Taş üstünde taş kalmayan köy: Mongoli
-
Pakistan'da depremin etkisi ile taş üstünde taş kalmayan Mongoli köyünde, imkansızlıklar nedeniyle enkaz kaldırma ve imar çalışmaları yapılamıyor; depremin üzerinden bir aydan fazla süre geçmesine karşın yıkıntılar olduğu gibi duruyor
Pakistan'da eylülde meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin merkez üssü Avaran bölgesinin Mongoli köyünde yaralar halen sarılmayı bekliyor.
Depremin üzerinden bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen köyde sarsıntının neden olduğu tüm izler ilk günkü gibi duruyor. Köye giden yolların durumunun son derece kötü olması ve bölgede zaman zaman yaşanan ayrılıkçı Belucistan Kurtuluş Ordusu'nun (BLA) saldırıları nedeniyle yardımlar kısıtlı düzeyde kalıyor.
Sarp dağların ardından ancak askeri eskortla varılabilen köyde depremzedeler, güç koşullarda yaşamını sürdürüyor. Köyde, malzeme yetersizliği nedeniyle enkaz kaldırma ve imar çalışmaları yapılamıyor.
Gazeteciler, güvenlik kaygısı nedeniyle bölgeye ancak Pakistan ordusundan aldıkları özel izinle girebiliyor. Bölgeye, en yakın büyük şehir Karaçi'den 7 saatlik zorlu bir yolculuğun ardından ulaşılabiliyor.
Askeri yetkililer, nüfus yoğunluğunun düşük olmasına karşın Avaran'dan Huzdar ilçesine kadar tüm köylerin depremin en fazla etkilediği bölge olduğunu söylüyor. Köylüler, çaresizlikler içerisinde çadırlarda ve "kotik" denilen bambudan yapılan barınaklarda yaşamlarını sürdürmeye çalışırken, yaklaşan kış şartları halkı düşündürüyor.
Belucistan'ın Pakistan'dan ayrılmasını savunan Belucistan Kurtuluş Ordusu (BLA) ise depremin gerçekleştiği bölgede zaman zaman askeri hedeflere saldırılar düzenliyor. İran ve Pakistan topraklarında Beluç devleti kurmayı amaçlayan BLA örgütünün saldırı tehdidi nedeniyle yardımlar ancak Pakistan ordusu aracılığıyla koordine ediliyor.
- Mongoli'de atan minik yürekler-
Mongoli köyünün çocukları ise yaşadıkları yıkımın gölgesinde oyunlarını oynamaya devam ediyor. Kimisinin yıkıntılar arasında lastik çevirerek vakit geçirdiği, kimisinin ise kriket oynadığı Mongoli köyünde çocuklar, enkaz tozuna boyanmış çıplak ayakları ile hayatlarına devam ediyor.
Oyun oynama çağını geride bırakanlar ise başlarında taşıdıkları su tencereleri ile toprak kalıntılarının arasında ailelerine yardım ediyor. Yaşça büyük olanların kardeşlerine baktığı köyde, kuyu çeşmelerinin başına gelip eve su taşımak yine minik bedenlerin günlük işleri arasında yer alıyor.
Ev işlerine yapılan yardımın ardından güneşin batmasıyla köydeki sessizliği, oyun oynayan çocukların sesi bozuyor.
Köyde ibadet ise halen enkaz halindeki mescidin kalıntıları içerisinde yapılıyor. Tahta kapısının çöktüğü, duvarlarının yıkıldığı köy mescidi kullanılmaya devam ediliyor. Cami ve okulları tamamen yıkılan köylüler, yeniden yapmak için imkan bulunmadığını söylüyor.