Advertisement

Milyonlarca çalışan artık ortalama ücret haline dönüşmüş asgari ücrete yapılacak ara zamma odaklandı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu 2014 yılından beri ilk kez bugün ara yıl zammı için masaya oturdu.

Komisyonun açılışında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, asgari ücrette güncelleme ihtiyacı doğduğunu belirtti. Bakan Bilgin bugün başlatılan komisyon çalışmalarının yarın sonuçlanacağını ümit ettiklerini söyledi.

TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol da ara zam ihtiyacında mutabık olduklarını belirtti.

Akkol, "Dengeli bir rakamda anlaşacağımızı umut ediyorum" diye konuştu.

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay da asgari ücrete yapılan zammın enflasyonla üç ayda eridiğini belirtti.

Atalay, enflasyon oranında artış istedi

Türk - İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "İnsanlar son yıllarda görülmedik bir ekonomik sıkıntı içerisinde. Oluşan enflasyon ortada, bu enflasyon çerçevesinde asgari ücretliye, dar ve sabit gelirliye nefes aldıracak bir düzenleme olmasını talep ediyoruz." dedi.

Asgari ücretin yaygın ücrette dönüşme riskine dikkati çeken Atalay, asgari ücretteki artışın nitelikli iş ve işçiye de yansıtılması gerektiğini dile getirdi.

Atalay, Türkiye'nin en büyük 500 şirketinden sadece 100'ünde sendikaların örgütlü olduğunu belirterek, "Bunlar ihracat yapıyor, iyi para kazanıyor. Bunların 400'ünde örgütlü değilsek burada herkesin düşünmesi lazım. Örgütsüz bir toplumda herkes asgari ücretli çalışan oluyor. Bizim bu konuda yasal bir düzenleme talebimiz var." dedi.

Geçici işçilerin, taşeron işçilerin, EYT'lilerin, emeklilerin hükümetten talepleri olduğunu vurgulayan Atalay, torba kanun kapsamında Mecliste görüşülen en düşük emekli aylığının daha da artırılması gerektiğini söyledi.

Akkol: TİSK, elini taşın altına koyacaktır

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, dengeli bir asgari ücret tespiti konusunda TİSK'in elini taşın altına koyacağını belirterek, "14 milyon çalışanı ve büyük-küçük ayrımı yapmadan bütün işletmeleri koruyan, dengeli bir süreç olacağını, dengeli bir rakamda anlaşacağımızı ümit ediyorum." dedi.

Asgari ücretin yılın tamamı için belirlendiğini anımsatan Akkol, şöyle konuştu:

"Gelinen noktada hem işçi hem işveren hem de hükümetimiz, ara bir zam konusunda mutabık oldu. Buraya severek, isteyerek geldik. Çalışanların beklentilerinin karşılanması gerektiği konusunda TİSK olarak tam bir mutabakat içerisindeyiz."

"Enflasyon karşısında korunması görevimizdir"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, "Çalışanlarımızın enflasyon karşısında korunması bizim görevimiz, bunu yapmak zorundayız. Bu konuda elimizdeki en önemli araç, asgari ücretin yeniden belirlenmesidir." dedi.

Bakan Bilgin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun Bakanlığının ev sahipliğindeki toplantısında, geçen yılın sonunda 2022 yılı için asgari ücretin tarihi artışla belirlendiğini söyledi.

Bu artışın asgari ücretliler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerince memnuniyetle karşılandığını belirten Bilgin, asgari ücretteki artışın diğer ücretler üzerinde de olumlu etkilerinin olduğunu vurguladı.

Salgının ardından dünyada tedarik zincirinin kopması ve emtia tedarikinde yaşanan sorunlardan Türkiye'nin çok fazla etkilediğini dile getiren Bilgin, "Türkiye'nin petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarına ödediği para bu sene 100 milyar doları geçmiş durumda. Bunun yanı sıra döviz fiyatlarındaki dalgalanmaların ekonomideki negatif etkisini dikkate aldığımızda enflasyonun gerçek sebeplerini, kaynaklarını daha objektif şekilde görmemiz mümkün. Türkiye, bu enflasyon ortamında enflasyondan çıkış yolları konusunda da kararlılıkla mücadelesini sürdürüyor." diye konuştu.

Bilgin, Türkiye'nin bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3 büyüdüğünü anımsatarak, bu oranın Türkiye'nin üretim gücünün arttığını ve artmaya devam ettiğini gösterdiğini söyledi.

Bu büyümenin sanayi üretimi kaynaklı ihracata dayalı bir büyüme olduğuna dikkati çeken Bilgin, Türkiye'nin üretimdeki gücünün, sorunları aşmaya yönelik ümidini de gösterdiğini dile getirdi.

Türkiye'nin üreterek, ihracat yaparak enflasyon sorununu aşacağını ifade eden Bilgin, şöyle konuştu:

"Döviz üretemeyen bir ekonomide enflasyonu aşmak mümkün değil. O zaman Türkiye, kaçınılmaz olarak nereye müracaat ediyordu, IMF'ye. IMF'nin kapısını çalan bir Türkiye'nin karşısına, büyümeden vazgeçen politikalar sunuluyordu. Türkiye çok şükür bugün oralarda değil. O kapıları çalmayacak bir yerde. Çünkü ekonomisi döviz üreten bir yere gelmiştir."

"Asgari ücret artışı 6,5 milyon işçiye sınırlı değildir"

Enflasyonun gelir dağılımını bozduğuna dikkati çeken Bilgin, gelir dağılımını rekabetçi piyasa ortamı ve devletin sosyal politikalarının düzenleyeceğini söyledi.

Toplantı vesilesiyle asgari ücret konusunda kurumsal bir düzenleme imkanının önlerinde olduğunu belirten Bilgin, şöyle konuştu:

"Biz çalışanlarımızı, emekçilerimizi korumak, sosyal devlet tedbirlerini devreye sokmak mecburiyetindeyiz. Geçtiğimiz dönemde açıklamalarda bulunduk, bu açıklamalarda, hep asgari ücretin normal süresinde belirlenmesi gerektiğini, yeni bir şey olmadığını söylemiştik ama bugün geldiğimiz noktada çalışanlarımızın enflasyon karşısında korunması, enflasyonun tahribatı karşısında korunması bizim görevimizdir. Bunu yapmak zorundayız. Bu konuda da elimizdeki en önemli araç, asgari ücretin yeniden belirlenmesidir. Asgari ücret sadece asgari ücret kapsamında olan 6,5 milyona yakın işçimizle sınırlı değildir, onların üzerindeki ücret gruplarının da ücretlerinde pozitif etki yapacak bir unsurdur."

Türkiye'nin en büyük 1000 şirketi içerisinde sendikalaşma oranının yüzde 13 seviyesinde bulunduğunu bildiren Bilgin, bunun çok ciddi bir sorun olduğunu bildirdi.

"Örgütlenme çok düşük"

Bilgin, "Emekçiler örgütlenmedikleri zaman ücretler, asgari ücret düzeyinde sıkışıp kalıyor. Bunun aşılması için mutlaka örgütlenmenin önünü açmamız lazım. Sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldıracak çalışmaları yapıyoruz. Mevzuattaki düzenlemeleri yapacağız. Bazı işverenlerin sendikalaşmaya ve örgütlenmeye karşı negatif tavrını aşacağız." diye konuştu.

Bakan Bilgin, şöyle devam etti:

"Komisyon çalışmalarının yarın sonuçlanacağını ümit ediyorum. Bu düzenlememizle sadece Türkiye'deki gelir dağılımındaki negatif etkiye karşı, çalışanlar üzerindeki olumsuz etkileri aşmakla kalmayacağız, aynı zamanda bir sosyal transfer yapma imkanını da bu vesileyle bulmuş olacağız."

Toplantıdan önce kim ne talep etmişti?

İşçi, işveren ve hükümet tarafının katıldığı toplantıda işçileri temsil eden Türk-İş masaya enflasyon farkı ve SGK işçi payında indirim talebiyle geldi. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, kamu işçilerinin vergi yüküne dikkat çekti.

Diğer yandan ülkedeki üç büyük işçi konfederasyonundan biri olan Hak-İş, en az enflasyon kadar artış isterken, DİSK de yüksek enflasyon dönemlerinde daha önce olduğu gibi asgari ücretin yılda birkaç kez düzenlenmesini talep ediyor.

İşverenler de prim indirimi, işsizlik sigortası priminin belli bir dönem alınmaması gibi istekleri dile getiriyor.

Mevcut asgari ücret 4 bin 253 lira

2021 yılında brüt 3 bin 577 lira, net 2 bin 825 lira olarak uygulanan asgari ücret yüzde 50'lik artışla 2022 yılı için brüt 5 bin 4 lira, net 4 bin 253 lira olarak belirlenmişti.

Asgari ücretin işverene toplam maliyeti, bir işçi için 5 bin 879 lira 70 kuruş düzeyinde. Bunun 5 bin 4 lirasını brüt asgari ücret, 775 lira 62 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 100 lira 8 kuruşunu ise işveren işsizlik sigorta fonu kalemi oluşturuyor.

Yapılacak artışlarda işveren, maliyetin çok daha yukarılara çıkacağı hesabıyla prim indirimi ve işsizlik sigortası priminin sınırlı bir süre ile alınmasını talep ediyor.

Enflasyon 24 yılın zirvesine çıktı

Mayıs ayında göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 73,50 ile 1998 yılı Ekim ayından bu yana en yüksek seviyeye çıkması, çalışanlarda ücret artışı taleplerini hızlandırmıştı.

Bu arada emekli aylıklarına uygulanacak enflasyon oranı Mayısı ayında, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 35,64 oranıda gerçekmişti. Yani açıklanacak Haziran ayı enflasyonu ile bu oranın birkaç puan artması söz konusu. Bu nedenle, Çalışma Bakanı Bilgin'in de yüzde 40'ı işaret etmesiyle beklentiler yüzde 40 artışta yoğunlaşmış durumda.

TÜİK verilerine göre, Mayıs ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 73,50 ile 1998 yılı Ekim ayından bu yana en yüksek seviyeye çıkarken üretici enflasyonu ise yüzde 132,16 ile 1995'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

Açlık sınırı 6 bin lirayı aştı

Rekor düzeydeki artış mutfak enflasyonunda da kendisini gösterdi. Türk İş'in Yaşam Maliyeti Araştırması'nın 2022 Haziran ayı sonucuna göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 6 bin 391 lirayı aşarken, gıda harcaması ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı da 20 bin 818 lira olarak saptandı. Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 8 bin 313 lira oldu.

Araştırmada, hanelerde kullanılan doğalgaza bu ay yapılan yüzde 30’luk zamla birlikte yılbaşından bu yana yüzde 75,5’lik zam yapılmış olduğunu, elektrik üretiminde ve sanayide kullanılan doğalgaza da yapılan zamların yanında, sürekli artan benzin ve motorin fiyatları da üretici ve tüketici fiyatlarını arttıran en başat sürükleyici etkenler olarak sıralayarak gıda enflasyonun yüzde 117 arttığı vurgulandı.

Toplantıya kimler katılıyor?

Komisyonda işçi, işveren ve hükümetten 5'er temsilci olmak üzere 15 kişi yer alacak. İşçiler adına toplantıya Türk İş, işveren adına TİSK ve hükümet adına da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin başkanlığında bir ekibin katılması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, NATO dönüşü duyuracağını açıkladığı artışın bugün ya da en geç yarın belirlenmesi gerekiyor. Çünkü, artışın Temmuz'da uygulanabilmesi için Meclis kapanmadan yasal düzenleme yapılması gerekiyor.