Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Axa Group: Büyüme görünümü merkez bankalarını temkinli olmaya zorluyor

Axa Group: Büyüme görünümü merkez bankalarını temkinli olmaya zorluyor

  • Axa Group, küresel ekonomide büyüme görünümü ve enerji fiyatlarının, merkez bankalarını para politikası cephesinde temkinli olmaya zorldağını kaydetti.

Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin
Axa Group: Büyüme görünümü merkez bankalarını temkinli olmaya zorluyor
27 Temmuz 2026, 14:28 Güncelleme :

Matriks Haber’in paylaştığı rapora göre, ABD ile İran arasında imzalanan Mutabakat Zaptı'nın çökmesinin ardından petrol fiyatlarında yeniden görülen artış, enflasyon görünümü üzerinde baskı yaratırken, ekonomistler yıl sonuna doğru petrolün varil fiyatının 80 dolar seviyesine gerileyeceği beklentisini koruyor. Bu beklenti, mevcut saldırıların kapsamlı bir savaşa dönüşmekten ziyade müzakere sürecini yeniden şekillendirmeyi amaçladığı varsayımına dayanıyor.

"Çin'de gözler Politbüro toplantısında"

REKLAM

REKLAM

Çin ekonomisinde zayıf seyreden petrol ithalatının, Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması durumunda petrol fiyatları üzerindeki baskıyı sınırlayabileceği değerlendiriliyor. Benzer bir durumun 2026'nın ikinci çeyreğinde de yaşandığına dikkat çekiliyor.

Öte yandan, temmuz sonunda gerçekleştirilecek Politbüro toplantısı piyasaların odağında bulunuyor. Çin'de büyümenin ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 4,3'e gerilemesinin ardından, ekonominin yılın ikinci yarısında yeniden ivme kazanabilmesi için mali teşviklerin hızlandırılması gerektiği vurgulanıyor.

"ABD'de Fed'den Eylül'de faiz değişikliği beklenmiyor"

ABD ekonomisinde üçüncü çeyrekte tüketim harcamalarında yavaşlama beklenirken, yatırımların güçlü kalmaya devam edeceği öngörülüyor. Petrol fiyatlarındaki olası geri çekilme ve tarifelerdeki rahatlamanın yanı sıra, iş gücü piyasasında yeni bir sıkılaşma yaşanmaması durumunda hizmet enflasyonunun da kademeli olarak düşmesi bekleniyor.

Bu çerçevede ABD Merkez Bankası'nın (Fed) eylül toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağı tahmin ediliyor. Ancak yapay zekâ kaynaklı yatırımların enflasyonist etkileri, politika yapıcıların yakından izleyeceği başlıca risk unsuru olarak öne çıkıyor.

REKLAM

REKLAM

"Avrupa Merkez Bankası'ndan son bir faiz artışı sinyali"

Euro Bölgesi'nde ekonomik aktivitenin yılın ikinci yarısında kademeli olarak güçlenmesi bekleniyor. İyileşen iş dünyası beklentileri ve banka kredilerindeki toparlanmanın yatırımlara destek vermesi öngörülüyor.

Temmuz ayında faiz artırımına ara veren Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB), enerji fiyatlarının sınırlı etkisine rağmen yüksek seyreden hizmet enflasyonu nedeniyle eylül ayında son bir faiz artışına gitmesi bekleniyor. Analistler bu yaklaşımı "ölçülü sıkılaşma" olarak tanımlıyor.

"İngiltere Merkez Bankası bekle-gör politikasını koruyabilir"

İngiltere ekonomisi yılın ilk yarısında beklenenden daha güçlü bir büyüme performansı sergilese de, iş dünyası anketlerinden gelen zayıf yatırım sinyalleri ikinci yarıda ivme kaybına işaret ediyor.

Ülkede tüketici enflasyonunun son üç ayda üst üste beklentilerin altında gelmesi, yumuşayan iş gücü piyasası ve ücret artışlarındaki yavaşlama ile birlikte değerlendirildiğinde, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) bu yıl faizleri değiştirmemesi bekleniyor.

REKLAM

REKLAM

"Japonya'da faiz artışı beklentisi güçlendi"

Japonya'da İran kaynaklı jeopolitik gelişmelerin net etkisi enflasyonu yukarı taşıdı. Yenin değer kaybı bu baskıları artırırken, yatırım görünümünün belirsizliklere rağmen güçlü kalmaya devam ettiği belirtiliyor.

Bu gelişmeler doğrultusunda Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) ekim ayında 25 baz puanlık yeni bir faiz artırımına gitmesi bekleniyor.

"Asya'da yapay zekâ rüzgârı para politikasını etkiliyor"

Küresel yapay zekâ yatırımlarından kaynaklanan büyüme etkilerinin Güney Kore ve Tayvan'dan Güneydoğu Asya ekonomilerine de yayılmaya başladığı belirtiliyor.

Bölgede para politikasını sıkılaştırma eğilimi güçlenirken, Güney Kore Merkez Bankası'nın faiz artırımı için daha güçlü bir konumda olduğu değerlendiriliyor. Endonezya ve Filipinler'de ise ekonomik koşulların daha kırılgan olduğu ifade ediliyor.

Özetle, yükselen enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve enflasyonun seyri küresel merkez bankalarının kararlarında belirleyici olmaya devam ediyor. Fed ve BoE'nin beklemede kalması beklenirken, AMB ve BoJ tarafında ilave faiz artırımları masada bulunuyor. Çin'in uygulayacağı teşvik politikaları ise küresel büyümenin yönü açısından kritik önem taşıyor.