Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Görüş Özyeğin: Banka almayı hiç düşünmüyorum

Özyeğin: Banka almayı hiç düşünmüyorum

20 Mart 2013, 18:29 Güncelleme :

Fİba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özlem Dalga: Fibabanka olarak fonlama tarafında planlarınız ve hedefleriniz nedir?

Hüsnü Özyeğin : Fibabanka'yı ele aldığımız zaman aslında piyasaya çok yeni girmiş bir banka. Ona rağmen 7 ay önce sendikasyon yaptık, TL bonoları ihraç edebiliyoruz. Bunlar gelişmek isteyen bir banka için, eskisine nazaran çok büyük bir lüks. Fonlamanın çeşitlenmesi, sermayelerin para koyması dışında kısa vadeli fonlar mevduat fonları elde etme dışında, böyle uzun vadeli sermaye piyasası enstrümanlarına ulaşmak tabii ki fevkalade önemli.

Dalga: Peki yeni enstrüman bekliyor musunuz? Özellikle sukuka ilgi büyük.

Özyeğin : Sukuk, evet sukuk çok önemli ve gelişiyor. Türkiye'de bu piyasa gelişiyor. Aslında dünyada çok kredi kullanmak isteyen finans kurumları da yok artık. Türkiye gelişmekte olan bir piyasa olduğu için kurumların hala kredi ihtiyacı var. 1,5 yıl önce Mario Draghi Avrupa Merkez Bankası'nda 1 trilyon euroluk 3 yıllık finansman yaptı, 0,75 faizle. Geçen hafta Avrupa Merkez Bankası'nda yaptığı basın toplantısında, "Bunun 500 milyar eurosu geri ödendi," dedi.

Yani Avrupa'daki bankalar 0.75 ile 3 yıl vadeli fonu kullanamıyorlar, bu çok enteresandır. Çünkü Avrupa'da ekonomi gelişmiyor. Bu sene çok ciddi bir küçülme sözkonusu. Dolayısı ile Türkiye'de hala ekonomi büyüdüğü için, bu yıl %4 bekleniyor, ekonominin büyümesi konusuna ben de iştirak ediyorum. % 4 civarında büyüyecek Türk ekonomisi. Dolayısı ile hala Türk ekonomisinin fonlamaya ihtiyacı var.

Dalga: İstanbul, finans merkesi projesine ne kadar hazır ve Özyeğin Üniversitesi projenin neresinde?

Özyeğin : Bence İstanbul bu projeye gittikçe daha hazır oluyor. Yani mühim olan burada insanın kendisine böyle bir hedef seçmesi ve o hedefe giderken en iyi şeyleri yapıyor olması. Tabii ki İstanbul finans merkezi olursa buraya çok yabancı da gelecek çalışmak için. Aynı Londra'da olduğu gibi. En azından Londra bankalarında çalışan Türkler geri gelecekler. Ama şu da çok önemli, sadece Ataşehir'de mekan tesis etmekten öte çok farklı bir takım hizmetleri de sunmak lazım. Mesela bu yabancılar geldiği zaman İstanbul'da çocuklarını okutabilecekler mi? Uluslararası bir okulda. İngilizce veya Fransızca veya Almanca lisanında ders veren okullarda. Yani bu konuda bunun gibi bir çok alt yapının tamamlanması gibi ögeler de var.

Dalga: Yabancı bankalar da Türk bankacılık sektörüne giriyor. Rekabet kızışıyor, bu trend devam edecek mi?

Özyeğin : Bence yabancı bankalardan hiç bir Türk bankacı korkmuyor. Zaten yabancılar da buraya geldikleri zaman, en başarılı yabancı bankalar, bankalarını Türk yöneticilerine teslim edenler oldu şimdiye kadar. Hangi yabancı banka Türkiye'ye geldiyse, kendi yabancı genel müdürünü getirdi ise, sonunda onlar da öğrendiler ki Türk yöneticiler daha başarılı oluyorlar.

Dalga: Yeni banka almayı düşünüyor musunuz? İzleyicilerimiz Fibabanka'nın hedeflerini merak ediyor.

Özyeğin : Banka tabii ki büyüyecek ve tabii ki büyümeye devam edecek. Ve banka almayı hiç düşünmüyorum. Her zaman finans kurumlarımı organik olarak büyütmeyi öngördüm. Dolayısı ile yeni şubeler açarak, yeni hizmetler büyüterek büyümeye devam edeceğiz.

Dalga : City grubun bireysel bankacılık ünitesine teklif vermeyi düşünüyor musunuz?

Özyeğin : Düşündük ve verdik ama galiba kaybettik o ihaleyi. Çünkü başka bir bankamızın o işi tamamlamak üzere olduğunu duyduk.

Dalga: Büyüme hedefleri konusunda banka açısında Fiba Bank için hedefleriniz neler?

Özyeğin : Bizim hedeflerimiz yıllık olarak bu yıl % 70-75 civarında büyümek. Son iki yılda aşağı yukarı o civarda büyüdük. Şimdi küçükken bunu yapmak mümkün ama önümüzdeki yıllarda önce % 50'lere sonra % 40'lara çekmek durumunda kalacağız.

Dalga : Kredi limitinde % 15'i öngörüyor Merkez Bankası. Siz neler söyleyeceksiniz? Özellikle KOBİ kredileri ile ilgili.

Özyeğin : Türkiye'de 10 yıl önce KOBİ kredisi diye birşey yoktu. Şu anda bankalarımız KOBİ'leri fevkalade bir hedef piyasa olarak tanımladılar ve her bankanın KOBİ'lerden sorumlu genel müdür yardımcısı var artık. Eskiden kurumsal ve bireyselde olduğu gibi. Biz de, Fiba Bank olarak, KOBİ'lere kredi vermek için haldır haldır piyasayı dolaşıyor arkadaşlarımız. Hepimiz KOBİ'lere çok kredi vermek istiyoruz. Bizim görüşümüz her başarılı KOBİ belli bir süre sonra ticari müşteri oluyor, ondan sonra da kurumsal müşteri oluyor ve hep bunu söylüyorum, merhum Vehbi Koç'da bu işe KOBİ olarak başladı, bakkal dükkanı ile.

Dalga : Sizce ayrı bir limit olmalı mı yoksa % 15 limiti geçerli mi?

Özyeğin: Şimdi her bankanın belli bir stratejisi var. Yani böldüğü bölümler kurumsal ,ticari, KOBİ. Nerelerde fırsatlar görüyorsa tabii ki sermayesini daha çok orada kullandırıyor. Bankaların farklı stratejileri var. Bazı bankalar kurumsal iş yapıyorlar. Büyük krediler vermek istiyorlar. Bazıları KOBİ'lere daha konsantre, çünkü orada bankanın menfaatine daha iyi pazar payı görüyorlar. Biraz bankanın organizasyonuna şube sayısına bağlı, çünkü az şubeli bankanın da KOBİ'lere ulaşması kolay değil.

Dalga: Kredi büyümesi % 20'ye yakın. Merkez Bankası % 15 istiyor. Düşmesi için önlem alınması mı gerekiyor, yoksa kendi kendine mi düşecek? Siz neler söylersiniz?

Özyeğin : Hiçbir şey kendi kendine olmaz, biliyorsunuz. Mutlaka Merkez Bankası bankaları ikna edecek % 15 konusunda. Çünkü bir yerde ekonominin parametreleri var. Bu parametrelerin içerisinde dövizin fiyatlaması, faizler, cari açık var. Ekonominin büyümesi bu parametreler içinde ve Merkez Bankası'nın bütün dengeleri bir arada tutması gerekiyor.

Dalga: Parasal genişlemeden çıkışta ilk adımları ne zaman görürüz ve MB reel efektif kur endeksi için 120 limiti var. TL 1,82'lerde. Bu nereye kadar gider? Merkez Bankası'nın hoşuna gider mi TL'nin değer kaybı?

Özyeğin: Merkez Bankası volatil olmayan bir TL kurunu arzu ediyor. Çünkü bu volatilite ekonomiye her zaman zararlı oluyor. Dolayısı ile Merkez Bankası bu işi şimdiye kadar fevkalade idare etti. Yani Türk parasının euroya ve dolara göre kuru, euro-dolar paritesinden veya dolar-yen paritesinden çok daha ılımlı ve istikrarlı bir şekilde gelişti diyebilirim.

Merkez Bankası'nın ana hedefi enflasyonun önümüzdeki yıllarda % 5'e inmesi . O hedefe yönelirken eğer ki sapmalar olursa, onu tekrar rayına oturtmak için bütün tedbirleri alacak.