TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Gelişmekte olan ülke kurları ve TCMB

Merkez Bankası'nın yaklaşık 1 ay önce piyasa ile paylaştığı bir endeks var. Gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinden oluşan bir sepet kur değeri. Bu endeks içinde Brezilya Real'inden, Macar Forint'ine kadar  birçok gelişmekte olan ülke kuru yer alıyor.

Merkez Bankası Başkanı Sayın Erdem Başcı geçenlerde bu endeksi takip ettiklerini belirterek, Türk Lirasındaki değer kaybını karşılaştırmak ya da kura spekülatif bir atak olup olmadığını anlamak için bu sepeti gözettiklerini  belirtmişti.

Peki TCMB'nin izlediği kur sepeti ne diyor?

BloombergHT editörlerinden Murat Başboğa'nın hazırlamış olduğu aşağıdaki grafikte çarpıcı noktalar var.

1- Yılbaşından Temmuz sonuna kadar olan süre içinde özellikle TCMB'nin almış olduğu önlemler dahilinde TL'nin ABD  Doları'na karşı değer kaybettiği dönemde EM Kur sepetinde bir değer kaybı yok. Hatta değerlenme devam ediyor.

2- Ağustos başından Eylül başına kadar hem TL'de hem de EM kur sepetinde aynı oranda bir değer kaybı var.

3- Eylül başından bugüne EM kur sepeti ciddi değer kayıpları görürken bu oran Türk Lirası'nda çok daha sınırlı kalıyor.

Bunun sebeplerine daha önce değinmiştim.TL'de pozisyonu olan yabancı yatırımcının daha önce çıkmış olması, Eylül ayında kurun diğer EM kurlarına göre daha az hırpalanmasına yol açtı.

Peki TCMB bugün niye 280 milyon dolarlık satış ihalesi açtı?

İşte bu noktada piyasasın kafası karışık. Eğer TCMB'nin kur hedefi yoksa ve takip ettiği EM kur sepetinde kan kaybı devam ediyorsa; üstelik Türk Lirası EM kur sepetine göreceli daha iyi performans gösteriyorsa, dün 140 Milyon dolar satan TCMB bugün niye 280 Milyon USD'lik döviz satış ihalesi açtı?

Diğer yandan TCMB bugüne kadar yaklaşık 3 milyar dolarlık rezerv kullandı. Döviz satış ihaleleri ile yapılan bu müdahale ile kurun bir yerde kalması hedeflenmediyse, TCMB'nin rakam belirlerken hedefi ne? Günlük 70,140 ya da 280 milyon dolar satılmasında kıstas ya da formülasyon ne?

Piyasada bu konuda kabul gören açıklama TCMB'nin özellikle kamu şirketlerinin yoğun döviz talebi olduğu günlerde miktarı yükselttiği şeklinde. Ancak yine de piyasada birçok oyuncunun kafası bu konuda tam net değil.

Önümüzdeki PPK toplantısında TCMB'nin bu konuda yapacağı olası açıklamalar kafa karışıklıklarını azaltabilir.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
19 Eylül 2013 Perşembe, 13:38 Misafir fed başkani bernanke dün yine klasini konuşturdu kurlar faizler endexler yerinden oynadi,,özetle demek istediği siz ne yaparsaniz yapin son sözü ben sölerim
03 Ekim 2011 Pazartesi, 13:52 Misafir keynesin "uzun vadede hepimiz ölüyüz" lafini kullananlar, keynes bu ülkeye mb başkani olsa ona da faizleri düşük tuttun tl'ye değer kaybettirdin harcamalari arttirdin enflasyonla bizi fakirleştirdin türünden tuhaf suçlamalari yöneltmekten geri durmazlardi saniyorum. çünkü keynesin en temel önerisi ekonomiyi tam istihdama ulaştirmak için faizlerin düşürülmesi ve devlet harcamalarinin arttirlmasiydi. faizler düşünce elbette kur yükselişe geçer, ama keynes'in farki, herhalde ne kadar süreciği belli olmayan döviz talebini karşilamak için bizim gibi döviz satim ihaleleri düzenlememesi olurdu.
03 Ekim 2011 Pazartesi, 13:40 Misafir kısa vade önemsiz değil elbette ama kısa vade orta ve uzun vadeden daha önemsiz. düşük ama sürdürülebilir bir büyümenin yüksek ama sürdürülemez bir büyümeden daha iyi olması gibi. j eğrisi etkisi denilen açıklamaya göre bazen ve hatta çoğu zaman sürdürülebilir iyilik haline ulaşmak için kisa vadede işlerin kötüleşmesini göze almak gerekiyor. bu özellikle diş ticaret konusunda böyle, elbette kurlarin yükselmesi kisa vadede büyümeyi ve enflasyonu kötü etkileyecektir ama diş ticaret dengesinin sağlanmasinin ve uzun vadede düşük enflasyon-düşük faiz dengesine ulaşilmasinin başka yolu yok.
Yukarı