyeler sağlamaktan sorumlu değildir. HSBC ya da herhangi bir HSBC görevlisi, yöneticisi, çalışanı ya da acentesi işbu dokümanın tamamen ya da kısmen kullanılmasından doğan herhangi bir kayıp ya da zararla ilgili yükümlülük kabul etmez.