Bloomberg Economics'ten İran savaşıyla ilgili karamsar faiz analizi
-
Bloomberg Economics'e göre, İran savaşının etkileri, önümüzdeki yıllarda borçlanma maliyetlerindeki artış üzerinden tüm dünyada hissedilmeye devam edecek.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş sona ermiş gibi görünüyor olabilir ancak Bloomberg Economics’e göre bu çatışmanın küresel para politikaları üzerindeki etkileri uzun yıllar boyunca hissedilmeye devam edecek.
Bloomberg Economics’in hazırladığı faiz tahminleri, borçlanma maliyetlerinin 2028’e kadar, savaş öncesindeki beklentilere kıyasla bazı ülkelerde yarım puan veya daha fazla yüksek seyredeceğini gösteriyor.
Bu durum, Bloomberg Economics’in hem küresel faiz göstergesinde hem de gelişmiş ekonomiler için yaptığı ölçümde geçerli. Bu beklentiler, yapay zeka yatırımlarının hızlanmasının yaratabileceği enflasyon baskıları da dahil olmak üzere değişen enflasyon risklerini yansıtıyor. Bu risklerin zamanla azalması mümkün olsa da, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yol açtığı enerji şokunun fiyatlar üzerindeki etkisi hala hissediliyor.
Çatışmaların etkisi azalırken Bloomberg Economics’in tahminleri, savaşın tüketiciler ve şirketler üzerinde yarattığı hayat pahalılığı baskısına ek olarak, kredi ve konut kredilerinin de beklenenden daha uzun süre yüksek maliyetli olacağını ortaya koyuyor. BE yılın başında, Fed’in politika faizinin 2027 yılının ortasına kadar toplam 1 yüzde puan düşeceğini öngörüyordu. Ancak artık beklenti yalnızca 25 baz puanlık tek bir faiz indirimi yönünde. Öte yandan Avrupa Merkez Bankası’nın ise ilk tahminlere göre yarım puan daha yüksek bir seviyeye kadar faiz artırdıktan sonra ilerleyen dönemde yeniden faiz indirimlerine başlaması bekleniyor.
"Yeniden ciddi bir sınav gelebilir"
Bloomberg Economics Küresel Ekonomi Direktörü Jamie Rush’a göre, pandemi sonrasında yaşanan yüksek enflasyon deneyimi nedeniyle merkez bankaları enflasyona karşı sert söylemlerini koruyor. Enerji fiyatları gerilemiş olsa bile son fiyat artışları, politika yapıcıların şahin duruşlarından geri adım atma konusunda isteksiz olduklarını gösteriyor.
BE’nin tahminleri aynı zamanda küresel ekonominin yüksek faiz ortamına beklenenden daha dayanıklı olduğunu ve art arda gelen şoklara rağmen ayakta kalabildiğini ortaya koyuyor. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın belirsizlik yaratan politikaları dikkate alındığında, geçen yıl uygulamaya koyduğu yüksek gümrük tarifelerinin ardından gelen İran savaşı bunun son örneği olmayabilir. Bu nedenle BE’ye göre, küresel ekonominin dayanıklılığı yakın gelecekte yeniden ciddi bir sınavla karşı karşıya kalabilir.