Advertisement

Bloomberg HT yayınına katılan Yükselen Çelik CEO'su Barış Göktürk sanayicinin finansmanla ilgili sıkıntılarına değindi. Belirlenen faiz oranlarıyla kredi bulamadıklarını belirten Göktürk, "Türkiye’de sanayici olmak bu dönemde çok zor. Merkez Bankası faiz oranları yüzde 17-19 oranları arasında iken biz 17-19 oranlarıyla kredi kullanabiliyorduk. Şu anda 14’e inmiş durumda ancak yüzde 35-40 ile kredi kullanabiliyoruz" diye konuştu.

Türkiye'de şirketlerin ve bayi kanallarının ciddi kredi ihtiyacı olduğunu söyleyen Göktürk, "Bunu çözmek için bu kredi faiz oranlarının azalması için ekonomide gerekli tedbirler her neyse onun alınması gerekiyor çünkü Türkiye’de üretim finansmanı ve satış finansmanı konusu sanayi için kötü bir yere gidiyor" dedi.

Finansman giderlerinin çok yükseldiğine değinen Göktürk, "Finansman gideri ikinci çeyrekte zaten çok yükseldi. Ben üçüncü ve dördüncü çeyrekte de aynı finasnman giderini bekliyorum ama biz butik bir alanda olduğumuz için bunu müşteriye yansıtabiliyoruz.

Daha vasıfsız, yassı grubu veya karbon grubu ağırlık kısımlarda daha az yansıtabiliyorsunuz. Bizim patentli takım çeliklerde alaşım çeliklerde daha rahat yansıtabiliyoruz. Kendi açımızdan satıcı bazında kuvvetli bir pozisyonumuz var. Bunu fiyata yansıtabiliyoruz ama mesela inşaat demirinde yassı çelikte bunu yansıtamıyorsunuz.

Dolayısıyla bu kredi faizlerinin yanı sıra bir de bizde tevkifat konusu çıktı. Halka açık şirketler bundan muaf ama bayii kanallarımız bundan muaf değil. Bize yüzde 18 KDV ödüyorlar ama müşteriden yüzde 10,4 tahsil edebiliyorlar.

Aradaki fark kâr marjlarını bile bazen kurtarmıyor. Dolayısıyla demir çelik sektörünün üzerinde kredi faiz yükü, enflasyon ve Döviz riski gibi büyük baskılar var. Bir de şimdi bunların yanında tahsilat riski gelebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Kendilerinin bu riskleri hedge ettiğini ve aldıkları önlemlerle koruma sağladıklarını söyleyen Göktürk, "Biz bunları hedge ediyoruz. Doğrudan borçlanma sistemiyle (DBS) kendimizi koruma altına alıyoruz. Tahsilat riski taşımıyoruz, döviz açık pozisyon tutmuyoruz, türev işlem yapıyoruz yani kendimizi risklere karşı korum altına alıyoruz. Ancak bütün bunlar maliyet oluşturuyor. Dolayısıyla büyümemizin ve net kârımız artırmanın önünde en büyük engel makroekonomik veriler.

DBS’de yapılan son değişiklikler işimize yaradı ama Eximbank’ta öyle bir terslik var ki şu anda neredeyse Eximbank kredileri kullanılmaz hale geldi. Bütün gelen dövizin yüzde yetmişini bozmak demek artık bunun kullanılamaz hale gelmesi demektir. Biz ihracat amaçlı bir ara ürün ithalatı yapmakta ve bu konuda Eximbank’tan faydalanmak için olanak bulamıyoruz" dedi.