Advertisement

SELÇUK OKTAY-EROL OYTUN ERCAN

Türkiye’de daha önce kamuda maliye ve ekonomi ile ilgili birçok görevde bulunmuş, mali disiplini öne alan bir maliye bakanı olarak görev yapmış Naci Ağbal’ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı olarak atanması, para politikasında makas değişimi beklentisini beraberinde getirmişti. Ağbal’ın başkanlık görevindeki ilk 100 günü bu yöndeki beklentilerin gerçekleştiği bir dönem olarak kaydedildi.

Naci Ağbal’ın ilk 100 gündeki politika çerçevesini değerlendiren 12 yerli ve yabancı uzmanın medyan görüşü, merkez bankası başkanının 5 üzerinden 3 ile şahin olduğu yönünde. Finansal piyasalarda ‘şahin’ terimi sıkı para politikası izleyen ve faizleri yüksek tutan merkez bankası başkanları için kullanılırken, ‘güvercin’ ise parasal genişleme politikası uygulayan ve faizleri düşük tutmak isteyen merkez bankası başkanları için kullanılıyor.

Naci Ağbal'ın yaptığı değişikliklerle oluşturduğu 'Ağbal Çerçevesi'nde öne çıkan konu başlıkları ise şöyle:

  • Parasal genişleme döngüsünün sonlanması ve sıkılaşma adımları
  • Para politikasında sadeleşme
  • Fiyat istikrarı vurgusu
  • Artan iletişim faaliyetleri
  • Rezervlerin güçlendirilmesi

İşte Ağbal’ın TCMB Başkanı olarak geçirdiği ilk 100 gün...

1. Gün – 7 Kasım: Naci Ağbal TCMB Başkanı

7 Kasım Cumartesi günü Türkiye güne sıcak bir haberle başladı. Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alınırken yerine Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı görevinde bulunan, eski maliye bakanlarından Naci Ağbal atandı. Cumartesi günü Ağbal, Murat Uysal’dan görevi devraldı.

İlk gün atamayı Bloomberg HT’ye değerlendiren uzmanlar Naci Ağbal’ın önceki görevlerinden dolayı bağımsız bir para politikası izlemesi yönünde soru işaretleri olabileceğine dikkat çekti. Ayrıca kariyerinde merkez bankası deneyimi olmaması de ilk elde temkinli yorumlara yol açtı. Yabancılar ise TCMB’nin ilk toplantısında sert bir faiz artışı beklentisini dillendirmeye başladı.

2. gün - 8 Kasım: Bankacılarla görüşme

Ağbal göreve gelir gelmez hızlı bir başlangıç yaptı. Bloomberg HT’ye konuşan kaynaklar Ağbal’ın bankacılarla bir toplantı gerçekleştirdiğini açıkladı. Toplantıda aktif rasyosu uygulamasından para politikası beklentilerine kadar birçok konu gündeme geldi. Ağbal’ın bankalarla görüşmesi piyasalarda güvenin yeniden inşa edilmesi adına önemli bir adım olarak algılandı.

Ağbal’ın bankalarla buluştuğu Pazar günü Türkiye’de gündem Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifası oldu. Albayrak istifasını Instagram hesabından açıklarken, Albayrak’ın yerine daha sonra Lütfi Elvan atandı.

Türk Lirası’nın Kasım ayı başından bu yana olan performansı düşünüldüğünde, Naci Ağbal’ın şahin değişimini piyasaların hoş karşıladığı görülüyor. Ağbal’ın son dönemde kurduğu iletişim de piyasaların şahince bir şekilde yönlendirilmesini sağladı. Uluslararası Finans Enstitüsü Başekonomisti Robin Brooks

3. gün – 9 Kasım: İlk yazılı açıklama

Ekonomi yönetiminde yaşanan hafta sonu atamalarının ardından Türk varlıkları yeni haftaya hızlı bir ralliyle başladı. Risk primi 8 ayın dibine inerken, Türk Lirası’nda iki yılın en hızlı yükselişi kaydedildi.

Pazartesi günü Ağbal’ın mesaisi ise ilk yazılı açıklamasıyla başladı. Ağbal açıklamasında fiyat istikrarı için tüm araçların kararlılıkla kullanılacağını, iletişimin güçlendirileceğini belirtti. Ağbal’ın açıklamasında şu ifadeler dikkat çekti: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak temel amacımız fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda tüm politika araçları kararlılıkla kullanılacaktır. Para politikasında, şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri çerçevesinde iletişim güçlendirilecektir.

6. gün – 12 Kasım: FAST sistemi

Ağbal göreve geldikten hemen sonra yapılan ilk icraatlardan biri de anlık ödeme sistemi oldu. 12 Kasım’da TCMB Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yeni bir ödeme sistemi için hazırlıkların tamamlandığını duyurdu. FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) olarak isimlendirilen sistem ile vatandaşların farklı bankalardaki hesapları arasındaki para transferlerini 7 gün 24 saat gerçekleştirmeleri öngörüldü. Takip eden dönemde FAST sistemi kullanıma girerken, işlem limitleri de yükseltildi.

13. gün- 19 Kasım: İlk Para Politikası Kurulu toplantısı

Naci Ağbal’ın atanmasıyla piyasada Kasım Para Politikası Kurulu toplantısına yönelik beklentiler de değişmişti. Piyasada faizin yüzde 15’e çıkarılması bekleniyordu. Öyle de oldu. Ağbal ilk TCMB toplantısında faizi yüzde 15’e çıkarırken, bir yandan da sadeleşme adımı attı.

Başkan Ağbal’ın gelir gelmez Kasım ayındaki toplantıda politika faizini ciddi boyutta artırmış olması, kuru desteklemek ve finansal piyasalardaki güveni yeniden kazanmak açısından önemliydi. Aberdeen Standard Kıdemli Yatırım Müdürü James Athey

Karar metninde Merkez Bankası fonlamasının temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılacağı ve bu faiz oranının parasal duruş için tek gösterge olacağı belirtildi.

Bunun yanında karar metninde sonraki günler açısından da önemli bir sinyal olarak algılanan bir vurgu yer aldı. Karar metnine daha önceki metinlerde olmayan ‘Döviz rezervi’ dahil edildi. Takip eden günlerde rezervler konusunda başka adımlar da gelecekti.

21. gün – 27 Kasım: Reform toplantıları

Ağbal ile birlikte aynı dönemde ekonomi yönetiminde değişiklikler yaşanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın reformlara yönelik piyasa dostu söylemi de memnuniyetle karşılandı. 27 Kasım tarihinde reformlara ilişkin iş dünyasıyla gerçekleştirilen toplantıda TCMB Başkanı Ağbal da hazır bulundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Elvan ile Adalet Bakanı Gül'ün iş dünyasıyla görüşmelerinin ilki TÜSİAD yönetimiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleştirildi.

Aynı gün TCMB zorunlu karşılıklarda sadeleşmeye gidildiği açıklamasında da bulundu. Buna göre zorunlu karşılıklarda kredi büyümesi şartı kaldırıldı.

İlgili haberler

40. gün – 16 Aralık: TCMB Başkanı olarak ilk kez kamera karşısında

Ağbal göreve geldikten tam 40 gün sonra ilk kez kameraların karşısına geçti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, 2021 Para ve Kur Politikası metninin sunumunda sıkı para politikası ve enflasyonla mücadele vurgusu yaptı. Ağbal, "Enflasyona ilişkin yukarı yönlü riskler 2021 yılında para politikasının sıkı ve kararlı bir duruş sergilemesini zorunlu kılmaktadır. Gerekirse parasal duruşumuzu daha da sıkılaştıracağız" ifadelerini kullandı.

Ağbal’ın canlı yayınlanan sunumunda verdiği mesajlar ekonomistler tarafından olumlu karşılandı.

İlk olarak 1990 yılında hazırlanan ve 1998 yılından bu yana da düzenli yayınlanan metinler daha önceki uygulamalarda basın toplantısıyla sunuluyordu. Son olarak Murat Çetinkaya döneminde 2016 yılının sonunda basın toplantısıyla sunulan metin, o tarihten Ağbal’a gelene kadar basın toplantısı düzenlenmeden bankanın internet sitesinden yayımlanıyordu.

Ağbal burada gerekli koşulların oluşması durumunda döviz alım ihalelerinin gündeme gelebileceğine işaret etti.

41. gün – 17 Aralık: Para politikasında yeni dönemin ilk günü

Para politikasında bir dönemdir kullanılan geleneksel yöntemli repo ihalelerinin son itfası 17 Aralık itibariyle gerçekleşti. Böylelikle para politikasında geleneksel yöntemli repo ihaleleri dönemi kapandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) sıkılaşma sürecinin bir parçası olarak 13 Ağustos'ta geleneksel yöntemli repo ihalelerine başlamıştı. Kasım ayında TCMB'de yaşanan başkan değişikliğini takiben ilk Para Politikası Kurulu'nda ise sadeleşmeye geçiş kararı alınmıştı.

48. gün – 24 Aralık: Beklentinin üzerinde faiz artışı

Ağbal’ın ilk Para Politikası Kurulu toplantısında beklentiler doğrultusunda faiz yüzde 15 seviyesine çıkarılırken ikinci toplantıda beklentilerin sınırlı da olsa üzerinde bir faiz artışına gidildi. Aralık toplantısında politika faizi 2 puan artışla yüzde 17’ye çıkarıldı. Ekonomistlerin beklentisi 1,5 puanlık faiz artışı yönündeydi.

Piyasalar beklentinin üzerinde gelen faiz artışıyla verilen mesajı beğenirken karar metninde de enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmede iç talep unsuru sayıldı.

TCMB, iç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulmanın fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam ettiğini ifade etti.

49. gün – 25 Aralık: TBMM’de TCMB Başkanı olarak ilk sunum

Kameralar karşısına ilk kez TCMB Başkanı olarak geçtikten yaklaşık 3 hafta sonra bu kez de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerinin karşısına geçti. Başkan Ağbal para politikasıyla ilgili yaptığı sunumunda fiyat istikrarını önceleyen politikanın kararlılıkla uygulanacağını belirtti. Ağbal son çeyreğe ilişkin göstergelerin, ekonomik faaliyette güçlü bir seyre işaret ettiğini belirtti.

Bence bugüne kadar hep doğru şeyleri söyledi, doğru şeyleri yaptı. Özellikle şeffaflık ve hesap verilebilmeye ve %5 hedefine yaptığı vurguları çok önemsiyorum. JP Morgan Türkiye Başekonomisti Yarkın Cebeci

Enflasyon hedefi olarak yüzde 5'e inandığını belirten Ağbal, "Başka ülkeler enflasyonu yüzde 1-2'de tutuyor da Türkiye Cumhuriyeti neden tutamasın? Bizim ne eksiğimiz var? Yapabiliriz." ifadelerini kullandı.

Toplantının tutanaklarına göre milletvekillerinin en çok soru yönelttiği alan önceki dönemde sıklıkla gündeme gelen eriyen rezervler konusuydu.

55. gün – 31 Aralık: Swap verileri duyurusu

Ekonomistlerin uzun zamandır gündeme getirdiği swap verilerinin daha sık frekenslarda yayınlanması talebiyle ilgili ilk adım atıldı.

Yapılan duyuruyla TCMB’nin internet sitesinde İstatistikler/Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi sayfasında aylık olarak yayımlanan Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi tablosunun, kamuoyuna daha güncel veri sağlanması amacıyla, 28 Ocak 2021 tarihinden itibaren aylık frekansa ek olarak Perşembe günleri saat 14.30’da haftalık olarak da yayımlanmaya başlanacağı duyuruldu.

62. gün – 7 Ocak: TCMB kırmızıya döndü

Ağbal dönemindeki TCMB yeni yılın ilk günlerinde yeni kurumsal renge geçti. Bankanın logosu ve kurumsal renkleri turkuazdan kırmızıya döndü. 2001 öncesi TCMB'nin logosu ve kurumsal rengi lacivertti. Lacivert daha sonra kırmızı bordo, 2018 yılında turkuvaz olmuştu.

İlgili haberler

63. gün – 8 Ocak: FAST sistemi başladı

Ağbal’ın görev döneminin başında ele aldığı ilk projelerden biri olan FAST ödeme sistemi kullanıma sunuldu. Daha önce teknik çalışmaları tamamlanan FAST ödeme sistemiyle FAST Sistemi ile birlikte, elektronik ödemelerin sisteme kayıtlı Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası (TCKN), telefon numarası ve e-posta adresi ile kolay ve pratik bir şekilde başlatılmasını sağlayan Kolay Adresleme Sistemi de kullanıma sunuldu. FAST Sistemi, yaygın kullanımının yakından izlenmesi amacıyla, ilk aşamada 50 TL limitli olarak başlatıldı. Sonraki günlerde bu limit yükseltildi.

Özellikle piyasa rüzgarını arkasına alması Ağbal’ın önümüzdeki dönemde ilk yüz güne nazaran daha destekleyici bir duruş göstermesine izin verecektir. Swissquote Kıdemli Piyasa Analisti İpek Özkardeşkaya

76. gün - 21 Ocak: Uzun süre sıkı duruş sözü

Naci Ağbal’ın başkanlık ettiği 3. Para Politikası Kurulu Toplantıda faiz artışı çıkmasa da piyasaların dikkatle not ettiği önemli bir açıklama geldi.

Politika faizini piyasanın beklentileri doğrultusunda yüzde 17'de sabit tutan TCMB, karar metninde sıkı duruşun uzun müddet sürdürülmesine karar verildiğini ve gerekirse ilave sıkılaştırma yapılabileceğini belirtti.

Karar metninde geçen bu ifade sonrasında Ağbal’ın diğer açıklamalarında da görülecekti.

82. gün – 28 Ocak: İlk enflasyon raporu sunumu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal kendisinin ve yılın ilk enflasyon raporu sunumu için kameralar karşısına geçti. Ekim ayındaki enflasyon beklentileri değiştirilmezken, Başkan Ağbal fiyat istikrarı vurgusuna devam etti. Ağbal, "Para politikasındaki sıkı ve ihtiyatlı duruşumuz enflasyonda yüzde 5 hedefine kadar uzun bir süre kararlılıkla sürdürülecektir" ifadelerini kullandı.

Ağbal, uluslararası emtia fiyatları ve güçlü talep birlikte değerlendirildiğinde, faiz indirimi patikasına girmenin erken olduğunu belirterek, "Faiz indirimlerine dönük bir gündemin konuşulması için çok erken olduğunu değerlendiriyoruz." dedi.

Toplantıda Ağbal fiyat istikrarı yönünde çağrı yapan iş örgütlerine teşekkür ederken, kamuoyunun gündemine ilk sıralarda yer alan gıda enflasyonuyla ilgili olarak da erken uyarı sistemi çalışmalarına atıf yaptı.

Soru-cevap bölümünde sınırlı soru alan Ağbal, bu bölümde medyadan gelen yüksek faizin durgunluğa neden olup olmayacağı yönündeki soruya cevaben "Ekonomide güven artırıcı kararları arka arkaya almaya devam etmeli ki üretim, yatırım ve tasarruflar devam etsin, TL tasarrufları artsın, yatırımcı ihtiyacı olan kaynağa daha rahat erişsin. Burada TCMB'nin ortaya koyduğu yüzde 5 hedefine varan süreçte sıkı para politikası uygulaması, ekonomide üretim kaybına ya da herhangi bir şekilde zafiyete neden olmayacak." şeklinde konuştu.

83. gün- 29 Ocak: Gıda Komitesi açıklaması

Ağbal görev döneminin ilk günlerinde sıcak bir gıda enflasyonu gündemiyle karşı karşıya kaldı. Bu yönde ilk somut adım göreve başladıktan yaklaşık 2,5 ay sonra yapılan Gıda Komitesi toplantısı oldu. 28 Ocak günü Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'ın ev sahipliğinde Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel'in katılımıyla toplandı.

Eğer TCMB yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşmak ve burada kalmak istiyorsa, kronik bir sorun olan yüksek gıda fiyatlarına karşı yapısal bir çözüm gerekli. Rabobank Gelişen Piyasalar Stratejisti Piotr Matys

29 Ocak günü Komite toplantısıyla ilgili yapılan açıklamada "Komitenin; gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ileriye dönük üretim ve fiyat gelişmelerini öngörebilmesini kolaylaştıracak veri tabanlı çalışmaları sürdürmesi kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda; tarımsal ürünler ve gıda piyasalarındaki gelişmeler konusunda zamanlı kararlar almaya fayda sağlayacak bir Erken Uyarı Sistemi'nin oluşturulmasına ilişkin teknik altyapı çalışmaları Komiteye sunulmuş ve kurumlar arası işbirliğinin çerçevesi belirlenmiştir" ifadelerine yer verildi.

Erken uyarı sistemi ilk kez 2016 yılının Ekim ayında dönemin Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından gündeme getirilmişti.

87. gün - 2 Şubat: Hükümete açık mektupta reform vurgusu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası hesap verme sorumluluğunun yerine getirilmesi amacıyla hükümete enflasyon gelişmeleri hakkında açık mektup gönderdi. Mektupta reformların dezenflasyonist süreci destekleyeceği belirtildi. Mektupta, "Enflasyon hedeflemesi rejiminde toplumun bütün katmanlarının fiyat istikrarı hedefine odaklanması,buna inanması, karar alıcıların ve politika üretenlerin bu yönde adımları kararlı bir şekilde atmaları esastır. Bu çerçevede, enflasyonla mücadele sürecini tüm tarafların da sahiplendiği bir sürece dönüştürmek üzere açık, samimi ve etkili bir iş birliği ve iletişim politikası yürütülecektir." ifadeleri kullanıldı.

88. gün – 3 Şubat: TCMB’ye üç müdürlük

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) organizasyon yapısına ilişkin ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak 3 yeni müdürlük kurma kararı aldı.

Buna göre Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğü bünyesinde “Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları Analiz Müdürlüğü”, Bankacılık ve Finansal Kuruluşlar Genel Müdürlüğü bünyesinde “Katılım Bankacılığı Müdürlüğü”, Bütçe ve Finansal Raporlama Genel Müdürlüğü bünyesinde “Mali Kontrol Müdürlüğü” kurulmasına karar verildi.

90. gün – 5 Şubat: İlk özel söyleşi

Ağbal ilk özel söyleşisini Reuters haber ajansına verdi. Reuters'a yaptığı açıklamada uzun süre faiz indirimini gündeme almalarının olası görünmediğine dikkat çekti. Ağbal, "Orta vadeli enflasyon hedefimiz olan yüzde 5 oranının oldukça uzağındayız. Ocak Enflasyon Raporu’nda sunduğumuz tahminler bu hedefe 2023 yılında ulaşabileceğimizi göstermektedir. Bu nedenle, para politikasındaki sıkı ve ihtiyatlı duruşun, yüzde 5 hedefine ulaşılması beklenen 2023 yılına kadar, uzun bir süre kararlılıkla sürdürülmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Ağbal söyleşide erken faiz indirimlerinin geçmişte istenen sonuçları vermediğine dikkat çekti. Swap kısıtlamalarının kademeli olarak azaltılmasını öngördüklerini belirtti. Gerekli koşulların oluşması durumunda BOTAŞ’ın piyasadan döviz alımlarına devam edebileceğini belirtti.

Aynı gün açıklanan veriler TCMB’nin 6 yılın ardından ilk kez BOTAŞ’a döviz satışı yapmadığını gösterdi.

Ağbal söyleşide döviz alım ihaleleri konusunda şunları söyledi: Merkez Bankası olarak rezerv artırma stratejimiz içinde diğer ülke merkez bankaları ile swap anlaşmaları yapılması yer almamaktadır. Bunun yerine, para kur stratejimiz içinde de açıkladığımız üzere, uygulamakta olduğumuz sıkı para politikasına kararlılıkla devam etmek suretiyle güçlü bir dezenflasyonist sürecin oluşması ve kalıcı hale gelmesi sonucunda Sermaye girişlerinin istikrarlı ve güçlü bir hale gelmesi, yurtiçi yerleşiklerin dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi ile birlikte döviz alım ihaleleri yaparak rezervlerimizi artıracağız.

93. gün – 8 Şubat: Fiyat istikrarı ziyaretleri başladı

Ağbal, fiyat istikrarı ile ilgili olarak iş örgütlerine iletişim ziyaretlerine başladı. Ağbal’ın ilk durakları Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği oldu.

TCMB'den yapılan açıklamada enflasyon hedeflemesi çerçevesinde 2023 yılında yüzde 5 düzeyinde oluşacak fiyat istikrarı hedefine ilişkin bilgilendirme yapmak ve bu hedef etrafında toplumsal sahiplenme sağlamak amacıyla TESK ve TOBB'un ziyaret edildiği belirtildi. Ziyarete ilişkin açıklamalarda iki iş örgütünün de fiyat istikrarı hedefine yönelik güçlü desteklerinin görülmesinden büyük memnuniyet duyulduğu ifade edildi.

Görüşmeyle ilgili Bloomberg HT'ye konuşan TESK Başkanı Bendevi Palandöken görüşmenin olumlu geçtiğini ve taleplerini Ağbal ve ekibine ilettiklerini belirtti. Palandöken TCMB Başkanı Ağbal'dan enflasyonun düşeceği izlenimini edindiklerini vurguladı.

İlgili haberler

94. gün – 9 Şubat: Ekonomist ve yatırımcılarla ilk toplantı

Ağbal ve TCMB yetkilileri iletişim faaliyetleri kapsamında bu sefer ekonomist ve yatırımcılarla bir araya geldi.

Merkez Bankası ekonomistlerle bir araya geldiği toplantıda önemli mesajlar verdi. Toplantıda Merkez Bankası'nın tüm kararlarının fiyat istikrarı önceliğiyle alınacağı vurgulandı.

Toplantıda swap kısıtlaması konusunda BDDK ile yakından çalışıldığı ve gerekirse kademeli adım atılacağı belirtildi.

Döviz kurunun gecikmeli etkilerinin zaman içerisinde azalacağı ifade edilirken "Sermaye girişlerinin istikrarlı ve güçlü bir hale gelmesi, yurt içi yerleşiklerin dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi ile birlikte döviz alım ihaleleri yoluyla rezervlerimizi artıracağız. Şartlar oluştuğunda, buna yönelik planımızı da açık ve şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşacağız. Dezenflasyon ve fiyat istikrarı sürecine tüm paydaşların katılımının, eş güdümün ve bütünsel bir yaklaşımın gerekli olduğunu düşünmekteyiz."" ifadesi kullanıldı.

96. gün – 11 Şubat: TÜSİAD ve MÜSİAD ziyaretleri

Ağbal, fiyat istikrarına öncelik verilmesi çağrısı yapan iş örgütleri ziyaretlerine devam etti. Bu kapsamda TÜSİAD ve MÜSİAD’a da bilgilendirme yapıldı.

Merkez Bankası’nda yapılan açıklamada 2023 yılında yüzde 5 enflasyon hedefine yönelik güçlü destekleri nedeniyle iş örgütlerine teşekkür edildi.