Kanatsız ejderhalar bu sefer uçabilecek mi?
Lehman Brothers'ın batışının dominonun ilk taşı etkisini yarattığı 2008 yılını hepimiz istemesek de hatırlıyoruz. Siesta düşkünü Yunanistan ve İspanya sağolsun dünyanın yine çalkantılı bir süreç yaşadığı şu dönemde tüm ekonomiler kendilerince tedbirler uygularken Çin, dünyanın Büyük Buhran'dan sonra yaşadığı en ağır kriz olan 2008 yılında attığı adımları bire bir tekrarlıyor, piyasaları endişe bulutları kaplıyor.
Çin Başbakanı Wen Jiabao'nun bundan yaklaşık 1 ay kadar önce ekonomik büyümeye odaklı politika izleyeceklerine yönelik yaptığı açıklama bize Çin'de işlerin karışmaya başladığının işaretini verdi. Bilindiği gibi Çin ekonomisi ihracattan besleniyor ve ülkenin bu alandaki en büyük müşterisi olan Avrupa'nın hali de malumunuz. Kanatsız Ejderhalar sürdürülebilir büyümeye yönelik proaktif mali politika izlediği ya da daha net bir ifade ile bir kere koşmaya başladığı için durursa düşeceğinden ve dünyanın 2 numarası olduğundandır ki ardışık etki ile arkasından koşan her ekonomi de üstüne yığılacak demek.
Bu sebeple Wen'in önderliğindeki politika yapıcılar, sınavlarda "Somut bir olaydan yola çıkarak Fisher Denklemini kurunuz." sorusundaki somut örnek olmaya karar verdiler. Yani şöyle ki Çin ihracat alanında geriye düştüğü için açığını iç taleple kapatmaya çalışacak. Çin malları ucuz oldukları için dünyanın bir ucunda olmasına rağmen bu kadar rağbet gördüler ve ülke de ihracattan beslenebildi. Malların ucuz olmasının sebebi ise işçilik maliyetinin düşük olması. Çünkü nufus dünyanın 3'te 1'ne tekabül ediyor ve eğer bir çekirge ölümüne çalışmazsa yerine illa ki başka bir çekirge bulunur. Dolayısıyla da ücretler düşük, dolayısıyla da alım gücü düşük, iç talep dar. Çin'den bu noktada beklenen ise likiditeyi bollaştırması. Bunun sonunca enflasyon beklentisi artacak fakat ortada dolaşan para miktarı arttığından halk da harcama yapabilecek.
Örneğin Çin Merkez Bankası, 2008 yılından bu yana ilk kez faiz indirimine gitti. Merkez, bir yıl vadeli mevduat faizinin yüzde 3.50'den yüzde 3.25'e düşürüldüğünü duyurdu. Bir yıl vadeli borç verme faizi de yüzde 6.56'dan yüzde 6.31'e indirildi. Ayrıca, bankaların gösterge borç verme oranında yüzde 20 iskonto sağlanabileceği de belirtildi. Bu oran daha önce yüzde 10 seviyesindeydi. Bu sayede bankaların elinde para bollaşacağından tüketiciye de daha fazla kredi dağıtılabilecek.
Ve diğer bir örnek, enerji tasarruflu araçların vergisinde indirime gidildi. Resmi haber ajansı Xinhua'nın bildirimine göre 1 ocak 2012 tarihinden geçerli olmak üzere elektrikli, hibrid ve yakıt pilli motorun da içinde olduğu 200 nitelikli tipte araçta vergide yarı yarıya indirime gidilirken harçlar da düşürüldü. Bu durumdan ise bizde de bilinen Çinli markaların olduğu en az 10 yerli marka nasiplenecek.
Bu örnekler yetmediyse "Bu da mı gol değil!" diyebileceğimiz başka bir örnek: Dünyanın en büyük ikinci petrol tüketicisi Çin, 2008'den bu yana en büyük benzin ve dizel yakıt indirimini yapmaya hazırlanıyor. Şanghay'daki emtia araştırmacısısı C1 Energy'nin bildirimine göre devlet kontrolündeki yakıt fiyatları metrik ton başına 620 yuan düşürüleceği tahmin ediliyor. Bu durumda büyük petrol şirketlerinin kayıplarını genişleteceği tahmin edilir fakat şirketler devlet kontrolünde. Ortalama yüzde 6.4'lik indirimin cazip gelme oranını dünya nüfusunun 3'te 1'i ile çarptığınızda sürümden kazanma kavramına gayet şık bir örnek oluşabilir de.
Şimdi Çin'i, enflasyon beklentisi ile halkın alım gücünün düşmesi arasındaki süreçte ciddi bir sınav bekliyor. Bakalım Kanatsız Ejderha 2008'de takip ettiği adımlarlarını tekrarlayarak halkların omuzları üstünde tekrar uçuşa mı geçecek, yoksa yeteri kadar omzu zamanında güçlendirmediği için zindanında cezalı mı bekleyecek? Tarih acaba bu sefer hangi dönemi tekerrür edecek?