Dünya tahılda rekora koşuyor
-
Uluslararası Tahıl Konseyi'ne (IGC) göre 2025-2026 sezonunda küresel tahıl üretimi yüzde 6 artışla 2,48 milyar tona ulaşacak. Bu da üretimde son 9 yılın en hızlı artışı anlamı taşıyor.
Küresel tarım piyasalarında dikkat çekici bir üretim toparlanması yaşanıyor.
Uluslararası Tahıl Konseyi’nin (IGC) son raporuna göre, dünya tahıl üretiminin 2025-2026 sezonunda yüzde 6 artarak 2,48 milyar tona ulaşması bekleniyor. Bu artış, son dokuz sezonun en hızlı üretim büyümesi olarak kayda geçiyor.
Özellikle mısır üretimindeki toparlanma beklentisi, küresel arz görünümünü güçlendiren temel unsur olarak öne çıkıyor. IGC, Arjantin ve Güney Afrika’daki daha yüksek mısır üretim beklentilerinin toplam tahıl arzını yukarı taşıdığını belirtiyor.
Rapora göre, küresel pirinç üretiminde de tarihi zirve bekleniyor. 2025-2026 sezonunda dünya pirinç üretiminin 545 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu da özellikle Asya merkezli gıda arzı açısından kritik bir güvenlik tamponu anlamına geliyor.
IGC ayrıca küresel gıda talebinin artmaya devam edeceğini, buna paralel olarak tahıl stoklarının da büyüyeceğini öngörüyor. Stok artışında özellikle Hindistan’ın belirleyici rol oynayacağı ifade ediliyor.
Küresel ticarette de daha güçlü bir görünüm bekleniyor. Artan üretim ve stokların uluslararası tahıl ticaretini desteklemesi öngörülüyor.
Aslında ortaya çıkan tablo, son yıllardaki arz krizlerinden sonra piyasalara bir miktar nefes aldırıyor. Hatırlanacağı üzere pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, El Nino kaynaklı hava olayları ve son dönemde İran-Hürmüz hattındaki gerilimler; küresel tahıl piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olmuştu.
Ancak mevcut üretim projeksiyonları, en azından kısa vadede küresel ölçekte ciddi bir tahıl arz krizinin oluşma ihtimalini zayıflatıyor.
Bununla birlikte piyasalarda temkinli iyimserlik hâkim. Çünkü üretim tarafındaki güçlü tabloya rağmen riskler tamamen ortadan kalkmış değil.
Özellikle iklim kaynaklı belirsizlikler dikkat çekiyor. El Nino etkisinin güçlenmesiyle birlikte kuraklık, aşırı sıcaklık ve yangın risklerinin artması bekleniyor. Bu durum başta mısır, buğday ve pirinç olmak üzere birçok üründe verim baskısı oluşturabilir.
Diğer taraftan enerji ve gübre maliyetleri de tarım piyasalarının en önemli kırılganlık alanlarından biri olmaya devam ediyor. İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik nedeniyle gübre fiyatlarında yaşanan yükseliş, özellikle yeni sezon ekim kararlarını etkileyebilecek potansiyele sahip.
Dolayısıyla bugün için güçlü görünen küresel arz tablosu, aynı zamanda oldukça hassas dengeler üzerinde ilerliyor.
Bir diğer dikkat çekici unsur ise Çin faktörü. Son dönemde ABD-Çin arasında yeniden hız kazanan tarım ticareti görüşmeleri, özellikle mısır ve soya piyasalarında yeni fiyat hareketleri oluşturuyor. Küresel tahıl piyasalarının yönü açısından Çin’in ithalat politikaları belirleyici olmayı sürdürüyor.
Öte yandan Türkiye açısından da tablo dikkatle izleniyor. Çünkü küresel üretimdeki artış, ithalata bağımlı yem, tahıl ve gıda sanayisi açısından maliyet baskısını sınırlayabilecek bir unsur olarak görülüyor. Ancak döviz kuru, lojistik maliyetler ve iç piyasa dinamikleri nihai fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Özetle IGC’nin son raporu, dünya tahıl piyasalarında arz tarafında güçlü bir toparlanmaya işaret ediyor. Ancak iklim krizi, enerji fiyatları, savaşlar ve jeopolitik gerilimlerin aynı anda etkili olduğu mevcut küresel konjonktürde, piyasalar hâlâ yüksek kırılganlıkla hareket ediyor.