Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Görüş Mali uçurumda son gün telaşı

Mali uçurumda son gün telaşı

31 Aralık 2012, 13:46 Güncelleme :

ABD'li politikacıları sizlerin de gayet yakından takip ettiği gibi çok şaşırtıcı olmayan bir telaş sarmış durumda son zamanlarda.

Her ne kadar şu an çok büyük görünen tartışmalar önümüzdeki yıl başka büyük tartışmalar tarafından gölgelenecek olsa da 100 metre önümüzdeki engeli aşmaya hazırlanırken 10 metre önümüzdeki taşa takılmayalım mentalitesiyle hareket ediyor ABD'li yöneticiler. Gayet tabii bu engeller "self inflicted wound" yani kendi kendine yaratılan yaralar olarak başta Jon Stewart olmak üzere bir çok ABDli modern filozof tarafından eleştiriliyor.

ABD'li politikacıların kendi kendilerine engel yaratmakta olan ustalıklarını bir yana koyalım, benim asıl amacım bu yazıda sizlere Cumhuriyetçiler'in ve Demokratlar'ın yaşadığı farklı panik seviyelerini anlatmak. 2011 yılında borç tavanına çözüm bulunmasının ardından (ki o çözüm de son gün olan 2 Ağustos'ta bulunmuştu) Temsilciler Meclisi Lideri Cumhuriyetçi John Boehner, kameraları atlatıp (atlattığını sanıp) asansöre bindikten sonra aşağıdaki yüz ifadesini kaçırmıştı suratından!!

The New York Times gazetesinde dün çıkan bir makaleye göre meşhur abimiz Mitch McConnell (burada bir parantez açıp sizlere şu bilgiyi aktarmak istiyorum; Mitch McConnell, bir kaç hafta önce Demokratlar'ın cesaretini ölçmek için kendinin de desteklemediği bir tasarıyı Kongre'de gündeme getirip, Demokratlar'dan yeterince destek çıkınca kendi önerdiği tasarıya karşı çıkmak zorunda kalmıştı), Demokratlar'ın "Yeah, baby" karakterli Başkan yardımcısı Joe Biden'a "acil" bir telefon araması gerçekleştirerek bir iyilik yapmasını istedi.

Öyle görünüyor ki Demokratlar, Cumhuriyetçiler'in para babaları tarafından gördükleri baskıları avantajlarına kullanıp son dakikaya kadar istediklerini elde edebilmek için kavga edecekler. Obama, NBC televizyonunda geçtiğimiz gün verdiği röportajda çok rahat bir tavır takınarak "Seçimler bittiğinden beri Cumhuriyetçiler'le görüşüyoruz. Bir kaç tane teklife tekrar tekrar red cevabı verdiler" dedi ve ekledi; "Şimdi baskı Kongre'nin üzerinde."

İşte tam burada, bu "baskı"nın açıklanması konusunda çok ufak fakat çok önemli bir detaya değinmek istiyorum.

Vergi artışlarıyla beraber en çok parayı ödeyecek kısım, ABD'nin en zengin yüzde 1'lik veya yüzde 2'lik kısmının olacağı tahmin edilirken bu payın çoğunluğunu finansal kurumların oluşturduğunu tahmin etmek de zor olmasa gerek. İşte püf nokta burada devreye giriyor... Cumhuriyetçiler'in geçtiğimiz seçimlerdeki başkan adayı Mitt Romney'in en büyük 6 kampanya bağışçısının tamamı büyük bankalardan oluşuyordu. Goldman Sachs, Morgan Stanley, JPMorgan Chase, Barclays Plc, Credit Suisse ve Citigroup Inc.

Başkan Obama'ya en çok bağışta bulunan kurumlar ise Harvard University, Stanford University, Columbia University ve University of California.

Demem o ki, Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi para babaları bugün yeterince bastırırsa akşam saatlerinde bir çözüm görebiliriz. Cumhuriyetçiler'in bugün çok daha fazla paniğe kapılmalarının gizli nedeni de bu baskıdır gibime geliyor. Yoksa da daha önce dediğim gibi, Allah akıl fikir versin...