SO-DER: Kuru soğan üretimi biterse ne ithalat ne de fiyat regülasyonları açığı kapatabilir
-
Soğan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (SO-DER) Başkanı Reşit Kaya, kuru soğan fiyatlarındaki yükselişin temel nedeninin ithalat politikaları değil, yüksek maliyetler nedeniyle yerli üretimin sürdürülemez hale gelmesi olduğunu savundu. Kaya, "Üretim biterse ne ithalat ne de fiyat regülasyonları açığı kapatabilir" uyarısında bulundu.
İRFAN DONAT
Soğan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (SO-DER) Başkanı Reşit Kaya, son dönemde kuru soğan fiyatlarında yaşanan artış ve ithalat ile ilgili alınan karara ilişkin açıklama yaptı.
Fiyat hareketinin temelinde ithalat politikalarından çok yerli üretimdeki gerilemenin bulunduğunu kaydeden Kaya, üretim maliyetlerinin yükselmesi ve üreticilerin uzun süredir zarar etmesi nedeniyle çok sayıda çiftçinin kuru soğan üretimini bırakmak zorunda kaldığı ifade etti.
Kaya, fiyat artışının üreticinin kazancına yansıdığı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, birçok üreticinin elinde satacak ürün kalmadığı için mevcut fiyat artışından faydalanamadığını kaydetti.
“Üretim maliyeti 15 TL’nin üzerine çıktı”
Açıklamada, Türkiye ile kuru soğan üretiminde rakip konumdaki ülkeler arasındaki maliyet farkının giderek büyüdüğü vurgulandı.
SO-DER Başkanı Kaya'nın verdiği bilgilere göre, Özbekistan, İran ve Mısır gibi ülkelerde bir kilogram kuru soğanın üretim maliyeti yaklaşık 4-5 TL seviyesinde bulunurken, Türkiye’de hasat işçiliği dahil maliyet 15 TL’nin üzerine çıktı.
İşçilik maliyetlerindeki farkın da rekabet gücünü olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada, Mısır’da bir tarım işçisinin günlük ücretinin yaklaşık 3 dolar, Türkiye’de ise 30 dolar seviyesinde olduğu ifade edildi.
Mazot, gübre, zirai ilaç ve diğer tarımsal girdilerde de benzer maliyet farklarının bulunduğu, bunun yerli üreticinin uluslararası pazardaki rekabet gücünü zayıflattığı bildirildi.
Üretim alanlarının daraldığına dikkat çekildi
SO-DER Başkanı Kaya, üreticilerin geçmiş yıllarda kuru soğanı üretim maliyetinin oldukça altında fiyatlarla satmak zorunda kaldığını, artan borçlar ve düşen gelirler nedeniyle ekim alanlarının sürekli daraldığını belirtti.
Kuraklık, sel ve zirai don gibi doğal afetlerin de üretimdeki düşüşü hızlandırdığı ifade edilen açıklamada, 2018 yılından bu yana üreticilerin sorunlarını kamuoyuna ve kamu yönetimine iletilmeye çalışıldığı, zaman zaman sağlanan ihracat desteklerinin ise yüksek girdi maliyetleri nedeniyle kalıcı bir çözüm olmadığı bildirildi.
Açıklamada, Türkiye genelinde Amasya, Bursa ve bazı ilçelerde sınırlı sayıdaki üreticinin elinde ürün kaldığı, mevcut durumda kuru soğanın kilogram fiyatının 50 TL seviyesine ulaştığı belirtildi.
“Fiyat artışından yabancı üreticiler faydalanacak”
Kaya, yerli üreticinin elinde yeterli ürün bulunmaması nedeniyle arz açığının ithalatla karşılanması durumunda fiyat artışından Türkiye’ye ürün satan ülkelerin faydalanacağını savundu. Açıklamada, Mısır, Özbekistan ve İran gibi ülkelerden yapılacak ithalatın, mevcut şartlarda yabancı üreticilerin lehine sonuç doğuracağı ifade edildi. Bu durumun Türkiye tarımının geleceği ve gıda güvenliği açısından risk oluşturduğu kaydedildi.
Üretici için 22-23 TL fiyat talebi
Kaya, üreticilerin kuru soğanı ne 5 TL’ye ne de 50 TL’ye satmak istediklerini, temel beklentilerinin üretim maliyetini karşılayan ve üretimin devamını sağlayan adil bir fiyat oluşması olduğunu bildirdi.
SO-DER’in hesaplamalarına göre, bir kilogram kuru soğanın gerçek üretim maliyeti 17-18 TL seviyesinde bulunuyor. Bu maliyete yüzde 10-15 oranında kâr eklenmesi halinde üreticinin eline geçmesi gereken fiyatın kilogram başına 22-23 TL civarında olması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, söz konusu fiyat seviyesinin çiftçinin bir sonraki yıl yeniden üretim yapabilmesi, borçlarını ödeyebilmesi ve üretim faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli olduğu ifade edildi.
Gümrük vergisi yüzde 5’e indirildi
SO-DER, 11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kuru soğan ithalatında yüzde 49,5 olan gümrük vergisinin yüzde 5’e indirildiğini ve uygulamanın 31 Ağustos 2026’ya kadar devam edeceğini hatırlattı.
Açıklamada, 2019 yılında da soğan fiyatlarındaki artış gerekçesiyle ithalatta gümrük vergisinin sıfırlandığı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kuru soğan ithalatı gerçekleştirdiği belirtildi.
Dernek, bu tür geçici önlemlerin kısa vadede fiyat baskısını azaltabileceğini ancak sorunun temelini çözmeyeceğini savundu.
SO-DER’in talepleri
SO-DER, kalıcı çözüm için yerli üretimin maliyet bazında desteklenmesi gerektiğini bildirdi.
Dernek, mazot, gübre, zirai ilaç ve elektrik gibi girdilerde KDV ve ÖTV indirimi uygulanmasını, akaryakıt desteği sağlanmasını ve hasat işçiliğinde kayıtlı istihdamı teşvik eden prim desteklerinin artırılmasını talep etti.
Açıklamada ayrıca, gerçek üretim maliyeti ve makul kâr marjı dikkate alınarak her yıl güncellenecek bir taban fiyat uygulamasına geçilmesi istendi.
İthalatın yalnızca arz açığının acilen kapatılması gereken dönemlerde ve sınırlı süreyle yapılması gerektiğini belirten SO-DER, ithal ürünlerin piyasaya girişinde yerli üreticiyi koruyacak telafi edici mekanizmaların devreye alınmasını talep etti.
Dernek, TMO’nun piyasa müdahale yetkilerinin güçlendirilmesini ve ürün fiyatlarının maliyetin altına düşmesi durumunda devreye girecek bir alım garantisi sistemi oluşturulmasını da istedi.
Tarım sigortası primlerinde devlet desteğinin artırılması ve doğal afetlerden etkilenen üreticilere hızlı ve yeterli tazminat ödenmesi de açıklamada yer alan diğer talepler arasında sıralandı.
SO-DER Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Kaya imzasıyla yayımlanan açıklamada, üretimin sürdürülebilir hale getirilmemesi durumunda Türkiye’nin kuru soğanda ithalata daha bağımlı hale geleceği ve tüketicinin daha yüksek fiyatlarla karşılaşacağı belirtildi.
Kaya, "Üretim biterse, ne ithalat ne de fiyat regülasyonları açığı kapatabilir" uyarısında bulundu.