Ateş: MB'nin faiz kararı sürpriz oldu
Merkez Bankası’nın olağanüstü düzenlediği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında 50 baz puan faiz indirimine gitmesi piyasa yorumcularını şaşırttı. Karara en yakın tahmini, 25 baz puan indirimle Merkez Bankası politika faizini % 6’ya çekebilir diyen Nomura Başekonomisti Olgay Büyükkayalı yapmış oldu. Karar sonrasında konuştuğum Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, MB'nin faizi düşürmesinin sürpriz olduğunu söyledi. İşte Hakan Ateş’in bundan sonrası için beklentileri…
Özlem Dalga: Merkez Bankası (MB) faizleri 6.25'ten 5.75'e indirdi. Piyasa tepki verdi. Dolar 1.73'e kadar yükseldi. Ardından da gösterge kağıtları 8.59 seviyesinde görüyoruz. Siz kararı nasıl yorumluyorsunuz, bundan sonraki beklentileriniz neler?
Hakan Ateş: Özellikle 2 tane esaslı karar var. Bir tanesi politika faizinin 5.75'e düşürülmesi koridorun daraltılması. Yani MB'ına yapılan mevduatın faizinin yükseltilmesi. İkincisi bekleniyordu, bu koridorun daralması bir sürpriz değil. Ancak şahsen benim için faizin düşmesi sürpriz oldu. Bu şunu gösteriyor: Şu anda enflasyon 6-7 bandında olduğuna göre zaten bir negatif faiz vardı 6.25 iken bile. Buradaki negatif faizin daha da açıldığını görüyoruz. MB'nın ileriye dönük tahminlerinde enflasyonun daha da aşağıya inebileceğini, biliyorsunuz artı 2 eksi 2 yüzde bandında dalgalanması da önceden öngörülüyordu. Bu eksi 2 bandına daha yakın olacak ki, yani Türkiye'nin enflasyonu daha düşük olacak ki politika faizini de düşürüyor diye düşünüyorum. Ama bu tabii paranın değerini olumsuz etkiliyor. O nedenle onu da dengede tutmak için daha önce biliyorsunuz ihalede döviz alım/satımı yapıyordu, onu durdurdu, şimdi döviz satım ihalesi yapabileceğini söyledi. Miktar belirtilmemiş bildiğim kadarıyla ama gerektiği kadar deniyor. Yani dövizi sirküle ederseniz gerektiğinde 90 milyar doların üzerinde bir rezervi var oradan satabiliyor diyor. Bir diğer karar da açık piyasa işlemlerinde bankalar daha önce borçlanıyordu, bugün itibariyle borçlanma 60-62 milyar TL civarında. Buradaki borçlanmasını da her banka için %20 ile sınırladı. Şöyle ki: o günkü açık piyasa işlemi örneğin 10 milyar lira ise herhangi bir kurum bundan maksimum 2 milyara kadar borçlanacak. Bunun üzerinde bir ihtiyacı varsa o banka gidip diğer piyasalardan kendini fonlayacak. Bu tabii oraya bir faiz yükselişi getirebilir çünkü o koridoru daraltıyor. Munzam karşılıklara dokunmadı, faiz vermemeyi sürdürüyor dolayısıyla bankalar yönünden burada rahatlayan bir şey kanaatimce söz konusu değil. Bu biraz tahvillerin fiyatlarını olumlu etkiler gibime geliyor. Ama döviz kurunu da yukarı ittirme riski var. Ona müdahele etmek için de dövizin gerekirse gerektiği kadarını satarım şeklinde piyasalara bir mesajı var. Sıkı para politikasının konvansiyonel olmayan munzam karşılık gibi yöntemlerle oldukça sıkılmış halini gevşetmek yerine MB faiz ile, yani konvansiyonel olan silahıyla kısa vadeli parayı iyice caydırdığını belli etmiş oldu.
Özlem Dalga: Döviz satabilir dedi MB gerekirse, burada nerede denge bulmasını öngörürsünüz?
Hakan Ateş: Daha önce Sayın Başçı, 2.05 civarının makul olduğunu, onun üzerinde enflasyonist bir etki yaratabileceğini söylemişti. Ancak şu anda 2.08'lerde olduğunu görüyorum yani biraz daha beklenenin üzerine çıkmış durumda. Oralardan aşağıya gelmesi döviz satımları ve buna karşılık piyasa iştahının ne olacağına bağlı bir olay. Ben, Türkiye'de dünyadaki konjonktürün çok olumsuz olmasıyla birlikte döviz üzerine aşırı baskı getirecek bir durumun şu anda söz konusu olmadığını düşünüyorum. Ama 1.70'in üzerinde doları göreceğimiz ortamların izah edilmesi dediğim gibi dövizin piyasaya verilmesiyle mümkün. Bu, ya merkez satar olur ya da munzam karşılıkların azaltılıp piyasaya, yani sıfır faizli merkez bankasının tuttuğu banka paralarının tekrar bankalara dönüşüyle olabilir. Bu sonuncuyu değil de birinciyi tercih etti. Bankalardaki sıkı durumu hala daha korumayı tercih etti.