Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Daron Acemoğlu'ndan uyarı: Yapay zekâ liberal demokrasiyi tehdit ediyor

Daron Acemoğlu'ndan uyarı: Yapay zekâ liberal demokrasiyi tehdit ediyor

  • BBC World Service'e yeni kitabı üzerine açıklamalarda bulunan Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Profesör Daron Acemoğlu, liberal demokrasilerin başarıdan krize sürüklendiği bir dönemden geçildiğini belirtti.

Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin
Daron Acemoğlu'ndan uyarı: Yapay zekâ liberal demokrasiyi tehdit ediyor
08 Eylül 2026, 16:40 Güncelleme :

Nobel ödüllü iktisatçı Daron Acemoğlu, yapay zekanın liberal sistemin altını oyma potansiyeline dikkat çekti.

Küreselleşme, otomasyon ve kontrolsüz gelişen yapay zekâ teknolojilerinin gelir eşitsizliğini derinleştirdiğini vurgulayan Acemoğlu, geniş kitlelerin yönetime katılımını ve ortak refahı esas alan "yeni bir yönetim felsefesine" ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Liberal demokrasinin tarihsel süreçte insanlara yönetimde söz hakkı tanıdığı ve ekonomik refah sağladığı ölçüde başarılı olduğunu ifade eden Daron Acemoğlu, gelinen noktada yapay zekâ, dijital teknolojiler ve küreselleşmenin şekillendirdiği "sanayi sonrası çağda" ciddi bir kriz yaşandığını belirtti.

REKLAM

REKLAM

İngiltere ve ABD gibi gelişmiş ülkelerdeki mevcut hoşnutsuzluğun yarım asırdır biriken sorunların sonucu olduğunu vurgulayan Acemoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

Geçmişte şirketlerin yeni teknolojilere yatırım yaparak daha fazla işçi istihdam ettiği ve ücretleri artırdığı refah modeli, otomasyonun yaygınlaşmasıyla geçerliliğini kaybetti.

Göç gibi kritik konularda toplumun geniş kesimlerinin onayı alınmadan kararlar uygulanması, elitler ile çalışan sınıf arasındaki uçurumu derinleştirerek popülist hareketleri besledi.

Yapay zekâ riski: Süreç tamamen tepeden inme ve anti-demokratik

Yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilme biçimini sert bir dille eleştiren Acemoğlu, teknolojinin gidişatı konusunda halka hiçbir söz hakkı tanınmadığını söyledi. Teknoloji liderlerinin "her şey harika olacak" vaatlerinin gerçeği yansıtmadığını savunan ünlü ekonomist, mevcut gelişme çizgisinin iş gücünü devre dışı bırakma riski taşıdığına dikkat çekti:

REKLAM

REKLAM

"Yapay zekâ, paylaşılan refahı inşa etmeyi çok daha zorlaştıracak ve birçok insanı sistemin dışına itecek. Yalnızca yapay zekayı elinde tutan elitler ile mühendislerin üst katmanda yer aldığı, toplumun geri kalanının ise alt katmana itildiği iki kademeli bir yapı oluşturulursa, bu durum demokrasiyle bağdaşmaz."

İki farklı senaryo

Yapay zekâ teknolojisinin kendisinin "kötü" olmadığını, asıl belirleyici olanın bu teknolojinin nasıl geliştirildiği ve kullanıldığı olduğunu belirten Acemoğlu, iki farklı kulvarı örnek gösterdi:

Tıpta yapay zekanın röntgen taramalarını inceleyerek insan gözünün kaçırabileceği kalıpları tespit etmesi, uzman doktorların karar alma süreçlerini güçlendiren olumlu bir entegrasyon modelidir.

REKLAM

REKLAM

Müşteri temsilcileri, muhasebeciler ve mavi yakalı çalışanların işlerini doğrudan yapay zekaya devredip insan unsurunu tamamen denklemden çıkarmak, kitleleri eğitimsiz kaldıkları veya daha düşük ücretli işlere zorlayarak sosyal barışı riske atmaktadır.

Acemoğlu, sosyal medya düzenlemelerinde yapılan gecikmelerin ve reaktif yaklaşımın yapay zekâ sürecinde de tekrarlanması halinde, 10-15 yıl sonra alınacak önlemlerin çok geç olacağı uyarısında bulundu.

Popülizm, Trump ve Çin modeli riskleri

Siyasi arenadaki aşırı kutuplaşmaya ve popülist liderlerin yükselişine değinen Acemoğlu, Donald Trump gibi figürleri destekleyen kitlelerin çaresizlikten anti-kurumsal adaylara yöneldiğini ifade etti. Popülist liderlerin mevcut kurumsal yapıyı ve güveni zedelemek dışında sorunlara somut çözümler sunamadığını vurguladı.

REKLAM

REKLAM

Batı dünyasındaki kriz karşısında Çin'in otoriter ve hızlı büyümeye dayalı modelinin bir alternatif olamayacağını belirten Acemoğlu, liberal ilkelerden vazgeçilmeden ortak değerler etrafında birleşen, çalışanların yeteneklerini ve insan unsurunu destekleyen kapsayıcı politikalara dönülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.