TVRadyo
İrfan Donat
İrfan Donat

TİM tarım raporu (2)

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM), tarım ve gıda sektörüne yönelik yayımladığı raporda öne çıkan başlıkları paylaşmaya devam ediyoruz.

Raporda, dünya tarım-gıda sektöründe gündem ve değişime paralel olarak, Türkiye’nin çeşitli açılardan dünyadaki yeri, üretim ve verimlikteki eğilimler ile politikalardaki gelişmeler üzerinde duruluyor.

Raporda, Türkiye dikkate alınarak tarım ve gıda sanayiindeki şu değişimlere dikkat çekiliyor:

1- Yüksek teknoloji içeren girdi kullanımı artmaya devam edecek;

2- Tedarik zincirinde gelişim yapıyı değiştirdi: Çiftçiden perakendeye uzanan zincirde tüketicinin belirleyici ağırlığı arttı ve sözleşmeli ilişkiler; dökme mallar yerine, yüksek katma değerli ürünlerin (farklılaştırılmış mallar) ticareti artıyor;

3- Politikalar ve gıda arz zinciri: Gelişmiş ülkeler, 1930’lardan kalma 'piyasalar çiftçilere yeterli ve istikrarlı gelir sağlamaz' anlayışına dayanan politikalardan vazgeçiyor.

Ürüne özel politikalara bakış açısının yenilenmesi ve tüm gıda üretim zincirini dikkate alması gerektiği savunulan raporda, “Bu zincir girdi temininden başlayıp, üretim şekli, üretkenlik, hasat ve hasat-sonrası teknolojiler, işleme ve pazarlamayla devam edip, tüketimde sona eriyor. Zincirin tersine, yani tüketimden geriye doğru işleyişi gelişmekte olan ülkelerde bile yoğunluk kazanıyor. Tüketim üretimi belirler hale geliyor” ifadeleri dikkat çekiyor.

TİM'in raporunda bir de uyarı var: “Tarım ve gıda sektörü, bir yandan geleneksel ihraç ürünlerinden meyve, sebze ve sert kabukluların ihracatını artırırken, işlenmiş gıda sanayii ürünleri ihracatını da küçük adımlarla da olsa artırmayı başarmıştır. Küçük adımların büyümesi gerekmektedir, aksi durumda Türkiye hızla değişen dünya tarım-gıda dış ticaretinde bulunduğu pozisyonu kaybedebilir.”

Raporda, “Tarım-Gıda ve Dış Ticaret” başlığı altında gözlem ve öneriler de yer alıyor.

İşte öne çıkan gözlemler ve öneriler:

Gözlem: Dünya tarım ticaretinde etkili bir taraf olmayı sürdürmek için bir tarafta Çin ve Hindistan gibi emeğin bol ve ucuz olduğu, diğer taraftan ABD ve AB gibi teknolojinin yüksek olduğu ülkelerle rekabet etmek zorundayız. Göreli olarak ne kalifiye emeğin bol ve ucuz olduğu ne de ileri teknoloji kullanan tarımımızla rekabet gücümüzü sürdürmemiz kolay değil.

Öneri: Halen göreli avantajımız olan ürünlerin dışında katma değeri yüksek gıda ürünlerinin belirlenmesi ve kıt olan destek kaynaklarının bu ürünlere yönlendirilmesi, bu alanda ucuz girdi ithalatının bile desteklenmesi ile dünya pazarlarında rekabet etmemiz ve kalıcı yer edinmemiz mümkündür.

Gözlem: Dünya tarım ve gıda dış ticaretini az sayıda dev kontrol ediyor. Türkiye tarımsal üretim değerinde dünyada yedinci olmasına rağmen çok sayıda küçük ihracatçı ve ithalatçı ile az sayıda güçlü şirketin karşısına çıkıyor.

Öneri: Dünya dökme mal ticareti 4 şirketin kontrolündedir. Bu mallarda zaten iddialı değiliz. Gıda tarafında ise çok uluslu şirketlerin hakimiyeti yaygındır. Süper market zincirleri de resme dahil edildiğinde tarımgıda değer zincirinde yer edinmenin önemi anlaşılıyor. Politikaları Türkiye’nin tarımsal üretimini sadece miktar olarak değil istenen standartlara uygun hale getirmeye ve kalitesini artırmaya odaklamak gerekiyor. Aksi durumda fındık ve benzeri özel ürün, taze sebze meyve ihracatıyla yetinmek zorunda kalırız.

Gözlem: Ülkeler geliştikçe ve küresel gıda ekonomisinin parçası oldukça bir taraftan gıda seçenekleri zenginleşip, bulunabilirlik tüm yıla yayılırken, diğer taraftan da gıda güvenilirliği sorunları çeşitlenmekte ve çözümü zorlaşmaktadır.

Öneri: Küreselleşmeyle beraber karmaşık bir hal alan 'gıda güvenilirliği' sorunu milli sınırları aşmış, uluslararası bir sorun haline gelmiştir. Dünyanın bir köşesindeki sağlık sorunu kısa zamanda başka bölgeler yayılabilmektedir. Aynı şekilde gıda güvenilirliği gıda zincirinin tarladan, tüketiciye tüm aşamalarına kolaylıkla yayılabilmektedir. Küresel nitelikteki gıda güvenliği sorunun çözümü için hem gıda zinciri katmanları hem de uluslararası bilgi akışı, işbirliği ve ortak tedbirler kaçınılmazdır.

Gözlem: Türkiye’de tarım istatistiklerinin çeşitliliği artmamış ve niteliği yükselmemiştir.

Öneri: Ülkeler geliştikçe istatistikleri çeşitlilik kazanır ve nitelikleri yükselir. Tarım istatistikleri yıllardır yerinde saymaktadır. Tarım sayımı en yakın zamanda tamamlanmalı, bir kerelik, geçici düzeltmeler yerine sayım sonuçlarına göre istatistiklerde tutarlılığı sağlamak için köklü değişiklikler toptan yapılmalıdır. Niteliksiz istatistiklerle politika tasarımı, geliştirilmesi, uygulanması ve etki değerlendirmesi sağlıksız olur.

Gözlem: Tarım politikasının kağıt üzerinde sosyal ve ekonomik pek çok amacı var. Bütçe kaynakları bu çok sayıda amaçlar doğrultusunda ya da amaçsız bir biçimde gıda tedarik zincirinin değişik aşamalarında, çeşitli araçlarla (girdi destekleri, ürün destekleri, altyapı destekleri, ihracat, ithalat engelleri vb.) herkese biraz sübvansiyon yaklaşımıyla sığ ve genelde dengesiz olarak dağıtılmaktadır.

Öneri: Tarım politikasının amaçları ve hedef kitlesi (üretici, tüketici, ürün, işletme türü vb.) belirlenmeli ve kaynaklar öncelik sırası belirlenmiş amaçlara göre dağıtılmalıdır. Desteklerin gıda tedarik zincirinin hangi halkasına verileceği bir optimizasyon sorunudur. Amaç, araç ve kısıtların doğru belirlenmesi ile çözülebilir. Amaç azami gelir yaratmak ise ileri veya geri bağlantısı en yüksek halkaya destek vermek, üretici gelirinin artırılması ise doğrudan gelir desteği en optimal yol olabilir. Tarımsal destek politikalarının temel hedeflerini net olarak tanımlamadan veya amaç setine her şeyi koyarak bu sorunun çözümü olanaksızdır.

Gözlem: Tarım politikaları geleneksel olarak üretim ve üretici odaklı olmuştur. Oysa değişen tarım ve gıda sisteminde etkileme zinciri tersine işlemeye başlamış ve tüketicilerin tercihleri tarımsal üretimin nitelik ve niceliğini belirler hale gelmiştir.

Öneri: Tarım sektörünü ekonomik olarak geliştirmeyi amaçlayan tarım politikalarının, üreticiler kadar, sektörün ileri ve geri bağlantıları olan girdi sağlayıcıları ve tarım ürünü talep edenler ile ilişkilendirilmesi gerekir. Gıda değer zincirindeki konumlarını sağlamlaştıracak ve zincirdeki payları artıracak önlemler alınmadığı takdirde, çiftçilere yapılacak destek ödemeleri çiftçilerde kalmaz.

TİM'in raporunda tespitler kadar tarıma yönelik çarpıcı veriler de var.

Onu bir sonraki yazımızda paylaşacağız.

NOT: Yazının ilk bölümüne linkten ulaşabilirsiniz: http://www.bloomberght.com/yorum/irfan-donat/1995198-tim-tarim-raporu-1

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com





Yukarı