Von der Leyen: İsrail yaptırımlarında top artık üye devletlerde
-
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Komisyonun İsrail'e yönelik yaptırımlar konusunda çok sayıda girişimde bulunduğunu ancak yeni adımların hayata geçirilmesinin üye devletlerin onayına bağlı olduğunu söyledi.
-
Von der Leyen, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ticaret ayrıcalıklarının askıya alınması teklifinin de hâlâ üye ülkelerin değerlendirmesinde olduğunu belirtti.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Komisyon'un İsrail'e yaptırımlar konusunda çok sayıda girişimde bulunduğunu belirterek, "Top artık üye devletlerin sahasında" değerlendirmesini yaptı.
Von der Leyen, AB Komisyonu üyeleriyle birlikte AB Konseyi Dönem Başkanlığını devralan İrlanda'nın Cork kentini ziyaret etti.
İrlanda'nın Dönem Başkanlığının açılış toplantısında konuşan von der Leyen, Avrupa'nın güvenlik ortamının giderek daha tehditkar hale geldiğini belirterek, üye ülkelerin savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
AB'nin savunma hazırlığını güçlendirmeyi sürdüreceğini ifade eden von der Leyen, ortak savunma tedarikini destekleyen Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) programı kapsamında şimdiye kadar 10 üye ülkeyle 100 milyar euro tutarında kredi anlaşması imzalandığını bildirdi.
"Ukrayna'ya desteğimiz sürecek"
Ukrayna'ya desteğin devam edeceğini vurgulayan von der Leyen, 90 milyar euroluk Ukrayna Kredi Programı kapsamında bugüne kadar 3 milyar euronun bütçe desteği olarak aktarıldığını, hava savunması için ayrılan 6 milyar euroluk kaynağın ise ilk bölümünün Ukrayna'ya ulaştırıldığını söyledi.
Von der Leyen, AB'nin Ukrayna ile daha kalıcı bir savunma sanayisi ortaklığı kurmak için de çalıştığını kaydetti.
AB'nin genişleme politikasına da değinen von der Leyen, Ukrayna ile Moldova'nın katılım müzakerelerinde ilk faslı açtığını, Arnavutluk ve Karadağ'ın ise müzakere sürecinde ilerlemeyi sürdürdüğünü hatırlattı.
Karadağ ile üyelik müzakerelerinin bu yıl tamamlanmasının hedeflendiğini belirten von der Leyen, genişlemeyi "Avrupa'nın yaptığı en akıllı yatırımlardan biri" olarak nitelendirdi.
İrlandalı bir gazetecinin Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'daki durum karşısında "AB Komisyonu'nun neden harekete geçmediği" sorusunu yanıtlayan von der Leyen, "Faaliyet var, çok sayıda girişim var" dedi.
Von der Leyen, buna rağmen AB Konseyinde İsrail'e yönelik yeni adımlar konusunda henüz ortak bir tutum oluşturulamadığını söyledi.
AB'nin Filistin halkına en fazla destek sağlayan aktör olduğunu savunan von der Leyen, işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlerin genişletilmesini "tamamen kabul edilemez", bu amaçla kullanılan şiddeti ise "dehşet verici" olarak nitelendirdi.
Von der Leyen, bu durumun iki devletli çözüm perspektifini zayıflattığını ve sahadaki şartların kötüleştiğini ifade etti.
"Top artık üye devletlerde"
AB'nin aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimciler ile Hamas üyelerine yönelik yaptırımları kabul ettiğini hatırlatan von der Leyen, AB Komisyonu'nun yakında yeni seçenekleri içeren bir belge sunacağını bildirdi.
Von der Leyen, Komisyonun ayrıca 10 ay önce AB-İsrail Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ticaret ayrıcalıklarının askıya alınmasını önerdiğini belirterek, "Bu önemli ekonomik sonuçlar doğuracak bir teklif. Ancak öneri, nitelikli çoğunlukla oylanmak üzere hâlâ üye devletlerin önünde duruyor. İsrail'e yaptırımlar konusunda top artık üye devletlerin sahasında" değerlendirmesini yaptı.
Ursula von der Leyen başkanlığındaki AB Komisyonu, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının başından bu yana izlediği yaklaşım nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu.
Von der Leyen'in ilk dönemde İsrail'e güçlü destek veren açıklamalar yapması, Gazze'deki insani duruma ilişkin daha temkinli bir dil kullanması ve üye ülkeler arasında ortak tutum sağlanamamasına rağmen Komisyon adına İsrail lehine siyasi çıkışlarda bulunması, hem Avrupa Parlamentosu'nda hem de İrlanda'nın da aralarında olduğu bazı üye ülkelerde eleştirildi.
Son aylarda ise Komisyon, işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesini sert ifadelerle kınarken, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ticaret ayrıcalıklarının askıya alınması ve bazı İsrailli bakanlar ile yerleşimcilere yaptırım uygulanması gibi seçenekleri gündeme taşıdı. Ancak bu adımların yürürlüğe girmesi için üye devletlerin onayı gerekiyor.