İrfan Donat

Taşıma su ve değirmen

Tarım ve gıda sektörü açısından son haftalar oldukça hareketli geçiyor.

Ama geçen hafta bizim açımızdan gündem bambaşkaydı.

Zira Mart başında beklediğimiz oğlumuz Toprak, biraz aceleci davranarak geçen Salı günü dünyaya geldi ve ailemize katıldı.

İnsanoğlu açısından tarım ve gıdanın ne kadar stratejik önemde olduğunu bir ‘tüketici’ olarak farkında olmanın ötesinde artık bir ‘baba’ olarak daha da önemsiyoruz.

İzinli olduğumuz sürede bizim gündemimizde Toprak bebek varken, ülkenin gündeminde yaş meyve sebze ağırlıklı fiyat tartışmaları ve yeni uygulamalar vardı.

Bir taraftan seracılık tarafında alınan karar ve desteklemeye yönelik atılacak adımlar, öte yanda tanzim satış noktaları, beri tarafta ise artan denetim ve kesilen cezalar

Düne kadar üreticinin kanayan yarasına ve çektiği sıkıntılara pek kulak kabartılmazken, işin ucu tüketici enflasyonuna kadar uzanınca tarım ve gıda bir anda gündemin ilk sırasına oturdu, kaldı.

Şimdi sıcak gündem tanzim satış yerleri…

İstanbul'da 50, Ankara'da 30'dan fazla noktada tanzim satış mağazalarının kurulacağı açıklandı.

Bu uygulama bize, üreticinin yüksek maliyetlerine rağmen piyasanın altında bir fiyat politikasıyla 3 zincir markette kilogramı 29 TL’den kıyma ve 31 TL’den kuşbaşı satışını hatırlattı.

Çok kısıtlı bir tüketici kesimine hitap eden ve kırmızı et fiyatlarında hem üretici hem de tüketicinin geneline pek de yansıması olmayan bir uygulamanın bugün farklı bir versiyonunu yaş meyve sebze tarafında görür gibiyiz.

Bugün Bayrampaşa’daki ilk uygulama alanında 7 çeşit sebze satışa sunulurken, Bloomberg HT ekibi de oradaydı.

Her gün saat 10:00-19:00 arasında hizmet verecek tanzim satış noktalarında domates 3 TL, patates ve soğan 2 TL, salatalık 4 TL, Ispanak 4 TL, sivri biber 6 TL ve patlıcan da 4,5 TL’den satışa sunuldu.

Aynı günün İstanbul Hal Fiyatlarına baktığımızda domatesin fiyatı 4-6 TL, patates ve  3,5-4,5 TL, salatalık 4-6 TL, ıspanak 4-6 TL, sivri biber 10-13 TL, patlıcan da 5-8 TL arasında.

Burada hemen bir not düşmekte fayda var.

Bugün Bloomberg HT’ye konuk olan SERA-BİR Başkanı Müslüm Yanmaz, salkım domatesin seradaki üretim maliyetinin kilogram başına yaklaşık 3,8 TL olduğunu hatırlattı.

Yani hem üretici hem de hal fiyatlarının altında bir seviyeden satışın yapıldığı tanzim satış mağazalarında hesaplamalara göre bazı ürünlerde kâr bir yana, zararına satış da söz konusu gibi gözüküyor.

Bu arada tüketicilere sebze başına 3 kilogram satın alma sınırlaması getirilen tanzim satış yerlerinde ürünler farklılık gösteriyor. Bazı tanzim satış mağazalarında meyve satışı yok. 

Önümüzdeki günlerde tanzim satış yerlerinde pirinç, bulgur ve mercimek gibi gıda ürünlerinin de satışa sunulacağı açıklandı.

Bu haliyle ürün çeşitliliğine baktığımızda 10-15’i geçmiyor.

Biliyorsunuz TÜFE’nin hesaplandığı sepette 133 gıda ve alkolsüz içecek bulunuyor. Bunun da 43’ünü yaş meyve ve sebze oluşturuyor.

Sadece 10-15 ürün ve sınırlı bir sayıda satış yeriyle tüketiciye ulaşan bir sistem ne kadar tatmin edici ve sürdürülebilir olacak?

Emin değiliz.

İstanbul’da 39 ilçe bulunuyor.

Kentin farklı bölgelerinde açılacak 50 satış noktası 15 milyon nüfusun beklenti ya da talebine hangi ölçüde, ne kadar cevap verebilir?

O yüzden tanzim satış mağazaları bize biraz geçici bir önlem gibi geliyor.

Marketlerdeki ya da pazar yerlerindeki fiyatları kısa süreli de olsa aşağı çekebilir, psikolojik bir etkisi olabilir.

Ama bu uygulamayı bu haliyle sürdürülebilir, kalıcı bir çözüm olarak görmek ya da ummak hayal kırıklığı yaratabilir.

SORULAR VE CEVAPLAR

İş dönüp dolaşıp kronik sorunların kalıcı olarak çözümünden geçiyor.

Üretim planlamamız var mı?

Henüz yok.

İklim değişikliği risklerine karşı üretim alanlarında ve bölgelerinde çeşitlendirmemiz söz konusu mu?

Henüz değil.

Yüksek girdi fiyatlarını makul seviyelere çekip maliyet yönetiminde istikrar sağlayabildik mi?

Hâlâ sağlayamadık.

Üretici örgütlenmesini, etkin ve sağlıklı bir kooperatifleşmeyi başarabildik mi?

Maalesef başaramadık.

Lojistik ve depolamada geçen yıl açıklanan yeni yaklaşımları hayata geçirdik mi?

Henüz geçiremedik.

Alternatif pazarlama kanallarını devreye soktuk mu?

Maalesef sokamadık.

Kısacası eksileri toplayarak pozitif bir sonuç elde edemeyiz.

Kronik sorunları es geçtiğimiz sürece atılan her adım palyatif önlemin ötesine geçemez.

O yüzden hep söylediğimiz şeyi bir kez daha tekrarlayalım.

Tarımın sorunlarına bir bütün olarak bakıp, bir bütün olarak çözebilirsek üretimden fiyatlamaya kadar istikrardan bahsedilebilir.

Aksi takdirde taşıma suyla değirmen döndürmeye devam ederiz.

TANZİM SATIŞ MAĞAZALARININ TARİHİ

Tanzim satış noktaları bu aralar çok gündemde ama Türkiye açısından aslında yeni bir şey değil.

Bundan yaklaşık 50 yıl önce 1970’li yıllarda Türkiye'de Tanzim Satış Mağazaları (TANSA) uygulaması vardı.

Hatta o yıllarda TANSA’nın genel müdürlüğü görevinde bulunan isim bugün spor dünyasının çok yakından tanıdığı Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz'di.

Önce İzmir’de dönemin belediye başkanı İhsan Alyanak tarafından halkın gıda ve temel ihtiyaç maddelerinin ucuza karşılanması amacıyla hayata geçirilen TANSA ardından İstanbul ve Ankara'da dönemin belediye başkanları Ahmet İsvan,ve Vedat  Dalokoy tarafından uygulamaya kondu.

Bu konuda gazeteci Ahmet Ünal Dilekçi’den alıntı yaparak detayları paylaşalım.

“Ecevit Hükümeti döneminde ülkenin tarımsal modernizasyonunda kilit faktör olması amacıyla kurulan 40 bin tarımsal köy kalkınma kooperatifi Merkez Birliği (Köy-Koop) kuruluş ve özellikle dış ticaret oluşumunda kurucu uzman olarak  çalışan Galatasaray Spor Klübünün şimdiki Başkanı Mustafa Cengiz,  daha sonra eski Yerel Yönetim sonra İçişleri Bakanlığı vesayetindeki 670 Belediye’nin merkez iktisadi kuruluşu TANSA (Tanzim Satışlar) ilk ve son Genel Müdürü olarak o dönem 3 hükümetle çalıştı. Mustafa Cengiz, İktisadi hayata Belediyelerin kamu yararına olumlu ürün ve fiyat düzenlemesi olarak kurulan TANSA da 28 yaşında ülkenin o dönem Kamudaki en genç genel müdürü oldu.”

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi tarım ve gıda sektöründe fiyat odaklı çok hızlı bir gündem söz konusu.

Üretici fiyatları, aracılar, hal yasası, marketlerin kar marjı, seracılık yatırımları derken bugünlerde tanzim satış noktalarını konuşur durumdayız.

Sanırız 31 Mart seçimlerine kadar bu konuları gündemi bayağı meşgul edecek.

TÜİK, TANZİM SATIŞ YERLERİNİ HESAPLAMALARA DAHİL EDECEK Mİ?

TÜFE’de gıdanın payı yüzde 23,29 yani bir başka deyişle enflasyon sepetinin yaklaşık 4’te birini gıda oluşturuyor.

Aldığımız duyumlara göre TÜİK, piyasanın oldukça altında bir fiyatla satış yapan tanzim satış noktalarını da hesaplamalara dahil edip etmeyeceği konusunda bir çalışma yürütüyor.

Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı Özlem Derici Şengül, TÜİK’in hesaplamalardaki usul ve metedolojisini hatırlatarak, “TÜİK gıda hesaplamalarını yaparken, bir yıl boyunca belli yerlerdeki fiyatlar toplanıyor ve gelecek sene itibariyle o yerler enflasyon hesabına dahil ediliyor ki değişimi sağlıklı bir şekilde hesaplayabilelim. Aksi taktirde marketlerdeki sebze meyve fiyatlarıyla tanzim satış noktalarındaki meyve ve sebzeleri karşılaştırır olursunuz. Bu da bir sefere mahsus bir düşüş oluşturur ama bu yanıltıcı bir düşüş olur. O yüzden bir yıl boyunca fiyatların toplanması ve ardından bu lokasyon değişikliğinin yapılması lazım” dedi.

Ama şunu da not etmekte fayda var. Verilerde suni düşüşler yaşansa bile asıl olan sokaktaki vatandaşın cebi ve mutfağındaki gerçekler.

TÜİK hesaplamaları da önümüzdeki dönemin farklı bir tartışma konusu olabilir.

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com 

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
12 Şubat 2019 Salı, 14:07 Misafir Öncelikle gözünüz aydın olsun. Allah Analı Babalı büyütsün. evladınız da sizin gibi doğru sözlü Vatanına hayırlı bir evlat olsun...
Yukarı