Bankalar güvenli kimlik sağlayıcı oluyor
İngiltere'nin önde gelen altı bankası, ortak bir dijital doğrulama hizmeti geliştirmek için güçlerini birleştirdi.
Dijital dünyada yeni bir müşteriye ulaşmak zor değil. Ona güvenmek ise hâlâ zaman alıyor. Belki de finans sektörünün çözmeye çalıştığı yeni problem tam olarak bu. Geçtiğimiz günlerde İngiltere'den gelen bir haber de bunun ilk işaretlerinden biri olabilir.
İngiltere'nin önde gelen altı bankası, ortak bir dijital doğrulama hizmeti geliştirmek için güçlerini birleştirdi. İlk bakışta bu girişim yeni bir kimlik doğrulama uygulaması gibi görünüyor. Dikkatle bakıldığında bankaların yeni bir role hazırlandığı görülüyor: güvenli kimlik sağlayıcısı olmak.
Aslında İskandinav ülkelerinde uzun yıllardır kullanılan BankID isimli ortak kimlik altyapıları bunun başarılı örnekleri arasında yer alıyor. Açık bankacılık yaklaşımının yaygınlaşmasıyla birlikte benzer modellerin farklı ülkelerde de hızla gelişmesi bekleniyor.
Bankaların en büyük varlığı güven
Yüzyıllardır bankaların temel görevi para saklamak, kredi vermek ve ödemeleri gerçekleştirmekti. Dijital ekonomide ise en değerli varlıklardan biri doğrulanmış kimlik bilgisi haline geldi.
Bir bankanın müşterisi hakkında bildikleri; adı, adresi, yaşı, kimliği, telefon numarası, şirket bilgileri veya risk profili, uzun ve maliyetli doğrulama süreçlerinden geçerek oluşturuluyor. Üstelik bu bilgiler sürekli güncelleniyor ve düzenleyici kurumların denetimine tabi tutuluyor.
Bugün milyonlarca insan internette aynı bilgileri onlarca kez yeniden paylaşmak zorunda kalıyor. Her platform yeni belge istiyor, yeni doğrulama yapıyor, yeni bir süreç başlatıyor.
Oysa bankalar bu doğrulamaları zaten yıllardır gerçekleştiriyor. İngiltere'de başlayan yeni yaklaşım tam da bu noktada devreye giriyor. Her kurumun aynı doğrulamayı tekrar yapması yerine, müşterinin izniyle bankanın doğruladığı bilginin güvenilir bir referans olarak kullanılabilmesi hedefleniyor.
Açık bankacılıktan açık güvene
Avrupa'da PSD2 ile başlayan Açık Bankacılık hareketi finansal verilerin paylaşılmasının önünü açtı. Hesap bilgileri ve ödeme servisleri API'lerle erişilebilir hale geldi, yeni iş modelleri doğdu.
Şimdi benzer bir dönüşüm kimlik doğrulama alanında yaşanıyor. Böylece finansal sistem yalnızca para transfer eden bir altyapı olmaktan çıkıp müşteri doğrulamasını mümkün kılan bir platforma dönüşüyor.
Dijital ekonomide güven hâlâ en pahalı kaynaklardan biri. Şirketler müşterilerine güvenebilmek için belge topluyor, kontrol yapıyor, zaman ve bütçe harcıyor. Doğrulanmış kimliğin yeniden kullanılabilmesi bu maliyetin önemli bölümünü ortadan kaldırabilir.
Finans sektörü için büyük bir fırsat
Bankalar uzun yıllardır güçlü müşteri tanıma süreçleri yürütüyor. Uzaktan müşteri edinimi, biyometrik doğrulama, NFC destekli kimlik okuma, merkezi nüfus sistemleriyle entegrasyon ve gelişmiş dolandırıcılık önleme altyapıları zaten kullanılıyor.
Bankaların birlikte geliştireceği dijital doğrulama altyapısı yalnızca finans sektörüne değil; e-ticaretten telekomünikasyona, sigortadan gayrimenkule kadar çok geniş bir ekosistemin temelini oluşturabilir. Böylesi bir iş birliği yalnızca güvenliği artırmakla kalmaz, yeni iş modellerinin de önünü açar. Bankalar, ödeme hizmetlerinin yanında Kimlik Doğrulama Hizmeti (Identity as a Service), Kurumsal Doğrulama Hizmeti (Business Verification), Yaş Doğrulama Hizmeti (Age Verification) ve Doğrulanmış Adres Hizmeti (Verified Address) gibi servislerle dijital ekonominin güven sağlayıcılarından biri haline gelebilir.
Bu sayede dijitalleşmenin en büyük zaman kayıplarından biri ortadan kalkabilir. Kimlik doğrulama için ayrılan bütçeler azalırken, müşteri edinme süreçleri de önemli ölçüde hızlanabilir.
Bir kez doğrula, her yerde kullan
Yeni bir bankaya, telekom şirketine, sigorta kuruluşuna ya da e-ticaret platformuna üye olurken aynı bilgileri tekrar tekrar vermek yerine, daha önce doğrulanmış bilgilerimizi kendi onayımızla paylaşabilmek herkes için daha kolay bir dijital deneyim yaratacaktır.
Kişisel bilgilerimizi paylaşmak ve kimliğimizi ispatlamak için daha az emek, daha az zaman harcadığımız bir dijital dünya sizce de daha iyi olmaz mı?