Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Görüş Borç tavanında çiğ köfte!

Borç tavanında çiğ köfte!

14 Ocak 2013, 15:30 Güncelleme :

Biz Türkiyeliler’in yaratıcı metodları, problem çözme eğilimimizin yanında zamanlama ve geleceği görme konusunda da bize yardımcı olmuştur kavimler boyu. Bunun en basit örneklerinden bir tanesi çiğ köfte ustasının yemeğe ne kadar daha emek vermesi gerektiğini anlaması için tavana attığı çiğ köftedir; yapışırsa buyurun, yapışmazsa bir 5 dakika daha.

Mali uçurum tartışmasında Obama tavana bir parça çiğ köfte attı. Attığı bu köftenin tutup tutmadığını ise ABD siyasi saatiyle 2 ay sonra göreceğiz. Yani demem o ki; mali uçuruma bulunan çözümde Barack Obama istediğini aldı ve yıllık geliri bekâr olanlar için 400 bin, evli olanlar için 450 binin üzerinde olanlardan alınacak vergiyi artırdı. Her ne kadar en başta önerdiği yıllık geliri 250 bin doların üzerinde olanlara yönelik vergi artırma prensibinden biraz uzak olsa da, Obama bazı şeylerden feda etmesi gerektiğini eminim biliyordu başından beri.

Peki tavana attığı çiğ köfte derken?

Şöyle ki; Obama ve Cumhuriyetçiler arasında yapılan anlaşma gereği vergiler arttı ama harcamalar konusunda kalıcı bir çözüm bulunmadı. Diğer bir deyişle Obama istediğini alırken, Cumhuriyetçiler’e de “Beyler, size yapabileceğim en büyük kıyak bu harcama kesintilerini iki ay sonraki borç tavanı tartışmalarına ertelemek. Yoksa memleketin tamamı sizi suçlayacak bu mali uçurumdan dolayı” mesajını verdi. Bu mesajı alan Cumhuriyetçiler “Seninle okul çıkışında görüşürüz” der gibi, “Öyle olsun, ama o borç tavanı tartışmasında var yaaaa….” gibi bir tavır takındı. Nitekim John Boehner ve diğer önde gelen Cumhuriyetçiler borç limitinin artırılması için eşit oranda kesintiden taviz vermeyeceklerini açıkladılar. Yani Cumhuriyetçiler bir kez daha son dakikaya kadar sürmeyi planlıyor işleri.

Benim naçizane düşünceme göre ise Obama bunun için önlemini daha önce aldı. Cumhuriyetçiler’in suratına “şu vergiyi keseceğim” denildiği anda yerleşen gülümseme, bizdeki mangalda sucuk kokusunu aldığımızda oluşan gülümsemeyle aynı. Nitekim mali uçurum anlaşması çerçevesinde artan vergilerin arasında önemli olan iki şey var; veraset vergisi ve bordro vergisi.

Bordro vergisi toplumun her kesimi için yüzde 2 artarken, ekonominin yüzde 70’ini oluşturan tüketici harcamalarında yavaşlamaya yol açacağı belirtiliyor. Yani her ne kadar geliri olursa olsun, bu vergi herkesin maaşında düşüşe yol açacak. Obama’yı kişilik olarak da yakından takip eden birisi olarak buna siyasi ve ekonomik felsefesi nasıl el verdi anlamakta güçlük çekiyorum ve borç tavanı tartışmalarında maaş vergisini tekrardan düşürerek Cumhuriyetçiler’in “harcama kesintileri” kartını zayıflatacağına inanıyorum. Her ne olursa olsun bu başlık görüşmelerde kritik olabilir.

Vergi artışlarında ikinci önemli nokta ise veraset vergisi. Aslına bakılırsa ev, otomobil ve diğer ne olursa olsun devlet bunların vergilerini zaten alıyor. Kişinin annesi veya babası öldüğünde ve bunlar miras olarak kaldığında veraset vergisinden dolayı tekrar vergi ödenmesi kaçınılmaz olacak. Sonuç olarak bir ürün iki kez vergilenmiş olacak. Joseph Stiglitz gibi ekonomistler ise “herkesin yarışa eşit başlaması gerektiği” prensibinden hareketle bu vergiye destek veriyor. Borç tavanı tartışmalarında Cumhuriyetçiler’in çoğunluğunun karşı çıktığı bu başlık da hassas bir bölge oluşturacaktır.

Yani; mali uçurumda bir çiğ köfte attık tavana, yapıştı mı yapışmadı mı onu görmeyi bekliyoruz şimdi…