Advertisement

Rolls-Royce Holdings Plc, sıfır emisyonlu itiş gücü geliştirme baskısı altında olan havacılık endüstrisi için modern uçak motoruna hidrojen yakıtını kullanarak güç sağlayarak dünyada bir ilki başardı.

İngiliz motor üreticisi Pazartesi günü yaptığı açıklamada, testin rüzgar ve gelgit gücüyle oluşturulan hidrojen kullanılarak dönüştürülmüş bir Rolls-Royce AE 2100-A uçak motoruyla gerçekleştirildiğini kaydetti

Temmuz ayında proje için Easyjet ile ortaklık yürütüleceğini açıklayan şirket yapılacak bir dizi yer testinin ardından teçhizat testlerine geçecek ve sonrasında Pearl 15 jet motorlarından biriyle tam ölçekli bir yer testi gerçekleştirecek.

Havayolları ve üreticiler uzun süredir kerosene alternatif olarak daha sürdürülebilir bir yakıt kullanmanın yollarını arıyor ancak uzmanlar elektrik ve hidrojenden güç alan itiş teknolojilerinin ticari olarak kullanımına daha yıllar olduğunu belirtiyor.

Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen Sıfır Emisyon hedefi 2050 yılına dek net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı taahhüt ediyor.

Airbus SE, uçak üreticisinin 2035 yılına kadar yeni bir yolcu uçağında kullanmak istediği bir yakıt olan hidrojen kullanan ilk tahrik sistemini test etmek için bir A380 süper Jumbo jet uçağını kullanıyor. Rakip Boeing de, ScanEagle3 askeri insansız hava aracında hidrojen yakıt hücrelerini test ediyor ancak ABD'li firma, ticari yolcu uçakları için 2035 hedefi hakkında şüphelerini dile getiriyor.

Ineos Group ile SMR teknolojisi için ayrı görüşmeler yürütülüyor

Öte yandan Rolls-Royce, petrokimya üreticisi Ineos Group’un İskoçya'daki Grangemouth tesisinde motor üreticisinin öncülüğünü yaptığı SMR (Küçük Modüler Reaktör) teknolojisini kullanarak güç sağlama planları hakkında ayrı görüşmeler yürütüyor.

Bloomberg’e konuşan bilgi sahibi bir kaynağa göre İskoç hükümeti nükleer enerjiyi desteklemediği için Rolls Royce, İngiltere veya Galler’de bulunan bir reaktörden sözde bir enerji alım anlaşması (PPA) aracılığıyla elektrik sağlayacak.

Görüşmelerle ilgili bilgi sahibi bir kaynak, sabit bir süre için sabit bir fiyatla elektrik sağlayan PPA’lar karşılığında SMR için finansman sağlanacağını belirtti. Diğer durumlarda ise reaktörlerin, elektriği özel bir kabloyla sağlayacağını ve enerji yoğun bir kullanıcının yakınına yerleştirileceğini kaydetti.