Deutsche Bank/Wietoska: Kademeli gevşeme Türk tahvillerini destekleyecek
-
Deutsche Bank CEEMEA ve LATAM Araştırma Direktörü Christian Wietoska, TL cinsi tahvillere yönelik tavsiyelerini yükselttiklerini hatırlatarak, TCMB'nin yıl sonuna kadar 100-200 baz puanlık faiz indirimi için alanı olduğunu söyledi.
-
Mevcut durumda yüzde 40 civarında olan fonlama oranının yeniden yüzde 37'ye çekilmesini beklediklerini dile getirerel yıl sonuna kadar faizlerde 100-200 baz puanlık ek indirim alanı bulunduğunu ifade etti. Wietoska, "Faizlerin yıl sonuna kadar yüzde 35'e ulaşacağını düşünüyoruz. Yüzde 35 veya 36" dedi.
-
Wietoska, enerji fiyatları ve sübvansiyonlardaki değişikliklerin manşet enflasyon açısından zorluk yarattığını kaydederek, buna karşılık çekirdek enflasyonun yüzde 30'un altında kalmasını beklediklerini söyledi.
CEREN DİLEKÇİ KÖSEOĞLU/LONDRA
Deutsche Bank CEEMEA ve LATAM Araştırma Direktörü Christian Wietoska, Bloomberg HT’ye yaptığı değerlendirmede, Türk lirası cinsi tahvillerde risk-getiri dengesini cazip bulduklarını söyledi. Wietoska, TCMB’nin kademeli gevşeme için alanı bulunduğunu belirtirken, politika faizinin yıl sonunda yüzde 35-36 seviyesine gerileyebileceğini öngördü.
Deutsche Bank’ın kısa süre önce TL cinsi tahvillerde tavsiyesini “güçlü ağırlık artır” seviyesine yükseltmesine ilişkin konuşan Wietoska, “TL cinsi tahviller konusunda oldukça iyimser olduğumuz için yatırımcılardan ciddi ölçüde itiraz aldığımız görüşlerden biri bu” dedi.
Buna rağmen tahvillerdeki olumlu görüşlerini koruduklarını belirten Wietoska, Türkiye’nin hâlâ bir sıkılaşma değil, gevşeme döngüsünde olduğunu düşündüklerini söyledi. TCMB’den yakın vadede agresif faiz indirimleri beklemediklerini ifade eden Wietoska, yüksek reel faizler, sıkı finansal koşullar ve nominal tahvillerde düşük yatırımcı pozisyonlanmasının TL tahvillerini desteklediğini belirtti.
REKLAM
REKLAM
Beş yıllık tahvil faizlerinin yüzde 38 civarında olduğuna işaret eden Wietoska, bu seviyelerin yüzde 30 civarındaki enflasyona rağmen küresel ölçekte cazip olduğunu belirtti.
“Kademeli gevşeme tahvilleri destekleyecek”
Yatırımcıların nominal tahvillerdeki pozisyonlanmasının hâlâ düşük olduğuna dikkat çeken Wietoska, yabancı yatırımcıların carry trade pozisyonlarının 50 milyar doların üzerinde bulunduğunu, birçok yatırımcının ise değişken faizli veya enflasyona endeksli tahviller taşıdığını söyledi.
Wietoska, “Önümüzdeki üç ay içinde kademeli bir gevşeme döngüsüne gireceğimiz ve bunun tahvilleri destekleyeceği görüşündeyim” dedi.
“Mali durumda, siyasi tarafta veya yerel enflasyon tarafında ciddi bir kötüleşmeye yol açabilecek çok spesifik bir faktör olmadığı sürece bu tahvillerde kötümserliğe kapılmamıza neden olacak bir gelişme görmüyoruz” diyen Wietoska, “Tahvillerdeki risk-getiri dengesi oldukça cazip” değerlendirmesinde bulundu.
Deutsche Bank yıl sonu enflsayonu yüzde 30 öngörüyor
Türkiye’de enflasyon görünümünü de değerlendiren Wietoska, Temmuz enflasyonunun bir miktar rahatlama sağladığını ancak Ağustos ayına ilişkin risklerin sürdüğünü söyledi.
REKLAM
REKLAM
Çekirdek enflasyonun yüzde 30’un biraz altına gerilediğine dikkat çeken Wietoska, Ağustos’ta aylık enflasyonun yeniden yüzde 2’nin üzerine çıkabileceğini ifade etti.
Enerji fiyatları ve sübvansiyonlardaki değişikliklerin manşet enflasyon açısından zorluk yarattığını kaydederek, buna karşılık çekirdek enflasyonun yüzde 30’un altında kalmasını beklediklerini söyledi.
Merkez Bankası’nın yıl sonu için yüzde 26’lık enflasyon tahminine ilişkin Wietoska, “Bunun alt bantta olduğunu düşünüyorum. Bunu başarmak muhtemelen çok zor olacak” dedi.
Deutsche Bank’ın yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 30 olduğunu belirten Wietoska, enflasyonda kademeli düşüş beklediklerini ve mevcut tahminlerine yönelik önemli bir yukarı yönlü risk görmediklerini ifade etti.
“Faiz yıl sonunda yüzde 35-36’ya gerileyebilir”
TCMB’nin faiz indirim alanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Wietoska, petrol fiyatlarında ani bir yükseliş gibi önemli bir dış şok yaşanmaması durumunda Eylül ayında normalleşmenin başlamasını beklediklerini söyledi.
REKLAM
REKLAM
Mevcut durumda yüzde 40 civarında olan fonlama oranının yeniden yüzde 37’ye çekilmesini beklediklerini dile getirerel yıl sonuna kadar faizlerde 100-200 baz puanlık ek indirim alanı bulunduğunu ifade etti. Wietoska, “Faizlerin yıl sonuna kadar yüzde 35’e ulaşacağını düşünüyoruz. Yüzde 35 veya 36” dedi.
Deutsche Bank’ın Türkiye ekonomisinde yüzde 3 büyüme beklediğini kaydeden Wietoska, bu tahmine yönelik risklerin aşağı yönlü olduğunu söyledi. Çok sıkı finansal koşullar, tarihsel standartlara göre zayıf iç büyüme ve yüksek reel faizlerin TCMB’ye kademeli faiz indirimleri için alan sağladığını ifade etti.
“Dolarizsayon riski öngörmüyoruz”
Türkiye’ye yönelik yabancı yatırımcı ilgisinin güçlü olduğuna dikkat çeken Wietoska, yerleşik yatırımcılar tarafında dolarizasyonun yüzde 40’ın altında kaldığını, stres dönemlerinde dahi önemli bir dolarizasyon eğilimi görülmediğini ifade etti.
REKLAM
REKLAM
Bunda cazip reel faizlerin etkili olduğunu belirten Wietoska, mevcut kademeli gevşeme döngüsünün dolarizasyonun yeniden güçlenmesi için tek başına yeterli olmayacağı görüşünde.
Wietoska, Merkez Bankası’nın beklentilerin üzerinde agresif faiz indirimlerine gitmesi veya mali harcamalarda enflasyon beklentilerini ciddi şekilde bozacak bir artış yaşanması halinde dolarizasyon baskısının yeniden ortaya çıkabileceğini söyledi. Ancak bunun Deutsche Bank’ın mevcut temel senaryosu olmadığının altını çizdi.
Yabancı ilgisi Carry Trade'den tahvillere kayabilir
Türkiye’ye daha fazla yabancı sermaye girişi için alan bulunduğunu belirten Wietoska, mevcut yabancı pozisyonların önemli bölümünün getiri eğrisinin kısa tarafındaki carry trade işlemlerinde yoğunlaştığını söyledi.
Nominal ve daha uzun vadeli tahvillerde ise henüz aynı ölçüde talep görülmediğine dikkat çeken Wietoska, uzun vadede Türkiye açısından yabancı yatırımcıların daha uzun vadeli tahvillere yönelmesinin daha faydalı olacağını ifade etti.
REKLAM
REKLAM
TCMB’nin kur yönetimi konusunda güven verdiğini belirten Wietoska, Merkez Bankası’nın yaklaşık 165 milyar dolarlık brüt rezervinin ve swaplar sonrası 40 milyar doların üzerindeki net rezervinin kısa vadeli dalgalanmaları dengelemek açısından yeterli olduğunu söyledi.
Wietoska, “Kademeli ve güvenilir bir gevşeme döngüsü ile enflasyondaki düşüşü birlikte görürsek yatırımcı ilgisinin carry trade’den tahvil piyasasına kaymasını bekliyoruz” dedi.
Gelişen piyasalar için “Carry dostu” ortam sürecek
Küresel görünümü de değerlendiren Wietoska, Fed’in yakın vadede daha fazla faiz artırımı ihtimalinin fiyatlamalardan çıkmasının gelişmekte olan ülke varlıklarını desteklediğini söyledi.
Özellikle reel faizlerin yüksek olduğu gelişmekte olan ülke para birimlerine son haftalarda girişler görüldüğünü belirten Wietoska, dış konjonktürün Ağustos ve muhtemelen Eylül ayı için “carry dostu” bir ortam sunduğunu ifade etti.
REKLAM
REKLAM
Bununla birlikte Orta Doğu kaynaklı jeopolitik belirsizliğin devam ettiğine dikkat çeken Wietoska, bölgede olası bir anlaşmanın netleşmesinin gelişen piyasalar açısından ilave olumlu senaryo yaratabileceğini söyledi.
Banka petrolde kademeli düşüş bekliyor
Petrol fiyatlarının görünümüne de değinen Wietoska, küresel stokların düşük olmasının fiyatlardaki hızlı düşüşü sınırlayabileceğini söyledi.
Avrupa, Çin ve ABD’de stokların yeniden doldurulması gerektiğine dikkat çeken Wietoska, Orta Doğu’da bir anlaşmaya varılması halinde petrol fiyatlarında yeniden önemli bir düşüş alanı oluşabileceğini belirtti.
Deutsche Bank’ın kurumsal görüşünün yıl sonuna kadar petrol fiyatlarında kademeli bir gerileme yönünde olduğunu söyleyen Wietoska, gelecek yıl fiyatların 80 doların, hatta 75 doların altındaki seviyelere dönerek normalleşebileceğini ifade etti.
Ancak anlaşmaya ilişkin netlik sağlanmadığı sürece petrol fiyatlarında hızlı bir düşüşün zor olduğunu belirten Wietoska, düşük stok seviyeleri nedeniyle olası gerilemenin Haziran sonunda görülen düşüşe kıyasla daha uzun sürebileceğini söyledi.