Alan Greenspan'in en çok eleştirilen kararları
-
Alan Greenspan, her ne kadar görev süresi boyunca "Maestro" olarak anılsa da, özellikle 2008 küresel finansal krizinin ardından ekonomi yönetimi ve kararları çok sert eleştirilerin odağı haline geldi. İşte Greenspan'in en çok konuşulan kararları...
1. 11 Eylül sonrası faizleri çok uzun süre çok düşük seviyede tutması
2001 yılındaki 11 Eylül terör saldırıları ve Dot-Com balonunun patlamasının ardından Greenspan, ABD ekonomisini resesyondan korumak için politika faizini %1 seviyesine kadar indirdi. Ancak asıl eleştiri konusu faizi indirmesi değil, ekonominin toparlanmaya başladığı dönemde bile faizleri bu tarihi düşük seviyede yaklaşık bir yıl boyunca sabit tutması oldu. Bu karar, piyasada aşırı ucuz likidite bolluğu yaratarak konut (mortgage) balonunun şişmesine neden olan en büyük tetikleyici olarak kabul edilir.
2. Finansal türev ürünlerin denetlenmesine karşı çıkması
Sıkı bir serbest piyasa savunucusu olan Greenspan, Wall Street'in geliştirdiği karmaşık finansal türev ürünlerin devlet tarafından denetlenmesine ve kısıtlanmasına her fırsatta karşı çıktı. Finansal inovasyonların riskleri kendi kendine dağıtacağını savundu. Bu denetimsizlik, bankaların risk profili çok düşük olan kişilere bile devasa konut kredileri dağıtmasına ve bu "toksik" kredilerin paketlenerek tüm küresel sisteme satılmasına yol açtı.
3. "Ahlaki Tehlike" yaratması: Greenspan Put
Piyasalar her sarsıldığında Fed'in likidite enjekte ederek borsaları kurtarma eğilimi (Greenspan Put), kamuoyunda ve finans dünyasında tehlikeli bir alışkanlık yarattı. Yatırımcılar, "Nasıl olsa çok büyük zararlar edersek Greenspan gelip bizi kurtarır" düşüncesiyle normalde almayacakları kadar büyük ve agresif riskler almaya başladılar. Bu durum, finansal sistemde disiplinin kaybolmasına ve yapay olarak sürekli büyüyen spekülatif balonların oluşmasına neden oldu.
4. Ayarlanabilir faizli konut kredilerini (ARM) teşvik etmesi
Greenspan, 2004 yılında konut piyasası halihazırda hızla ısınırken yaptığı bir konuşmada, Amerikalı tüketicileri "ayarlanabilir faizli konut kredilerine" (Adjustable-Rate Mortgages) yönelmeleri konusunda cesaretlendirdi. Sabit faizli krediler yerine bu değişken faizli ürünlerin daha kârlı olabileceğini savundu. Ancak Fed faiz artırmaya başladığında, bu kredileri alan milyonlarca dar gelirli ailenin aylık ödemeleri bir anda katlandı; bu da konut piyasasındaki kitlesel temerrüt (batık kredi) dalgasını doğrudan başlattı.
5. Konut balonunu görmezden gelmesi ve "köpük" olarak nitelemesi
Greenspan, görev süresinin son yıllarında (2004-2005) konut fiyatlarındaki astronomik yükselişlere yönelik gelen uyarılara karşı uzun süre duyarsız kaldı. Finansal piyasalarda sistemik bir çöküş yaratacak bir "balon" olmadığını, sadece bazı bölgelerde ufak ve zararsız "köpüklenmeler" olduğunu iddia etti. Ekonomideki bu devasa riski vaktinde teşhis edip faiz veya regülasyon silahıyla frenlememesi, onun Fed tarihindeki en büyük basiret bağlanması vakalarından biri olarak kabul edilir.
Greenspan, 2008 yılında ABD Kongresi’nde verdiği ifadede, serbest piyasanın ve borç veren kurumların kendi kendilerini koruma yeteneğine olan inancında "bir hata bulduğunu" ve ideolojisinde ciddi bir sarsıntı yaşadığını kamuoyu önünde itiraf etmek zorunda kaldı.