Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Tarım "Gıda kaybı ve israfının faturasını tüm insanlık ödüyor"

"Gıda kaybı ve israfının faturasını tüm insanlık ödüyor"

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sıfır Atık Hareketi ile toplamda 90 milyon ton atığın geri kazanıldığını, bu sayede Türkiye ekonomisine 365 milyar lira katkı sağlandığını bildirdi.

"Gıda kaybı ve israfının faturasını tüm insanlık ödüyor"
30 Mart 2026, 16:52 Güncelleme :

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin başlattığı, bugün küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Hareketi ile toplamda 90 milyon ton atığın geri kazanıldığını, bu sayede Türkiye ekonomisine 365 milyar lira katkı sağlandığını bildirdi.

30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla NSosyal hesabından paylaşım yapan Erdoğan, "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü vesilesiyle 2017 yılında kıymetli eşim Emine Erdoğan öncülüğünde başlattığımız Sıfır Atık Hareketi'nin giderek büyümesi ve güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ülkemizin başlattığı, bugün küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Hareketi ile toplamda 90 milyon ton atık geri kazanıldı. Bu sayede Türkiye ekonomisine 365 milyar lira katkı sağladık. İnşallah geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60'a, 2053 yılında ise yüzde 70'e yükseltmeyi hedefliyoruz. İklim değişikliği ve çevre kirliliğiyle mücadelemizi kararlı bir şekilde devam ettireceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan ise dünyada 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısının açlıktan kaynaklandığını, küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birinin kurtarılması halinde dünyadaki açlığa son verilebileceğini belirtti.

Emine Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda 14 Aralık 2022'de Türkiye'nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunuculuğunda oy birliğiyle kabul edilen kararla 30 Mart'ın "Uluslararası Sıfır Atık Günü" olarak ilan edilmesinin yıl dönümü kapsamında video mesaj yayımladı.

Mesajında, "Uluslararası Sıfır Atık Günü"nün 4'üncü yılını kutlamanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Erdoğan, "Sıfır Atık" vizyonunu, tüm dünyaya ulaştıran büyükelçiliklere, BM'ye, BM Çevre Programı'na, BM Habitat'a ve tüm sıfır atık gönüllülerine şükranlarını sundu.

Bu yılki temayı "Gıda İsrafı" olarak belirlediklerini hatırlatan Erdoğan, şunları ifade etti: "Çünkü bugün dünyada 673 milyon insan açlıkla mücadele ediyor. 2 milyardan fazla insan yeterli ve dengeli beslenemiyor. Her 12 kişiden biri kronik açlık riski altında yaşamını sürdürüyor. Bu nedenle istedik ki çöpe attığımız her yiyeceğin ardında oluşan zincirleme etkileri fark edelim. Ve bu gidişata hep birlikte 'dur' diyelim. Böylece Afrika'da, Asya'da, Gazze'de ve birçok coğrafyada, açlıkla ölüm arasındaki o korkunç sınırda yaşayan kardeşlerimizin yanında yer alabilelim. Ne acıdır ki dünyada 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısı açlıktan kaynaklanıyor. Nice çocuk büyüyemeden, güzel bir gün göremeden hayata veda ediyor. Halbuki küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son verebiliriz."

"Gıda kaybının ve israfının faturasını tüm insanlık ödüyor"

Emine Erdoğan, dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğe eş değer 2,3 milyar ton gıdanın tüketilmeden kaybedildiğine dikkati çekerek, "Ziyan edilen her bir lokmada, hayatı o lokmaya bağlı insanların hakkı var. Savaş bölgelerinde açlık ve susuzluktan kıvranan insanların yakarışları var. Unutmayalım ki gıda kaybının ve israfının faturasını tüm insanlık birlikte ödüyor." diye konuştu.

Küresel sera emisyonlarının yüzde 8 ila 10'unun sebebinin gıda kaybı ve israfı olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Gıda İsrafı Endeksi Raporu'na göre, gıda israfının yüzde 60'ı evlerde gerçekleşiyor. Demek ki bizler biraz dikkat, biraz farkındalık ve küçük davranış değişiklikleriyle pekala bu büyük israfın önüne geçebiliriz. Nitekim 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi'nde bugüne kadar edindiğimiz tecrübeler bize gösterdi ki davranış değişikliği, en güçlü çevre ve iklim politikasıdır. Yani sorumlu bir davranış, tüm insanlığı ve doğayı halka halka kuşatan bir iyilik dalgasına dönüşebilir.

Mesela sadece bir meyveyi çürütmeyerek bile o meyvenin yetişmesi için sarf edilen suyu, enerjiyi ve insan emeğini boşa harcamamış oluruz. Aynı zamanda doğanın kendini yenilemesine fırsat verir, çevre kirliliğinin ve sera gazı emisyonlarının azalmasına katkı sağlarız. O halde gelin, el ele verelim. Küçük adımlarla büyük mesafeler katedelim. Mutfaklarımızı israf merkezleri olmaktan kurtaralım, onları nimete vefa mekanları yapalım. En önemlisi de bereketin kıymet bilmekle arttığını unutmayalım. Ve çocukların aç kalmadığı adil bir dünyayı omuz omuza kuralım."