Goldman'ın Türkiye enflasyon analizinde 'enerji' vurgusu
-
ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye'de Ağustos ayı enflasyon verilerinin ardından yayımladığı raporda, enflasyonun ana ivmesinin mevcut seviyelerde geniş çaplı bir stabilizasyon gösterdiğini belirtirken, yüksek enerji fiyatlarının risk oluşturduğunu vurguladı.
Goldman Sachs analistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından hazırlanan raporda; iç talepteki zayıflamanın dezenflasyonu desteklediği, ancak yükselen enerji fiyatlarının yıl sonu için öngörülen yüzde 29’luk enflasyon tahmini üzerindeki yukarı yönlü riskleri artırdığı belirtildi.
Goldman Sachs analizinde, Ağustos ayında yıllık enflasyonun Mayıs ayındaki yüzde 31,8 seviyesinden yüzde 31,5’e gerilediği, bu tablonun piyasa konsensüsüne (yüzde 31,6) yakın, bankanın kendi beklentisinin (yüzde 31,9) ise hafif altında kaldığı hatırlatıldı.
REKLAM
REKLAM
Aylık bazda manşet ve çekirdek enflasyonun mevsimsellikten arındırılmamış verilerle yüzde 1,8 seviyesinde sabit kaldığı aktarıldı.
Bankanın mevsimsellikten arındırılmış hesaplamalarına göre, 3 aylık hareketli ortalamalar bazında çekirdek enflasyon momentumu yüzde 1,8 civarında yatay seyrini koruyor.
Hizmet sektöründeki fiyat artış ivmesinin de bu seviyelere gerileyerek genel trendle yakınlaştığı, ancak daha fazla gevşeme sinyali vermediği vurgulandı.
Yıl sonu beklentileri
Raporda, 2026 yılı genelinde iç talepte gözlenen zayıflamanın sürmesi halinde dezenflasyon sürecine katkı sağlamaya devam edeceği kaydedildi.
REKLAM
REKLAM
Buna karşın, küresel ve bölgesel gelişmelerle tırmanan enerji fiyatlarının bu olumlu etkiyi telafi edebileceği ve Goldman Sachs’ın yıl sonu için koruduğu yüzde 29 seviyesindeki yıllık enflasyon tahminini yukarı yönlü riske attığı ifade edildi.
Enflasyonun ana eğiliminde henüz belirgin bir aşağı yönlü kırılmanın gerçekleşmemesi ve enerji maliyetlerindeki artış riski karşısında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkı para politikası duruşunu koruması bekleniyor.
Banka analistleri, mevcut enflasyon dinamikleri ve risk dengesi ışığında TCMB’nin politika faizini yakın dönemde sabit tutmaya devam edeceğini öngörüyor.