Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler "Depreme karşı fiziksel ve finansal güvenceyi birlikte güçlendirmeliyiz"

"Depreme karşı fiziksel ve finansal güvenceyi birlikte güçlendirmeliyiz"

  • Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yılında, Türkiye'nin deprem gerçeğine karşı hazırlığının güvenli yapılaşmadan kentsel dönüşüme, sigortadan güçlü reasürans kapasitesine kadar bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin
"Depreme karşı fiziksel ve finansal güvenceyi birlikte güçlendirmeliyiz"
16 Ağustos 2026, 13:46 Güncelleme :

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yılında Türkiye'nin deprem gerçeğine karşı hazırlığının güvenli yapılaşmadan kentsel dönüşüme, sigortadan güçlü reasürans kapasitesine kadar bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirtti.

Yaşar, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, depremde hayatını kaybedenleri anarak, yakınlarını kaybeden ailelere başsağlığı dileklerini iletti.

17 Ağustos'un Türkiye için yalnızca büyük bir afet olmadığını, aynı zamanda deprem gerçeğiyle yüzleşilen ve afetlere hazırlık anlayışının yeniden değerlendirildiği önemli bir kırılma noktası olduğunu belirten Yaşar, şunları söyledi:

"Aradan 27 yıl geçti. Ancak o geceyi yaşayanların hafızasında 17 Ağustos hâlâ çok yakın. Kaybettiğimiz binlerce insanımızın acısını unutmadık. Onları anmanın en doğru yollarından birinin de yaşadıklarımızdan çıkardığımız dersleri geleceğe taşımak olduğuna inanıyorum."

REKLAM

REKLAM

17 Ağustos sigortacılık açısından da dönüm noktası oldu

Marmara Depremi'nin ardından Zorunlu Deprem Sigortası sisteminin kurulması, reasürans kapasitesinin güçlendirilmesi, hasar yönetimi süreçlerinin geliştirilmesi ve afet risk modellemelerine yönelik yatırımlar, Türkiye'nin afetlere karşı finansal hazırlığında önemli bir dönüşümü beraberinde getirdi.

Sigortanın yalnızca afet meydana geldikten sonra devreye giren bir tazminat mekanizması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yaşar, şöyle devam etti:

"17 Ağustos bize afetlerin yalnızca meydana geldikleri anda değil, gerçekleşmeden önce yönetilmesi gereken riskler olduğunu gösterdi. Sigortanın görevi hasarı ödemekle sınırlı değil. Asıl mesele, risk gerçekleşmeden önce finansal güvenceyi oluşturabilmek; afet sonrasında bireylerin, işletmelerin ve ekonominin yeniden ayağa kalkabilmesini sağlayacak kapasiteyi hazır tutabilmektir."

Yaşar, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin de bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, sigorta şirketleri ve DASK tarafından sağlanan tazminatların vatandaşların ve işletmelerin toparlanmasına ve ekonomik hayatın devamlılığına önemli katkı sağladığını ifade etti.

REKLAM

REKLAM

"Koruma açığını azaltmak zorundayız"

Türkiye'nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu hatırlatan Yaşar, olası Marmara depremine yönelik hazırlıkların yalnızca afet sonrasında gerçekleştirilecek müdahaleler üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Sigorta sektörünün bu alandaki temel sorumluluklarının sigortalılık oranını artırmak, güçlü reasürans kapasitesini korumak, risk modellemelerini geliştirmek ve Türkiye'nin koruma açığını azaltmak olduğunu belirten Yaşar, şunları kaydetti:

"Depremi engelleyemeyiz ama yaratacağı ekonomik ve sosyal kayıplara karşı çok daha hazırlıklı olabiliriz. Riskin mümkün olduğunca geniş bir tabana yayılması, afetin mali yükünün vatandaşın, işletmelerin ve kamunun üzerinde yoğunlaşmasını önler. Güçlü bir sigorta ve reasürans sistemi bu nedenle ülkemizin ekonomik dayanıklılığının temel unsurlarından biridir."

"Dayanıklı şehirler için güvenli yapılar ve güçlü güvence sistemi birlikte gerekli"

Deprem riskinin yalnızca finansal araçlarla yönetilemeyeceğini vurgulayan Yaşar, yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, risk azaltıcı tedbirler ve sigortanın birbirini tamamlayan unsurlar olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

REKLAM

REKLAM

Yaşar, "Sigorta güvenli yapının alternatifi değildir. Önceliğimiz can kaybını önleyecek güvenli ve dirençli yapılar olmalıdır. Bunun yanında oluşabilecek ekonomik kayıpları karşılayacak güçlü bir güvence sistemine de ihtiyacımız var. Depremin ve afetlerin finansal güvencesi sigorta; dirençli şehirlerin yolu ise risk azaltma, güvenli yapılaşma ve kentsel dönüşümden geçiyor" dedi.

Kentsel dönüşüm sürecinin güven içinde yürütülmesi gerektiğine dikkati çeken Yaşar, Bina Tamamlama Sigortası gibi mekanizmaların dönüşüm sürecindeki vatandaşların haklarının ve yatırımlarının korunmasına katkı sağladığını belirtti.

"Yalnızca konutlar değil, ekonomik hayat da korunmalı"

Depreme karşı finansal korumanın yalnızca konutlarla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurgulayan Yaşar, sanayi tesisleri, KOBİ'ler ve ticari işletmelerin de yeterli sigorta korumasına sahip olmasının önem taşıdığını söyledi.

Yaşar, "Bir depremde yalnızca binalarımız zarar görmüyor. Üretim kapasitemiz, işletmelerimiz, istihdamımız ve tedarik zincirlerimiz de etkileniyor. Bir işletmenin afet sonrasında yeniden faaliyete geçebilmesi, çalışanlarını koruyabilmesi ve üretimini sürdürebilmesi ekonomik hayatın devamlılığı açısından son derece önemli. Sigorta burada işletmenin olduğu kadar ekonominin de güvencesidir" ifadelerini kullandı.

Afetlerin ardından ortaya çıkan ekonomik yükün yalnızca kamu kaynaklarıyla karşılanmasının sürdürülebilir olmadığını belirten Yaşar, sigorta ve uluslararası reasürans sisteminin sağladığı finansal kapasitenin riskin toplum ve ekonomi genelinde paylaşılmasına imkân sağladığını ifade etti.