Advertisement

G-7 zirvesinin ilk gününde İngiltere Başbakanı Boris Johnson'un Avrupa Birliği'ne (AB) karşı Kuzey İrlanda protokolüyle ilgili tehdidi öne çıktı.

Sky News kanalına konuşan Johnson, Brexit sonrası Kuzey İrlanda'ya yönelik ticaretin kuralları konusunda yaşanan anlaşmazlığın çözülmemesi durumunda tek taraflı adım atmaya imkan tanıyan 16. maddeyi uygulamaya almakta tereddüt etmeyeceklerini belirtti.

Johnson, "Unutmayın, AB protokolü uygulamamak için Ocak ayında 16. maddeye başvurdu. Böylelikle AB'den Birleşik Krallık'a aşı ihracatını durdurabilirler. Bugün burada Birleşik Krallık'ın tek başına bir ülke olduğunu anlamamış gözüken bazı dostlarımızla görüştüm. Bunu onlara bir kez daha anlatmam gerekti" diye konuştu.

Zirve öncesi AB tehdit etmişti

İki taraf arasında Kuzey İrlanda konusunda tansiyon son dönemde gittikçe yükselmişti. Zirveden hemen önce söz konusu anlaşmazlığı müzakere etmek için İngiltere Brexit Bakanı David Frost ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic Londra'da bir araya geldi.

Frost, anlaşmaya varmak için zamanın tükenmekte olduğu konusunda uyararak AB'yi Büyük Britanya'dan Kuzey İrlanda'ya giden malların kontrolünde "sağduyulu" bir yaklaşım benimsemeye çağırdı.

Sefcovic ise İngiltere'nin tek taraflı olarak kontrolleri ertelemeye karar vermesi halinde Brüksel'in "katı ve kararlı" şekilde hareket edeceğini belirtti.

Görüşmelerin ardından yeniden açıklama yapan Frost, "açık ve dürüst" şekilde konuştuklarını ancak Kuzey İrlanda Protokolü'ne ilişkin bir ilerleme kaydedilemediğini duyurdu.

Anlaşmazlık yaratan protokol

Brexit anlaşmasının bir parçası olan Kuzey İrlanda Protokolü, Birleşik Krallık'ın parçası olan Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasındaki ticareti düzenliyor.

Protokole göre Brexit'e rağmen Kuzey İrlanda, AB'nin gümrük birliği kurallarına tabi olmaya devam ediyor. Birleşik Krallık'ın geri kalanıyla ticareti Kuzey İrlanda limanlarında gümrüğe tabi tutuluyor.

Katolik ayrılıkçılar ile İngiltere'yle birlik yanlısı Protestanlar arasındaki savaşı sona erdiren Hayırlı Cuma Anlaşması gereği, kontrollerin yapılabildiği fiziki bir kara sınırı oluşturulamıyor. Bu yüzden kontrollerin ancak denizde yapılması kararlaştırılsa da uygulanmasında sorunlar yaşanıyor.

Protokolün ticarete zarar verdiğini ve Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallık'taki konumunu tehdit ettiğini savunan Protestanların protokole karşı mart ve nisan aylarında gösterilerde otobüs ve araçlar ateşe verilmişti. Protestoların ayrıca Katoliklerle çatışmaları yeniden başlatmasından endişe edilmişti.