Maliye'den yüksek gelir gruplarına davet: Bi kahve?
Vergi denetimine getirilen güncel yaklaşımlar sonucunda kamu lehine alınan olumlu sonuçlar, bu yaklaşımları artık denetimin olağan unsurlarından biri haline getiriyor.
Geçtiğimiz haftanın sonlarında yaklaşık 16 bin mükellefe gelirleriyle orantısız harcamaları ile ilgili olarak “Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programı” kapsamında Vergi Denetim Kurulu tarafından tebligatlar gönderildi.
Beyan edilen herhangi bir gelir unsuru bulunmamasına rağmen şahsi hesaplarından yapılan yüklü miktardaki hesap hareketleri, lüks otomobil veya gayrimenkul alımları, gelirle orantısız kredi kartı harcamaları bulunan mükellefler ile beyan edilen gelirleriyle orantısız veya ilgisiz olarak aynı türden harcamalarda bulunan mükellefler Vergi Müfettişleri tarafından’ kahve içmeye’ davet ediliyor.
Çalışma kapsamında yazılar gönderilen mükelleflerin tamamına yakınının bir veya birden fazla şirkette ortaklığının bulunduğu ve bu şirketler tarafından ilgili dönemde kar dağıtımı yapılmadığı bilgisinin de yer aldığı gözleminden hareketle, kar dağıtımı yapılmaksızın şirket varlıklarının ortak tarafından kullanılması durumunun önümüzdeki dönemlerde de Maliye’nin radarında olacağına dair güçlü bir sinyal olduğunu hatırlatalım.
Denetim değil, müzakere
Gönderilen yazılarda Bakanlığın kayıt dışıyla mücadele eylem planı kapsamında ‘davranışsal yaklaşım’ın esas alındığı ve bireylerin doğru yönde karar almalarına yardımcı olmak amacıyla yönlendirilmelerinin amaçlandığı, çalışmanın kesinlikle bir vergi incelemesi mahiyetinde olmadığı özellikle belirtiliyor.
Böylelikle bireyler; risk analiz kümesinde olduklarının bilincinde olarak 2025 yılı beyan dönemi henüz bitmemişken vergi beyanlarını bu doğrultuda oluşturma imkanı bulurlarken tereddüt ettiği konularda ilgili Vergi Müfettişi ile denetçi değil, bir nevi ‘danışman’ olarak görüşme imkanı bulmaktalar.
2025 yılında 14,7 Milyar TL matrah farkı!
Vergi Denetim Kurulunun geçtiğimiz günlerde yayımlanan 2025 yılı faaliyet raporuna göre 2023 ve 2024 vergilendirme dönemlerinde B1, B2 ve B3 düzeyindeki büyük ölçekli şirketlere ortak olup, Gelir Vergisi beyannamesi ile kazanç/irat beyan etmeyen, ayrıca ücret, irat, kazanç ve hasılatları dolayısıyla haklarında herhangi bir tevkifat bildirilmemiş risk taşıyan gerçek kişilere ilişkin olarak 10.000 şirket ortağından oluşan riskli mükellef kümesi oluşturulduğu ve yapılan çalışmalar sonucunda bu mükelleflerin beyanlarında 14,7 Milyar TL artırımda bulundukları belirtilmiştir.
2026 yılı için başlatılan ikinci gözetim çalışması kapsamında ise Bakanlık kaynaklarına göre 16.000 mükellef ile temasa geçilmiş durumda. Bu sene yapılan çağrının beyan dönemi içerisinde gerçekleşmesi, gönüllü uyumun vergi cezaları ve gecikme faizi gibi istenilmeyen sonuçlarını doğası gereği bertaraf ediyor. Dolayısıyla 2026 yılı denetim istatistiklerinde yer almamanın yolu; 2025 yılı hesap hareketleri üzerinde iyi çalışarak beyannamelerin doğru olarak verilmesinden geçiyor.
Nereden bulmuş olabilirsin?
Maliye tarafından harcamaların kaynağını nereden buldun sorusu yerine harcamalara esas gelirlerini beyan etmemiş olabilir misin diye sorularak bir nevi ‘sinyalleme’ yöntemi kullanıldığını ifade edebiliriz.
Maliye ile ilişkisi ceza tebligatları ile sınırlı olan mükelleflerde oluşan en büyük soru işareti, bu yazıların doğrudan veya dolaylı olarak kişisel servetlerine ilişkin bir vergilendirme sonucu doğurup doğurmayacağı.
Oysa, ortağı olunan şirketlerin kayıt dışı gelirlerinin şahsi banka hesaplarına aktarılmadığı veya Gelir Vergisi kanunun işaret ettiği diğer kazanç unsurlarının bulunmadığı biliniyorsa vergisel bir sonuç doğurmaksızın sürecin tamamlanacağından şüphe edilmemesi gerekir.