Gizem Öztok Altınsaç

Enflasyon Tek Haneye Düşer Mi?

3-4 aylık vadede enflasyon da tek haneye iner, 12 aylık cari açık da sıfırlanır. Asıl sormamız gereken, her ikisi de o seviyelerde kalır mı. Kalması zor maalesef, çünkü her ikisi de döngüsel, yapısal değil. Hesaplamaya bakarsak.

Enflasyon Eylül Ekim’de nasıl tek haneye düşer. Sanırım bunu tüm meslektaşlarım da hesaplıyordur. Mayıs itibari ile 12 aylık enflasyonumuz %18.7 seviyesinde. 2018 yılının Ağustos ayında yaşadığımız kur şoku sebebiyle, Ağustos Eylül Ekim aylarında aylık enflasyonlarımız çok yüksek gerçekleşti. Sadece bu üç aydaki toplam enflasyon 11.3 puan. Oysa ki son 10 yıl, aynı üç aydaki toplam ortalama enflasyonumuz 2.5-3 puan arasında. Aradaki fark 8 puana yakın. TL’de önemli bir değer kaybı yaşamadığımız takdirde, matematiksel olarak Eylül Ekim 2019 itibari ile, kur geçişkenliği bitiyor, ve enflasyon önceki normallerine dönüyor. Yıllık enflasyon hesabından 11 puanı çıkarıp yerine 3-4 puan koysanız dahi, yaklaşık 7 puanlık düşüş anlamına geliyor. Daha temkinli bir hesap yaparsak 6 puan düşelim. %10 seviyesinde bir yıllık enflasyona baz etkisi kaynaklı, matematiksel olarak çok rahat erişiyoruz.

Sorun şu ki, enflasyon pek o seviyelerde kalamıyor. Çünkü geçen yıl Kasım Aralık’ta da eksi aylık enflasyonlar görmüşüz, bu da aksi şekilde aleyhimize. 2019’u muhtemelen %14-15 civarı bir rakamla tamamlıyor olacağız.

Enflasyonda üç temel sorunumuz var. Gıda, kur geçişkenliği ve atalet (geriye dönük fiyatlama). Kur geçişkenliği, TL sakin kalırsa, denklemden çıkıyor. Elimizde gıda ve atalet problemi kalıyor. Gıdayı kısa vadede çözmemiz şu aşamada çok olası gözükmüyor çünkü atılması gereken adımları atmadığımız gibi, Türkiye’de tarım sektörünün toplam üretimdeki payı 7-8 yıl önce %10’larda iken artık %6’lara düşmüş durumda. Yapısal problemler birikmiş, ulaştırma taşıma depolama vs.. Özetle gıda sorunu bir süre daha bizle. Atalet yani geriye dönük fiyatlama sorununa gelirsek. Bu, hem gıda hem kur geçişkenliğine kıyasla mücadele etmesi çok daha zor bir sorun. Beklentileri uzun bir dönem, 3-4 yıl ödün vermeden çok iyi yönetmeniz ve kamuyu enflasyonun düşeceğine ikna etmeniz gerekir ki fiyatlamalar geriye dönük olmasın. Yani insanlar geçmiş enflasyona bakarak gelecek enflasyona dair fiyatlama yapmasın. Özellikle işveren ve üreticiler. Türkiye 2001 sonrasında bu konuda çok büyük emekler vermiş, başarılı da olmuştur. Burada da sadece çok iyi dizayn edilmiş bir para politikası yeterli olmaz, maliye politikanızı da para politikasına eşgüdümlü götürmeniz ve ödün vermemeniz gerekir. Ancak bu disiplin ortaya konursa, enflasyon konusunda kamuyu ikna edebilir ve beklentileri yönetebilirsiniz. Bu aşamadan sonra toplumu enflasyon konusunda ikna için sözel yönlendirmeden ziyade gerçekleşmeler ve icraat devreye girecektir.

Özetle enflasyon 3-4 aya baz etkisi kaynaklı tek haneye düşebilir ama orada kalması zor, yeniden %13-14’e geliriz. 2013’ten sonrasında, yanlış politikalar sonucunda, enflasyonun yapısı özellikle atalet faktöründen dolayı bozulmaya başlamıştır. Asıl test de %13-14’leri kırmakta zorlandığımızda başlayacaktır muhtemelen.  

Bu sebepten piyasa beklentilerine de baktığımız da, hem yıl sonu enflasyon beklentileri %14-15’lerde,  hem de 12 ay sonrasının enflasyon beklentileri de halen çift hane.

Olumlu taraftan bakarsak, bu dönemde Türkiye’nin lehine olan gelişme, tüm dünyada yeniden bir parasal gevşeme evresine giriliyor olmasıdır. Ve tüm dünyada faiz indirimleri de devrede. Yaz aylarında ve sonbaharda enflasyonun hızla düşecek olması da TCMB’nin elini kolaylaştırıp faiz kararına yansıyacaktır. Piyasada tekrar canlanan, 2019 için ortalama 300-350 baz puan faiz indirimlerinin arkasında da öncelikle TL’de son dönemde yaşanan değer kazancı, ardından enflasyonda yaptığımız bu matematiksel hesap yatmakta. Dolayısıyla enflasyon hızlı düşüyor diyerek rehavete kapılmamamız lazım, ki bu hataları geçmişte çok yaptık ve olumsuz sonuçlarını da gördük. Enflasyonun ana trendinde, yapısal bozulma olduğunu, bunun da düzelmediğini ve %13-14 seviyelerini kalıcı olarak kırmanın bu sebepten de zor olduğunu bilerek politika dizayn etmemiz gerekiyor.

 

Yukarı