Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Bloomberg'den NATO Zirvesi analizi: Trump, hedefler ve Tomahawk füzeleri

Bloomberg'den NATO Zirvesi analizi: Trump, hedefler ve Tomahawk füzeleri

  • Bloomberg'in Avrupa'dan sorumlu Kıdemli Jeoekonomi Analisti Antonio Barroso, NATO Zirvesi'ne ilişkin kapsamlı bir analiz hazırladı.

  • Analizde Avrupa'nın harcamalar konusunda Trump'ı ikna etmeyi amaçladığı, Avrupa'nın savunmasının da kademeli olarak Avrupa'ya bırakılacağı yönündeki hedeflere dikkat çekildi.

Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin
Bloomberg'den NATO Zirvesi analizi: Trump, hedefler ve Tomahawk füzeleri
07 Temmuz 2026, 16:35 Güncelleme :

ABD’nin müttefikleri, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesine tek bir öncelikli hedefle geldiler: ABD Başkanı Donald Trump ile savunma harcamaları ve İran savaşı konusunda bir gerginliğin yaşanmasını önlemek.

Bloomberg’in Avrupa’dan sorumlu Kıdemli Jeoekonomi Analisti Antonio Barroso, zirveye ilişkin analizinde, asıl sorunun, zirvenin Avrupa’nın savunma sorumluluğunun Avrupa hükümetlerine koordineli bir şekilde devredileceğinin sinyalini verip vermeyeceği — ya da sadece Washington’un desteklerini kısmasından kaynaklanan stratejik belirsizliği daha da derinleştirip derinleştirmeyeceği olacağını belirtti.

Bir Krizin Önlenmesi

Barroso’ya göre, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte son birkaç gündür Trump’ı ABD müttefiklerinin savunma harcamalarını artırdığına ikna etmeye ve İran konusundaki görüş ayrılıklarının etkisini en aza indirmeye çalışıyor. Değerlendirmeye göre, İran konusunda, ABD’nin NATO müttefikleri, kalıcı bir ateşkes sağlandığında Hürmüz Boğazı’nı açık tutmak için önerilen Fransa-İngiltere liderliğindeki çabalara işaret etmeye devam edecek.

Rutte’nin savunma harcamaları konusundaki halkla ilişkiler çabası, Trump ile yaşanabilecek ve ABD askerleri ile askeri varlıklarının Avrupa’dan daha fazla koordinasyonsuz şekilde çekilmesine yol açabilecek olası bir krizi önceden engellemeye çalıştığını gösteriyor.

Avrupalı müttefikler ayrıca, son G-7 zirvesinde elde edilen olumlu ifadelerin ardından Trump’ın Ukrayna ile müzakereler konusunda Moskova üzerindeki baskısını sürdürmesini de istiyor.

Rutte, Avrupa hükümetlerinin son bir yılda savunma harcamalarını önemli ölçüde artırdığı konusunda haklı. Ancak GSYH’nin %3,5’i olan temel savunma harcaması hedefini tüm ülkelerin tutturması pek olası gözükmezken %5’lik genel hedefin yakalamasından bahsetmeye bile gerek yok.

Harcamalardaki artışın, Avrupa’nın kendi savunması için daha fazla sorumluluk üstlenmesinin ötesinde ABD’ye de fayda sağladığı konusunda Trump’ı ikna etmeye çalışan Rutte, Avrupa’daki daha yüksek savunma harcamalarının ABD’de 195 bin kişiye istihdam sağladığını savundu.Buna rağmen veriler, Avrupa hükümetlerinin bu harcamaların büyük bölümünü yerli şirketlere yönlendirdiğini gösteriyor. Ancak Avrupalı ve Amerikalı şirketler arasındaki güçlü bağlar nedeniyle harcamaların bir kısmı yine ABD’ye akmaya devam edebilir.

Washington’ın, Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) ve Avrupa Savunma Sanayii Programı (EDIP) dahil olmak üzere Avrupa savunma girişimlerine ABD’nin katılımına getirilen sınırlamalara yönelik tekrarlanan eleştirileri de zirvede yeni bir gerilim noktası haline gelebilir.

Savunma Duruşu

Barroso, Washington’ı yatıştırmak amacıyla Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in de zirve öncesinde ABD şirketleriyle ortak silah üretimi arayışında olduğuna işaret etti ve şöyle devam etti:

Trump’a Avrupa ve Ukrayna’ya bağlı kalması için yeni bir gerekçe sunmanın ötesinde, bu girişim son dönemde ABD’nin aldığı kararların yaratabileceği kapasite boşluklarını kapatmayı da amaçlıyor. Bunlar arasında ABD askerlerinin geri çekilmesi ve Almanya’ya Tomahawk seyir füzeleri konuşlandırma planlarının iptal edilmesi de bulunuyor.

Avrupalı NATO hükümetleri, özellikle birçok müttefikin yerine koyamayacağı silah sistemlerinin Avrupa’dan çekilmesine yönelik ABD adımlarından rahatsızlık duyuyor. Washington ayrıca Avrupa’daki askeri konuşlanmasını altı ay sürecek bir incelemeye aldı ve bu süreç daha fazla azaltmaya yol açabilir.

Daha önce açıkladığımız gibi, daha geniş risk bu kararların Avrupa’nın kısa sürede dolduramayacağı kritik kapasite boşlukları bırakması ve bunun da bölgenin Rusya’yı caydırma yeteneğini zayıflatması. Yakın vadeli risk ise zirvede Trump ile ABD’nin NATO müttefikleri arasında yaşanabilecek bir çatışmanın bu süreci hızlandırması.

Kapasite Sorunu: Hız ve Teslimat

“Bu gelişmeler, NATO’nun savunma harcaması hedefi etrafındaki tartışmanın asıl meseleyi gözden kaçırdığını gösteriyor. Gerçek sorun, ABD’nin “NATO 3.0” yaklaşımını savunarak konvansiyonel savunmanın birincil sorumluluğunu Avrupalı müttefiklerine devretmeye çalıştığı bir dönemde, Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu askeri kabiliyetleri oluşturup oluşturamayacağı” denilen analizde şu beklentilere yer verildi:

Zirvedeki teknik görüşmelerin, artan savunma harcamalarının Avrupa’nın kendi savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenebilmesi ve Rusya’yı caydırabilmesi için gerekli askeri kabiliyetlere nasıl dönüştürüleceğine odaklanması bekleniyor.

Bu konuda ilk zorluk hız. Özellikle ABD’nin, NATO’yu savunmasız bırakabilecek şekilde asker konuşlandırmaları ve askeri varlıklar konusunda öngörülemez kararlar almaya devam etmesi halinde, Avrupa kritik kabiliyet açıklarını hızla kapatmak zorunda kalabilir.

İkinci zorluk ise uygulama. Artan savunma harcamaları sözleşmelere ve üretim artışına dönüşüyor olsa da Avrupa’nın savunma sanayisi hala oldukça parçalı bir yapıda. Ulusal sanayi öncelikleri, özellikle kısa süre önce başarısız olan Geleceğin Muharebe Hava Sistemi (FCAS) gibi büyük ortak savunma projelerinde, daha geniş stratejik hedeflerin önüne geçmeye devam ediyor.