Gelişen piyasalarda savaşa karşı direnç sürüyor
-
BlackRock, Danske Bank gibi kurumlara göre artan döviz rezervleri ve kurumsal yapılar, gelişmekte olan piyasaların bu yıl direnç göstermesinde etkili oluyor.
Geçmişte en riskli yatırım alanlarından biri olarak görülen gelişmekte olan piyasalarda bu yıl dikkat çekici bir dayanıklılık gözleniyor.
Gelişmekte olan ülke hisseleri yıl başından bu yana %20’nin üzerinde yükselerek S&P 500 endeksinin performansını üçe katladı. Para birimleri rekor seviyelere yaklaşırken, gelişmiş ülke tahvillerine kıyasla risk primleri de büyük ölçüde sabit kaldı.
Yatırımcılar bu değişimin arkasında yapısal nedenler olduğunu düşünüyor. BlackRock, PGIM, Danske Bank ve Robeco’ya göre, gelişmekte olan ülkelerde hükümetler döviz rezervlerini artırırken, giderek daha sağlam hale gelen kurumlar ve politika yapıcılar piyasa şoklarının etkisini hafifletmeye yardımcı oluyor. ABD tarafında yaşanan gelişmeler de yatırımcı davranışlarını değiştirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi politikaları ve Fed üzerindeki baskısı, Amerikan varlıklarının güvenli liman özelliğine ilişkin soru işaretlerini artırdı ve yatırımcıları alternatif piyasalara yönlendirdi.
Danske Bank fon yöneticilerinden Soeren Moerch, gelişmekte olan piyasaların artık geleneksel algının düşündüğünden çok daha dirençli olduğunu söyledi.
Rotterdam merkezli Robeco Institutional Asset Management’dan Wim-Hein Pals, “Gelişmekte olan piyasaların kazançlarının 2026’da ve muhtemelen 2027’de de gelişmiş piyasalardan daha yüksek olacağını öngörüyoruz. Gelişmekte olan piyasalara yönelik ‘ağırlık artır’ pozisyonumuzu sürdürüyoruz” dedi.
BlackRock’tan Michel Aubenas da gelişen ülke kredi notlarının istikrarlı bir şekilde iyileştiğine dikkat çekti ve “Bu yılın, not indirimlerine kıyasla net pozitif not yükseltmelerinin görüldüğü üst üste dördüncü yıl olmasını bekliyoruz” yorumunu yaptı.
PGIM Fixed Income’ın gelişmekte olan piyasalar borçlanma araçları bölüm başkanı Cathy Hepworth’a göre, gelişen piyasalarda yatırımcı kitlesi giderek genişliyor. “Artık sadece gelişmekte olan piyasalara odaklanmış yatırımcılar değil,” diyen Hepworth, “Spreadler ve faiz oranları genelinde daha geniş bir alıcı kitlesi pazara giriyor ve genellikle döviz pozisyonu oluşturmak istiyor. Piyasa yapısı değişti” değerlendirmesini yaptı.
Bununla birlikte yükseliş tüm gelişmekte olan ülkelerde eşit şekilde yaşanmıyor. Mısır’ın tahvilleri ve para birimi, ihracat ile ithalat arasındaki süregelen dengesizliği yansıtarak değer kaybetti. Bir başka enerji ithalatçısı ülke olan Türkiye ise, para birimini korumak için altın da dahil olmak üzere uluslararası rezervlerini kullanmak durumunda kaldı.
Çatışmalardan olumsuz etkilenen büyük enerji üreticileri Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in dolar cinsinden tahvillerinin performansı da savaşa maruz kalmaları nedeniyle benzer ülkelere kıyasla geride kaldı.