TVRadyo
Ceren Dilekçi

Sermaye piyasalarının ilk yarıyıl bilançosu

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ilk yarıyıl sonuçlarını düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Hem pay piyasası hem de VİOP tarafında ilk 6 aylık dönemde işlem hacminde yaşanan artış dikkat çekici. Yılın ilk 6 aylık döneminde pay piyasasında işlem hacmi yüzde 55 oranında yükselişle 1,9 milyar TL'ye çıkarken vadeli işlemler piyasasında işlem hacmi yüzde 79 oranında yükselişle 1,3 milyar TL'ye yükseldi.

Halka arzlar her ne kadar son aylarda duraksa da ilk 6 aylık süreçte 9 şirketin halka arzına aracılık edildi, 5,4 milyar TL kaynak sağlandı. Bedelli sermaye artırımları ve ikincil halka arzlarla birlikte özkaynak finansmanı yoluyla sağlanan kaynak 13,4 milyar TL’ye çıktı. Aracı kurumların varlıklarıysa 24,3 milyar TL oldu.

Bu dönemde sektörde gelir çeşitliliği de artış gösterdi. Sektörün en önemli gelir kaynağı aracılık gelirlerinin payı 7 puan düşüşle yüzde 53'e gerilerken kurumsal finansman ve diğer gelirlerin payı yükseldi. Portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fon büyüklüğü ise yüzde 20 artışla 168 milyar TL oldu.

HALKA AÇIK ŞİRKETLERİN YÜZDE 61'İ YABANCIDA

İlk yarıda yerli-yabancı yatırımcı tercihlerine bakalım. Yerli yatırımcıların yatırım tercihi TL/YP mevduattan yana olurken, yabancıların tercihlerinde pay piyasası ilk sırada yer aldı. Diğer bir deyişle halka açık şirketlerin yüzde 61'i yabancı yatırımcıların elinde.

Türkiye’de kredi ve sermaye piyasaları dağılımının dengeli olmadığını biliyoruz. Kredilerin GSYH içerisindeki payı 2011'de yüzde 53 seviyesindeyken 2016'da yüzde 70'e çıktı. Fakat bu süreçte sermaye piyasalarının GSYH içindeki payı yüzde 31 seviyesinden yüzde 25'e geriledi. Sermaye piyasası uzmanlarına göre, bankacılık üzerine yoğunlaşan ve giderek artmakta olan riskin bir an önce sermaye piyasasına dağıtılması gerekiyor ve düzenlemeler yapılırken sermaye piyasası paydaşlarının yararlarının gözetilmesi önem arz ediyor.

MEVDUATA STOPAJ DÜZENLEMESİ ASİMETRİ YARATTI

Mevduata son getirilen stopaj düzenlemesinin varlık sınıfları arasında asimetri yarattığına dikkat çekti sektör temsilcileri. Hatırlanacağı üzere Türk Lirası tasarrufa teşvik amacıyla TL mevduatında 6 aya kadar olan vadelerde yüzde 15 olan stopaj oranı yüzde 5'e çekilirken 1 yıla kadar vadeli TL mevduat hesaplarında vergi oranı yüzde 12'den yüzde 3'e çekilmişti.

Bu düzenleme sonrası TL mevduata geçişin artmasıyla yatırım fonlarının işlem hacminde düşüş görülmüş, özel sektör tahvil ihraçlarında da benzer bir trendin görülmesi bekleniyor. TSPB Başkanı Erhan Topaç, düzenlemenin kurumsal yatırımcı tabanını olumsuz etkileyeceğinden ve reel sektörün sermaye piyasası yoluyla finansman sağlama olanaklarını kısıtlamasından endişeli.

Yatırım araçları arasında dengenin korunmasını istediklerini kaydeden Topaç, 1 yıldan az hem yatırım fonları hem borçlanma araçlarında yüzde 10 seviyesindeki stopajın yüzde 3'e, 1 yıl üstünde ise sıfıra düşmesi önerisini Hazine ve Maliye Bakanlığı'na ilettiklerini belirtti.

Tek öneri bu değil. Bakanlığa iletilen kitapçıkta başka bir dizi öneri yer alıyor.

İşte o öneriler:  

• Finansal Kapsayıcılık Kurumu ve Finansal Danışmanlık Sistemi kurulmalı.
• Hedefli Yatırım Hesabı mevzuatta tanımlanmalı ve teşvik edilmeli.
• Yatırımcıların temettü gelirlerine Gelir Vergisi istisnası tanınmalı.
• Yatırımcıların ortaklık hakları korunmalı, geçmişten gelen mağduriyetler giderilmeli.
• Vakıf, Birlik, Dernek, Sandık, Sigorta Şirketi gibi kurumsal yatırımcıların fonlarının Sermaye Piyasasında değerlendirmesi sağlanmalı.
• Otomatik Katılım Sisteminde cayma oranının düşürülmesine yönelik tedbirler alınmalı. Bireysel Emeklilik Sistemi mimarisi yeniden tanımlanmalı.
• Çalışanlara pay edindirme programı teşvik edilmeli.
• Halka açık şirketlerin nakdi sermaye artırımlarına getirilen teşvik uygulaması geliştirilmeli.
• KOBİlerin Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Modeli ile Borçlanma Aracı ihraçlarına KOSGEB ve KGF desteği sağlanmalı.
• Reel sektörün teminatlı tahvil ihracına ilişkin düzenleme yapılmalı.
• Borçlanma aracı ihraçlarında temerrüt durumunda icra ve iflasa ilişkin yasal süreçler kolaylaştırılmalı.
• Finansal Kapsayıcılık Kurumu ve Finansal Danışmanlık Sistemi kurulmalı.
• Hedefli Yatırım Hesabı mevzuatta tanımlanmalı ve teşvik edilmeli.
• Yatırımcıların temettü gelirlerine Gelir Vergisi İstisnası tanınmalı.
• Yatırımcıların Ortaklık Hakları Korunmalı, Geçmişten Gelen Mağduriyetler Giderilmelidir
• Aracı Kurumlara Proje Finansman Kredisi verme yetkisi verilmeli. Proje Finansman Fonu Modeli İle Alt Yapı yatırımlarına ve projelere kaynak sağlanmalı.
• İpotek Finansmanı Kurumu A.Ş. kurulmalı.
• İstanbul Finans Merkezine yönelik eylemleri gerçekleştirmek üzere kurumlar üstü bir yapı kurulmalı.
• Yenilikçi iş fikri olan fintek şirketlerine ve finansal kurumlara Kamu Kontrolünde Düzenleme Esnekliği sağlanmalı.
• Yatırımcılarla müşteri hesap açılışına ilişkin mesafeli sözleşme yapılabilmeli.
• Sermaye piyasası kurumları kimlik paylaşım sisteminden ve yerleşim yeri paylaşım sisteminden yararlanabilmeli.
• Sermaye piyasasındaki işlem maliyetleri rekabetçi düzeye çekilmeli.
• Sermaye Piyasası uyuşmazlıklarının çözümünde görevli ve yetkili mahkemeler kurulmalı.
• Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi’nin (ESMA) kuralları dikkate alınmalı ve yabancı yatırımcıları ülkemize çekecek değişiklikler yapılmalı.
• Sermaye Piyasasının etkin, ekonomik ve verimli işlemesini engelleyen vergi mevzuatından kaynaklanan sorunlar giderilmeli.

Birlik bu dönemde sermaye piyasası farkındalığını artırmak amacıyla etkinliklere de hız vermiş.  Dünya Yatırımcı Haftası kapsamında 1 Ekim'de Borsa İstanbul’da, yatırımcılar ve sermaye piyasası kurumları temsilcileri katılımıyla Gong Töreni düzenlenecek. 13-14 Kasım'da ise gözler 24 panelin yer alacağı Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'nde olacak.

 

ÖNE ÇIKAN HABERLER
Yukarı