TVRadyo
İrfan Donat
İrfan Donat

124 milyar dolarlık peynir ekonomisi!

Tarım sektörünün kendi içerisinde çok ciddi potansiyel barındırdığını her fırsatta dile getiriyoruz.

Bunun en somut örneğini küresel peynir pazarına yönelik yayımlanan bir araştırma raporu ortaya koyuyor.

Zion Market Research şirketi, “Peynir Pazarı- Küresel Endüstri Perspektifi 2016-2022” raporu ile dünyanın en çok tüketilen fermente gıdalarından biri olan peynirin ekonomisini mercek altına almış.

Rapora göre 2016 yılında 95 milyar dolar seviyesini aşan küresel peynir ekonomisinin hacminin 2022'de 124 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Peynir dediğimiz zaman o kadar geniş bir yelpazeden bahsediyoruz ki...

Pazarın önemli bir kısmına inek sütünden oluşan peynirler hakim olsa da manda, koyun ve keçi sütünden elde edilen yüzlerce çeşit peynir ciddi bir tüketim potansiyeline sahip.

Araştırmalara göre piyasada farklı lezzetlere sahip peynir çeşitlerinin bulunması ve tüketimin artması önümüzdeki yıllarda pazarın büyümesinde de önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Yani daha açık bir ifadeyle kendi peynir türlerine sahip çıkan, koruyan ve coğrafi işaret ile tescil eden ülkeler başarılı bir marka ve pazarlama stratejisi ile bu işten çok ekmek yiyecekler.

Bugün itibariyle dünyanın en büyük peynir üretimi Kuzey Amerika'da gerçekleşiyor. Bunun da temel nedenlerinden bir tanesi fast food ürünlerinde peynirin ciddi miktardaki kullanımı.

Peki Avrupa'da durum nasıl?

Avrupa'nın bir çok ülkesinde yemeklerin ana maddesi konumundaki peynire olan talebin artması bekleniyor. Avrupa'da yemek tariflerinin neredeyse yüzde 65'inde bir şekilde peynir kullanılıyor.

Tabi bunu Kuzey Amerika ve Avrupa ile sınırlı tutmak haksızlık olur.

Sonuç itibariyle peynir, farklı kültürlerde değişik kullanım alanlarına sahip.

Bugün kahvaltılık tüketimden ana yemeğe, salatadan tatlıya kadar bir çok alanda kullanılan peynir, raporda da değinildiği üzere fast food gibi ürünlerin de vazgeçilmez malzemesi özelliğini taşıyor.

Raporda, önümüzdeki dönemde peynir tüketiminin artması beklenen bölgelere de dikkat çekilmiş.

Örneğin Asya Pasifik'in peynir tüketimi noktasında gelecek yıllarda çok ciddi potansiyel pazar konumunda olduğuna dikkat çekiliyor. Buna gerekçe olarak da fast food trendinin söz konusu bölgede artıyor olması gösteriliyor

Buna paralel olarak da Hindistan'ın süt endüstrisindeki hızlı yükselişi ve bu bölgedeki en iyi peynir üreticilerinin varlığı nedeniyle Asya Pasifik'teki toplam peynir pazar payının önemli bir bölümünü elinde tutması bekleniyor.

Latin Amerika tarafında ise önümüzdeki yıllarda özellikle Brezilya'da süt endüstrisinin büyük çaplı yatırımları sonucu peynir piyasasında hareket yaşanacağı öngörülüyor.

Raporda da belirtildiği üzere peynir, genel olarak fermantasyon tipi, olgunlaşma süresi gibi kriterlere göre sınıflandırılıyor. Bunun yanında peynir, 'doğal' ve 'işlenmiş' olarak da türlere ayrılabiliyor.

Doğal peynir, sahip olduğu lezzet ve dokusu nedeniyle tüketicilerin yüksek talebi nedeniyle üst segment grubunda gösteriliyor.

Öte yandan, 'işlenmiş peynir'in ise pizza ve hamburger gibi fast food ürünlerde daha çok kullandıldığı için önümüzdeki dönemde pazarı canlandıracağı öngörülüyor.

Bugün küresel peynir pazarına baktığımızda belli başlı ülkelerin adeta tüm dünyada ezbere bildiği peynir çeşitleri piyasaya hakim durumda.

Örnek mi?

Mozzarella, cheddar (çedar), parmesan, feta, roqufort (rokfor) ilk akla gelenler...

Rapora göre bunlar arasında ise cheddar (çedar), toplam peynir pazarında sahip olduğu yüzde 30 pay ile öne çıkıyor.

Uluslararası ticarete konu olan peynir pazarında ise hakimiyet Almanya'nın elinde.

Dünya Ticaret Örgütü'nün 2015 verilerine baktığımızda 26 milyar doları bulan peynir ihracat pazarında Almanya 3,8 milyar dolar ile pazarın yüzde 14,4'üne hakim durumda.

Fransa 3,3 milyar dolarlık peynir ihracatı ile pazarın yüzde 12,7'sini elinde bulunduruyor.

Hollanda'nın 3,1 milyar dolarlık ihracatı ile pazardan aldığı pay yüzde 12 seviyesinde.

Peynirde net ihracatçı konumda olan ülkelere baktığımızda ise Hollanda 2,2 milyar dolar net ihracat fazlası ile ilk sırada yer alıyor. Onu, 1,9 milyar dolar ile Fransa, 1,1 milyar dolar ile Yeni Zelanda izliyor.

Türkiye'nin ise peynir ihracatı 2015 yılında 162 milyon dolar iken 2016'da bu rakam 150 milyon dolar seviyesine gerilemiş durumda. Bu da yaklaşık toplam ihracat pazarından binde 6'lık bir paya denk geliyor.

Her ne kadar peynirde net ihracatçı konumda da olsak hacim açısından devede kulak kalan bir rakamdan bahsediyoruz.

Halbuki Anadolu toprakları bu ürünlere hiç de yabancı değil. Hatta bir çok ürünün çıkış noktası olarak kabul görüyor.

Her bölgenin sütü, endemik bitki örtü yapısıhayvancılık geleneği, iklimi ve coğrafyası her peynirin kendi yöresinde ayrı bir tat yaratmış.

Dile kolay, Anadolu toprakları, milattan 9 bin yıl öncesine kadar uzanan peynirin serüvenine ev sahipliği yapmış.

O yüzden her ne kadar unutulmaya yüz tutsa da Anadolu'da yaklaşık 193 çeşit peynir bulunuyor. Ama, hadi sayalım dediğimiz zaman 10 tanesi aklımıza zor gelir.

Zaten Türk Patent Enstitüsü'nün verilerine göre topu topu 6 tanesi coğrafi işaret tescili alabilmiş durumda. Tescilli coğrafi işarete sahip peynir çeşitlerimiz Diyarbakır örgü peyniri, Edirne beyaz peyniri, Erzurum Civil peyniri, Erzurum küflü civil peyniri, Erzincan tulum peyniri ve Ezine peyniri. 15 çeşit peynirimiz ise coğrafi işaret almak üzere başvuru aşamasında bekliyor. Gerisi deyim yerindeyse sahipsiz.

E haliyle sahip çıkılmayan bir üründen para kazanmak da pek mümkün olmuyor.

Çünkü tarımda katma değer yaratmak ve markalaşmak adına bir politikamız yok.

Ama tam tersine elindeki tarımsal zenginliği iyi değerlendiren ülkeler sadece peynir değil bir çok tarım ürününü katma değerli hale getirerek ciddi markalar yaratıyor ve dünyaya ihraç ediyor.

İyi değerlendiremeyenler ise markalaşan şirketlere fason üretim yapmaya devam ediyor.

Küresel peynir pazarına yönelik bugünü ve gelecek beklentilerini paylaşan bu rapora değinmemizin sebebi eldeki potansiyel hakkında farkındalık yaratabilmek.

Zira gelecekte bu pastadan pay almanın yolu bugün yaptığınız plan ve oluşturduğunuz stratejiden geçiyor.

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
03 Mart 2017 Cuma, 19:36 Misafir Elinize Saglık güzel bir yazı olmus TESEKKÜRLER
Yukarı