Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Erdemoğlu: Türkiye’yi dünyanın entegre kimya üssü yapabiliriz

Erdemoğlu: Türkiye'yi dünyanın entegre kimya üssü yapabiliriz

  • Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, 25 milyar dolarlık Yumurtalık rafineri ve entegre kimya tesisi için ulusal ve uluslararası fonlarla görüşmeler yürüttüklerini belirterek, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle işbirliği içinde dünyanın en büyük entegre kimya endüstrisi merkezlerinden biri olabileceğini söyledi.

  • Erdemoğlu, Yumurtalık projesi kapsamında geçen yıl Vitol ile anlaşma yaptıklarını, Katarlı yatırımcıların yanı sıra Suudi Arabistanlı yatırımcılar ve Aramco'nun da projeye ilgi gösterdiğini belirtti.

Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin Türkiye'nin ekonomi platformu Bloomberg HT'yi Google listesine ekleyin
Erdemoğlu: Türkiye'yi dünyanın entegre kimya üssü yapabiliriz
11 Ağustos 2026, 23:08 Güncelleme :

AÇIL SEZEN

Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, 25 milyar dolarlık yatırım tutarıyla grubun en büyük projesi olan Yumurtalık rafineri ve entegre kimya tesisi konusunda hem ulusal hem de uluslararası fonlar ile yakın görüşmeler yaptıklarını söyledi. Erdemoğlu, "Türkiye'nin önünde bölgedeki diğer ülkeler ile işbirliği içinde dünyanın en büyük entegre kimya endüstrisi merkezi olma imkânı var" dedi.

Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, grubun uzun süredir planları arasında yer alan Adana Yumurtalık bölgesindeki rafineri projesiyle ilgili hedef ve beklentilerini açıkladı. Erdemoğlu, bu yatırımın ülke ekonomisi için önemli bir ihtiyaç olduğunu belirterek, yeni jeopolitik düzenin de bölgede bu yatırımı şart kıldığını aktardı.

Erdemoğlu, yaklaşık 25 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olacak yatırım için hem kamu fonları hem de yabancı yatırımcılarla işbirlikleri olabileceğini, şu aşamada bunların altyapısı için hazırlıklarını tamamladıklarını söyledi.

REKLAM

REKLAM

Erdemoğlu, ABD'nin önceliğinin Çin'in kendi bölgesine çekilmesini sağlamak olduğunu hatırlatarak, "Özellikle petrokimya alanında oluşacak bir alternatif üretim arayışı var. Çin'in ürettiği mamullerin bir bölümünü bu coğrafyada başka ülkelere ürettiremezseniz, Çin'in üretim gücüne alternatif yaratamazsınız. Bu boşluğu bu bölgede Rusya dışında doldurabilecek ülke sayısı sınırlı. Rusya zaten bu konjonktürde o şekilde konumlanamıyor. O büyüklüğe sahip ülkeler İran, Türkiye ve Mısır. İran'ın yaşanan karışıklıklar nedeniyle, bu seviyeye ulaşması yıllar alacak. Avrupa'nın yapısı, Balkanlar'ın ölçeği buna uygun değil. Mısır'daki üretim de bu kapasiteye ulaşabilir durumda değil. Tüm gümrük avantajlarına rağmen sanayi dönüşümünü yapamıyor. Türkiye dışında bu boşluğu doldurabilecek bir bölge yok" dedi.

Erdemoğlu, şöyle devam etti:

REKLAM

REKLAM

"Yumurtalık bölgesindeki 25 milyar dolarlık rafineri fikri de buradan yola çıkıyor. Türkiye bugün, geçen yılın rakamlarıyla yaklaşık 23 milyar dolarlık petrokimya ürünü ithal ediyor. Bu bölge gerçekten bir üretim üssü haline gelirse, ihtiyaç duyulan üretim hacminin gelecekte 70-80 milyar dolar seviyelerine kadar çıkabileceğini tahmin ediyoruz. Bu yatırım bakışı, bu sorunları da çözecek. Peki Türkiye bunu tek başına mı yapacak? Hayır. Bu bölgede Türkiye bir ağabey ve öncü rolü üstlenecek. Çevresinde Suriye, Irak, Ürdün ve Mısır'ın olduğu bir üretim ve tedarik sistemi kurulacak. Bunun merkezini Türkiye oluşturacak. Suriye, Irak, Mısır ve Ürdün'ün daha orta gelir grubuna yönelik ürünlerin üretimini yaptığı, Türkiye'nin ise daha yüksek katma değerli ürünlere yönelik ürettiği bir kompozisyon olabilir. Küçük ölçeklerle Çin'e alternatif oluşturulamayacağı için üretim blokları oluşturulması esas olacak" dedi.

Neden Yumurtalık?

Yumurtalık bölgesinin lojistik açıdan inanılmaz bir değeri bulunduğunu söyleyen Erdemoğlu, gelecek 5-10 yıllık perspektifte en önemli konunun lojistik olacağını öngördü. Erdemoğlu, Doğu Akdeniz'deki petrol ve gaz hatlarının, Irak'tan gelen enerji kaynaklarının, Azerbaycan petrolünün ve farklı kaynaklardan gelecek hidrokarbonların birleştiği enerji merkezi olarak Ceyhan-Yumurtalık bölgesinin önemine dikkat çekti.

REKLAM

REKLAM

Erdemoğlu, şöyle devam etti:

"Devletin burada önemli bir başka uygulaması daha var. Yumurtalık'taki arazimizin arkasında yaklaşık 33 milyon metrekarelik bir kimya endüstrisi alanı ayrılmış durumda; özel ihtisas kimya endüstri bölgesi. Bunun 10 milyon metrekarelik alanına SASA olarak biz talibiz. Üçte birini almak istiyoruz. Sadece SASA zaten yeterli olmayacak. Birçok başka yatırım da gerekecek. Sanayi Bakanlığı yaklaşık beş yıldır burada çeşitli çalışmalar yürütüyor. Organize sanayi yapısı kurulsun, yatırımcılar gelsin, Marmara'daki bazı sanayiler buraya taşınsın gibi düşünceler vardı. Ama bölgede üreticiyi çekecek yeterli temel avantaj oluşmadığı için yatırımcı gelmedi. Şimdi SASA burada petrokimya yatırımını ve rafineriyi kurduktan sonra durum değişecek. Çünkü kimya şirketlerinin ihtiyaç duyduğu ham madde hemen yanlarında üretilecek.

Zaman içinde kimya şirketlerinin de bu bölgeye geleceğini düşünüyoruz. Ve sonuçta ne olacak? Türkiye hem bölgenin en büyük üretim üslerinden biri olacak hem de Avrupa'yı kapsayan geniş coğrafyada önemli bir kimya merkezi haline gelebilecek."

Vitol, Aramco, Katarlı yatırımcılar

Erdemoğlu, SASA projesinin sadece kendileri için değil, ülkenin 10-20 yıllık stratejisi açısından da önemli olduğunu belirterek, "Bizim anlayışımızda ülke var, devlet var, millet var. Stratejinin asıl kaynağı bu. Doğrudan ülke ölçeğinde stratejik bir proje. Bunu destekleyen gelişmeler de var. Birincisi, kamu fonlarının bu konudaki olumlu tutumu. İkincisi, Sanayi Bakanlığı'nın ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bu yatırımlar konusunda destek ve teşvik mekanizmalarını güçlendirmiş olması. Bunların önemli bölümü bu yıl gerçekleşti. Geçen yıl Vitol ile de bir anlaşma yaptık. Bunun dışında projeye bizimle birlikte girmek isteyen başka kuruluşlar da bulunuyor. Daha önce Katar tarafının ilgisi vardı. Bir dönem Suudiler ve Aramco da ilgileniyordu. Körfez'de yaşanan gelişmeler doğal olarak bu süreçleri etkiledi. Ama kamu desteği ve başka ortakların da projeye katılması hâlinde sözünü ettiğimiz 10-15 yıllık takvimin daha erkene çekilmesi mümkün olabilir" dedi.

20-25 milyar dolarlık yatırımın master planının yaklaşık dört yıldır hazır olduğunu söyleyen Erdemoğlu, "Ne üreteceğimizi hazırladık. Hangi teknolojiyi kullanacağımızı belirledik. Her şey hazır. Arazi de hazır. Ancak bugünkü ekonomik koşullar nedeniyle projeyi, ortaklıklar veya finansal çözümler tamamlandıktan sonraki aşamada başlatmayı değerlendireceğiz" diye konuştu.

"Çin mantığını kurmak gerekiyor"

"Kimyada Türkiye'nin böyle bir üs oluşturduğunu varsayalım" diyen Erdemoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Almanya'da kimya devleri var. Veya dünyanın başka yerlerinde benzer merkezler var. Ama bizim açımızdan esas mesele başka ülkelerin bugün ne yaptığı değil. Bizim yapmamız gereken Çin'in kurduğu mantığa benzer bir yapı oluşturmak. Çok basit: Petrol Ceyhan'a geliyor mu? Geliyor. Rafineriyi oraya kurduğunuzda taşıma maliyetini azaltıyor musunuz? Azaltıyorsunuz. Navlun problemini önemli ölçüde ortadan kaldırıyorsunuz. Ham maddeyi orada üretiyorsunuz. Kimya ürünlerini de aynı bölgede üretiyorsunuz. Limanı da yanına koyuyorsunuz. Ve ürettiğiniz ürünü doğrudan oradan ihraç ediyorsunuz. Bu kadar entegre bir yapının karşısında Avrupa'daki şirketlerin maliyet açısından rekabet etmesi kolay değil. Çin'in ölçek ekonomisine gitmesinin arkasında da zaten aynı mantık bulunuyor."