Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Görüş Yunanistan seçimleri, AB'nin duymak istemediklerini söylüyor

Yunanistan seçimleri, AB'nin duymak istemediklerini söylüyor

22 Haziran 2012, 13:39 Güncelleme :

Ve Yunanistan’da geçtiğimiz Pazar beklenen seçimler oldu. Artık Atina’nın, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu’nun içine “kısmen” sinen bir hükümeti var. Son ana kadar yarışı başa baş götüren memorandum karşıtı radikal sol blok SYRIZA ve kemer sıkma yanlısı Yeni Demokrasi partileri arasındaki ibre, Antonis Samaras’ın Yeni Demokrasi’sinden yana kaydı. SYRIZA’nın kazanacağından ve ülkenin eurodan çıkmak zorunda kalacağından çok korkan piyasalar ve politikacılar, artık en azından “gönüllerince” bir seçim sonucu bulmalarından ötürü sevindi. Peki Yunan halkı gerçekten, “bazı” şikayetlerine rağmen kemer sıkmaya razı mı oldu?

17 Haziran’daki seçimlerin sonucunun açıklanmasının ardından SYRIZA’nın dikkat çeken lideri Tsipras, “Yunan halkının seçimlerde kemer sıkmaya karşı çıktığını” söyledi ve birçok kişi bunu, “E kaybettiler işte; nasıl karşı çıktı? Saçmalıyor bu Tsipras” şeklinde yorumladı. Ancak piyasanın ve politika yapıcıların hoşuna gitsin ya da gitmesin, Tsipras acı gerçeği dile getiriyordu.

Yunanistan’daki seçimlerde “kemer sıkma yanlıları ve karşıtları” olmak üzere tüm partiler, aslında Euro Bölgesi liderlerinin de algıladığı gibi 2 cephede ele alınırsa, kemer sıkma yanlısı partiler yüzde 41.94; karşıtı olanlar ise yüzde 45.82 oranında oy aldı. Yunanistan parlamentosuna ise 162 memorandum yanlısı, 121 memorandum karşıtı milletvekili girdi ve halkın oyları tam da tersi şekilde buldu meclisteki yansımasını. Yunan siyasetindeki, ilk sıradaki partiye ekstra 50 koltuk hakkı veren uygulama, hem piyasalar, hem Avrupa Birliği liderleri, hem de dünyanın geri kalanında iyimserliğe sarılmayı dört gözle bekleyenler için bir ilüzyon yarattı.

Oysa ki Yunanistan’daki seçimler, aslında Avrupa için tüm ezberleri bozdu. AB tarafından 2 kurtarma paketi “tacına” sahip ülkenin siyaset arenası, 3 yıl içinde adeta tepe taklak oldu. 50 yıldır iktidarı birbirlerinden devralarak işleri götüren ve oyların yüzde 80’ini aralarında paylaşan Sosyalist Pasok ve muhafazakar Yeni Demokrasi’nin karşısına birden nereden belirdiğini anlamadıkları bir rakip çıktı ve gelip 2. sıraya oturdu. Kriz öncesinde oyların yüzde 44’üyle iktidarda oturan Pasok, 3 yılda yüzde 12.28’e geriledi. Komünist KKE partisi, yıllardır görünmezken, birden yüzde 4.5’lik destek buldu ve 7. sıraya sıçradı; aşırı milliyetçiler ise yüzde 6.92 oranında oy aldı. Daha önceden hiç olmayan SYRIZA ise 50 yılın iktidar mirasçılarından Yeni Demokrasi’nin yalnızca 2.78 puan gerisinde kaldı.

İngiltere’de haftalık yayınlanan New Statesman dergisinde, Alex Andreou’nun kaleme aldığı makalede, Yunanistan’daki seçim sonuçları İngiliz politika sahnesindeki partilerin dağılımı olarak ifade edilerek, durumun ciddiyeti anlatılmaya çalışılıyor. Andreou'nun senaryosu, Tory'lerin oylarının üçte ikisini kaybettiği, Liberal Demokratlar'ın yüzde 5'in altında oyla 7. sıraya gerilediği, BNP'nin 18 milletvekili ile meclise girdiği ve Yeşiller'in Tory-İş Partisi koalisyonunun ana muhalefeti olduğu örneğinden yola çıkıyor.

Yeniden Yunanistan’a dönecek olursak, SYRIZA’nın 6 Mayıs’tan 17 Haziran’a kadar geçen 6 haftalık sürede oylarını neredeyse yüzde 10 artırdığına bakmak bile Yunan halkının kemer sıkmaya ne kadar diş bilediğini görmek için yeterli.

Bu sebeple, 17 Haziran’daki seçimlerin kazananı Yeni Demokrasi gibi görünse de, Yunanistan müzakere etmeden ve Avrupa’yı yormadan kemer sıkmayacak. Özetle, -felaket tellallığı gibi olmasın ama- başta Almanya olmak üzere, “endişeliler” grubunun başı kısa zamanda yeniden Yunanistan cephesi tarafından ağrıtılmaya başlayacak gibi görünüyor.