Advertisement

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türk şirketlerinin Döviz cinsinden borçlarını azalttığını ve döviz varlıklarını artırdıklarını fakat döviz cinsinden borçlanmanın hala yaygın olduğunu ve döviz cinsinden gelirler ile yeterince etkili dengelenmediğini söyledi.

Gelişen ekonomilerdeki şirketlerin doların kuvvetlenmesi riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Fitch, Türk şirketlerinin tarihi olarak bu risklere daha fazla açık olduğunu vurguladı. Fitch’in incelemesine göre, Türk şirketlerinin döviz cinsi borçlarının oranı yüzde 70 seviyesindeyken döviz cinsi gelirlerinin oranı yüzde 46 seviyesinde bulunuyor.

Türk şirketlerinin dövizden kaynaklı risklere açıklığının geçtiğimiz yıllarda Türk lirasında yaşanan değer kayıplarıyla ön plana çıktığını belirten Fitch, ABD Merkez Bankası Fed’in varlık alımı azaltımına yıl sonuna doğru başlayacağını beklediklerini ifade etti.

Türk lirası değer kaybettiği takdirde şirketlerin döviz cinsinden borçlarını Türk lirası cinsinden gelirleriyle çevirmeye çalışacağını dile getiren kurum, bu borçların kısa vadeli olması halinde risklerin daha da arttığının altını çizdi.

"Türk şirketleri için döviz riskleri hala ana faktör"

Fitch, Türk şirketleri için döviz risklerinin hala ana faktör olmaya devam ettiğini ama 2017 yılsonundaki verilerle şu anki veriler karşılaştırıldığında şirketlerin bu riskleri sınırlamak için çeşitli önlemler aldığını vurguladı.

2017 yılında yüzde 71 seviyesinde bulunan bileşik döviz cinsi borcun yüzde 53’e gerilediğini belirten Fitch, döviz cinsinden gelirlerin de yüzde 26’dan yüzde 31’e çıktığına değindi.

Şirketlerin nakit pozisyonlarını da artırarak piyasalardaki herhangi bir bozulmaya karşı likiditelerini güçlendirdiklerini belirten Fitch, gelirler içinde nakit pozisyonların payının yüzde 21’den yüzde 28’e çıktığını söyledi.

"Türk şirketleri fiyat artışlarını tüketiciye yansıtabiliyor"

Döviz cinsi gelirleri döviz cinsi borçlarını karşılamayan şirketler için riskleri azaltan en büyük faktör ise Türk şirketlerinin yükselen fiyatları tüketicilere yansıtabilme kapasiteleri olduğunu vurgulayan Fitch, kurun hızlı değer kaybına uğradığı dönemlerde kısa vadeli risklerin daha ön plana çıktığını ifade etti.

Türk şirketlerinin benzerlerine kıyasla kısa vadeli borçlanmaya daha bağımlı olduğunu dile getiren kurum, taahhütsüz kredi servislerinden ziyade çoğunlukla taahhütsüz kredi servislerini kullandıklarını da belirtti.