Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Sakarya ve Dilovası’na 150 milyon dolarlık paslanmaz çelik yatırımı

Sakarya ve Dilovası'na 150 milyon dolarlık paslanmaz çelik yatırımı

  • Nikel Paslanmaz, toplam 150 milyon doları aşan üç büyük yatırımla hem üretim kapasitesini artırmaya hazırlanıyor.

Sakarya ve Dilovası’na 150 milyon dolarlık paslanmaz çelik yatırımı
06 Mayıs 2026, 11:04 Güncelleme :

Nikel Paslanmaz, toplam 150 milyon doları aşan üç büyük yatırımla hem üretim kapasitesini artırmaya hazırlanıyor.

Şirketin büyüme stratejisinin merkezinde yatırımların yer aldığını belirten Nikel Paslanmaz Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, 2026 yılı için tüm zorlu koşullara rağmen yüzde 30 büyüme hedeflediklerini açıkladı. Paslanmaz çelikteki gümrük ve antidamping uygulamalarına da dikkat çeken Yalgın, ham maddeye uygulanan yüzde 12 gümrük vergisi zaten başlı başına ciddi bir yük iken bunun üzerine gelen uygulamaların sanayinin rekabet gücünü daha da zorladığını vurguladı ve Türkiye’de entegre paslanmaz çelik üretiminin artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirtti.

Türkiye'de biri Kocaeli Dilovası'nda biri de Sivas'ta olmak üzere iki fabrika ile faaliyet gösteren Nikel Paslanmaz Çelik'in Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, şirketin yatırım planlarını, sektörün mevcut durumunu ve Türkiye’de paslanmaz çelik üretimine yönelik stratejik hedeflerini paylaştı. Türkiye’nin ikinci büyük paslanmaz çelik servis merkezi ve ihracatçısı konumunda bulunan şirket, yeni yatırımlarla hem kapasitesini artırmayı hem de küresel ölçekte büyümeyi hedefliyor.

2025 yılında yaklaşık 200 milyon dolar konsolide ciroya ve 70 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirten Yalgın, 2026 yılı için tüm zorlu koşullara rağmen yüzde 30 büyüme hedeflediklerini açıkladı. Yalgın, “Bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmelerin ardından yeniden inşa sürecinde paslanmaz çeliğe olan talebin artacağını öngörüyoruz. Bu da büyüme hedeflerimizi destekleyecek önemli bir unsur.” dedi.

‘Türkiye’de entegre üretim artık kaçınılmaz’

Türkiye’de paslanmaz çeliğin entegre olarak üretilmediğine dikkat çeken Yalgın, sektörün en kritik ihtiyaçlarından birinin bu alandaki yatırım olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin paslanmaz çelik tüketiminde dünyada önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Yalgın, dünyada en çok paslanmaz çelik kullanan 9’uncu ülke olduğumuzu ifade etti. Yıllık yaklaşık 700 bin tonluk ithalata işaret eden Yalgın, “Bu rakamların 1 milyon ton seviyesine ulaşması halinde Türkiye’de entegre bir paslanmaz çelik tesisinin kurulması ekonomik olarak mümkün hale gelecek. Biz şu anda Türkiye olarak paslanmaz çeliği ülkemizde üretmiyoruz ama tüm amacımız o. Türkiye'de entegre bir paslanmaz çelik üretimi sağlamak istiyoruz. Bu nedenle rakamlar artsın da Türkiye artık iyice sıfırdan paslanmaz çelik üretimi yoluna girsin diye tüketicilere, kullanıcılara her türlü imkanı sağlıyoruz. Şu anda o rakamların çok yakınındayız artık. Ancak bu çok büyük bir yatırım ve bir entegre tesis için gerçekten çelik sektörünün önde gelenlerinin bir araya gelmesi lazım. Mevcut koşullarla Türkiye'de bir kişinin kolay kolay altından kalkabileceği bir yatırım değil." ifadelerini kullandı.

Antidamping ve gümrük vergileri sanayiyi zorluyor

Paslanmaz çeliğin birçok sektör için temel ham madde olduğunu hatırlatan Yalgın, mevcut gümrük vergileri ve antidamping uygulamalarının sanayi üzerindeki etkisine dikkat çekti. “Ham maddeye uygulanan yüzde 12 gümrük vergisi zaten başlı başına ciddi bir yük ve paslanmaz çelik kullanan tüm sektörlerin rekabetçiliğini etkiliyor. Bunun üzerine gelen antidamping uygulamaları, özellikle paslanmaz kullanan sektörlerin rekabet gücünü daha da zorluyor, bu tür maliyet artışları zincirleme şekilde tüm üretim ve tüketim süreçlerine yansıyor.” diyen Yalgın, beyaz eşya ve endüstriyel mutfak gibi sektörlerde ihracat düşüşlerinin bu etkinin somut göstergesi olduğunu belirtti. Yalgın, ideal senaryonun gümrüklerin sıfırlanması olduğunu ifade etti.

Üç büyük yatırım yolda

Nikel Paslanmaz, büyüme stratejisi kapsamında üç önemli yatırımı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu yatırımların merkezinde Türkiye’de kurulacak üretim tesisleri yer alıyor.

En büyük yatırımın, Sakarya Ferizli’de hayata geçirilecek yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki entegre paslanmaz çelik çubuk üretim tesisi olduğunu belirten Yalgın, “Ergitmeden döküme, sıcak ve soğuk işlemlerden yüzey işlemlerine kadar tüm süreçleri kapsayan bir tesis kuruyoruz. 2028 sonunda devreye almayı hedefliyoruz.” dedi.

Bunun yanı sıra, yıllık 40-50 bin ton kapasiteli ve yaklaşık 50 milyon dolar yatırım bedeline sahip yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisinin de 2027 sonunda Dilovası'nda devreye girmesi planlanıyor.

Yurt dışı yatırımları kapsamında ise İngiltere’nin Manchester/Burnley bölgesinde 4 milyon dolar seviyesinde bir yatırımla 50 bin ton kapasiteli bir paslanmaz çelik servis merkezi kurulacak. Bu merkez, müşterilerin özel ölçü ve yüzey taleplerine hızlı yanıt verecek şekilde konumlandırılacak.

İngiltere de Burnley dışında Londra da, Azerbeycan/Bakü, Kazakistan/Almatı, Kuzey Mekodenya/Üsküp bölgelerinde aktif olarak depoları ve 100’ü aşkın personel ve satış ekibi ile faaliyet gösteren firma bu bölgelerde de servis merkezi yatırımlarını geliştirmeyi planlıyor.

Şirketin özellikle paslanmaz çelik boru üretiminde önemli bir başarı yakaladığını belirten Yalgın, “Geçmişte tamamen ithal edilen dikişli paslanmaz boru ve profil ürünlerinde bugün ithalatı neredeyse sıfırlama noktasına geldik. Sektördeki diğer firmalarla birlikte 60 milyon dolarlık ithalatın önüne geçtik. Hatta üretim fazlamızı ihraç ediyoruz.” diye konuştu.

Avrupa’daki daralmayı gördü, yeni pazarlara açıldı

İhracatta Balkanlar, Kuzey Afrika ile Güney Amerika’nın öne çıktığını belirten Yalgın, özellikle uzun ürün grubunda artan talep nedeniyle Güney Amerika pazarına odaklandıklarını ifade etti. Avrupa pazarında ise kota ve tarife engelleri nedeniyle daralma yaşandığını belirten Yalgın, “Geçmişte ihracatımızın yüzde 80’i Avrupa’ya yapılırken bugün bu oran yüzde 20 seviyelerine geriledi. Bu nedenle alternatif pazarlara yönelimimizi hızlandırdık.” dedi.

Amerika kıtasındaki büyüme planlarına da değinen Yalgın, Brezilya ile başlayan sürecin ABD’ye yapılacak boru ihracatıyla devam edeceğini ifade etti. Batı Afrika’nın da odak pazarlar arasında yer aldığını belirten Yalgın, yurt dışı depo yatırımlarının bu bölgelerde doğrudan ihracatı desteklediğini söyledi.

‘Yatırım yapmazsanız düşersiniz’

Zorlu ekonomik koşullara rağmen yatırımlara devam etme kararlılıklarının altını çizen Yalgın, “Bu iş bisiklete binmek gibi; durduğunuz anda düşersiniz. Biz güçlü kadromuza ve bilgi birikimimize güvenerek yatırımlarımıza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Finansman problemi çok önemli

Mevcut ekonomide sanayicinin en önemli problemlerinden birinin yüksek maliyetli finansman olduğuna işaret eden Yalgın, "Bankalar kredi verecek güvenilir sanayici bulmakta çok zorlanacaklar. Ama güvenilir sanayici de artık bu parayı bu maliyetlerle kullanmak istemiyor. Bu dönemde ana sorunlardan biri, özellikle de küçük firmalar için finansa ulaşımın zorluğu. Ama 'biz küçük firma değiliz, bize ne' diyecek bir halimiz yok çünkü bizim küçük ve çok değerli müşterilerimiz de var. Dolayısıyla onların refahı bizim refahımız. İkinci problem bu zor ulaşılan finansın pahalılığı, üçüncüsü de işçilik maliyetlerinin dolar bazında çok yükselmesi. Şu anda bizim sektörde işçi başına maliyetler neredeyse yüzde 40 artış gösterdi." diye konuştu.

Yalgın, ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle tedarik problemi yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bir soru üzerine, "Bir kesinti olmadı ama navlunlarda ciddi bir artış oldu. Bunun yanında nikel madenine bazı kotalar getirildi ve bir fiyat yükselişi oldu. Şu an bu şekilde etkileniyoruz ama lojistik, ham madde ve tedarik zincirinde bir sıkıntı yaşamıyoruz. Ama tabii yavaşlamalar var. Yine Türkiye'ye bir şekilde ulaşabiliyor fakat İngiltere, diğer bölgeler ve Avrupa'ya biraz daha uzun tutuyor. O aşamada da biz Türkiye olarak biraz daha avantajlı duruma geçtik." ifadelerini kullandı.