Advertisement

Beyaz Saray, Biden ile Şi arasında bugün gerçekleşen ve 2 saat 17 dakika süren telefon görüşmesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Söz konusu görüşmenin, ABD ile Çin arasındaki iletişimin sürdürülmesi ve derinleştirilmesi kapsamında gerçekleştiğine işaret edilen açıklamada, iki liderin en son 18 Mart'ta bir telefon görüşmesi yaptığı anımsatıldı.

Görüşmede, ikili bölgesel ve küresel konuların ele alındığına işaret edilen açıklamada, Biden ve Şi'nin, özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve sağlık güvenliği konusundaki meselelerin takibi konusunda ekiplerini görevlendirdiği aktarıldı.

Açıklamada, Biden'ın Tayvan konusunda ABD'nin politikasının değişmediğini vurguladığı belirtildi. Ayrıca ABD'nin, Tayvan Boğazı'nda statükonun tek taraflı değiştirilmesine ve buradaki barış ve istikrarın baltalanmasına yönelik girişimlere şiddetle karşı olduğunun altı çizildi.

Şi'den Biden'a "Tayvanda yabancı müdahalesini kabul etmeyecekleri" mesajı

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Tayvan'a yapacağını açıkladığı ziyaret, iki ülke arasında son dönemde gerilime yol açmıştı. Çin devlet medyası Şi'nin Biden'a , "Ateşle oynayanlar sadece yanacak. ABD'nin bunu açıkça görebildiğini umuyoruz." dediğini aktardı.

Çin Devlet Başkanı, ABD'ye "tek Çin" ilkesine ve ABD-Çin diplomatik ilişkilerinin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki taahhütlerine, hem sözde hem de eylemde bağlı kalma çağrısında bulundu.

Çin-ABD ilişkilerini "stratejik rekabet" kavramıyla tanımlamanın ve Çin'i "en büyük rakip" ve "uzun vadeli en büyük tehdit" olarak yorumlamanın, Çin-ABD ilişkilerini yanlış anlamak ve Çin'in kalkınmasını yanlış okumak anlamına geleceğini vurgulayan Şi, "Değişim ve düzensizlikle karlı karşıya olan dünyada, uluslararası toplum ve dünya halkları Çin ve ABD'den, dünya barışını ve istikrarını korumayı, küresel kalkınmayı ve refahı teşvik etmesini bekliyor. Çin ve ABD'nin iki büyük güç olarak sorumluluğu bu olmalı." ifadelerini kullandı.

Çin ve ABD'nin; makro ekonomi politikalarının eş güdümü, küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarının sağlanması ve küresel enerji ile gıda güvenliğinin korunması gibi önemli konularda iletişimi sürdürmesi gerektiğine dikkati çeken Şi, "Tedarik zincirlerini kesmek ve ekonomik bağları koparmak gibi ekonominin yasalarına aykırı hareketler, ABD ekonomisini güçlendirmeyeceği gibi dünya ekonomisini daha kırılgan hale getirecektir." değerlendirmesinde bulundu.