Paranın yeni dünyasında yer kapma yarışı
Geçtiğimiz hafta Revolut’un euro bazlı stablecoin’i EURR’yi piyasaya sürmesiyle başlayan haber, ilk bakışta yeni bir fintech ürünü gibi görünüyordu. Ancak son günlerde JPMorgan’ın kendi stablecoin’ini değerlendirdiğini, Visa ve Mastercard’ın stablecoin altyapısına ciddi yatırımlar yaptığını ve SWIFT’in blockchain tabanlı yeni bir ödeme altyapısı üzerinde çalıştığını okuduğumuzu düşününce, ortada çok daha büyük bir değişim olduğu görülüyor.
Üstelik burada ilginç olan, bu şirketlerin aynı şeyi yapmıyor olması. Her biri yeni finansal sistemin farklı bir noktasında yer almaya çalışıyor.
Revolut parayı blockchain’e taşıyor
Bugün ülkeler arasında para transferi yaptığımızda, müşterinin ekranda gördüğü birkaç saniyelik işlemin arkasında bankalar, muhabir bankalar ve yerel ödeme sistemlerinden oluşan oldukça karmaşık bir yapı var. SWIFT de bu sistemin önemli parçalarından biri. Stablecoin ise paranın blockchain üzerinde hareket etmesini sağlayarak bu yapının bazı bölümlerine alternatif bir yol açıyor.
Revolut’un EURR’nin yanına ileride sterlin ve dolar bazlı stablecoin’ler de koyduğunu düşünelim. O zaman EUR, GBP ve USD arasında blockchain üzerinde çalışan bir para hareketi ağı ortaya çıkabilir. Buradaki önemli konu, bunun Revolut müşterisinin bugün yaptığı EUR-GBP transferinden daha iyi olması değil. Zaten Revolut bunu bugün oldukça kolay yapıyor. Önemli olan Revolut’un paranın hareket ettiği altyapının bir bölümünü kendi kontrolüne alma ihtimali.
Üstelik Revolut EURR’yi yalnızca bir ödeme aracı olarak tanımlamıyor. Şirket, EURR’nin fiat, kripto, harici cüzdanlar ve desteklenen blockchain ağları arasında hareket edebilen bir köprü olmasını hedefliyor. Yani Revolut müşterisinin kullandığı euroyu blockchain dünyasına taşıyor.
Bankalar da kendi parasını taşıyor
JPMorgan tarafında ise hikâyenin kurumsal versiyonunu görüyoruz. Banka zaten JPM Coin ile mevduatları tokenlaştırarak 7/24 para hareketi ve settlement üzerinde çalışıyor. Şimdi stablecoin seçeneğini de değerlendiriyor. JPMorgan’ın mevcut JPM Coin yapısı bile bankacılık sistemindeki paranın blockchain üzerinde hareket edebileceğini gösteriyor. Stablecoin seçeneğinin gündeme gelmesi ise bankaların artık bu yeni para dünyasını yalnızca uzaktan izlemek istemediğini gösteriyor.
Bu aslında önemli bir dönüşüm. Blockchain artık büyük bir banka için sadece kripto varlıkların bulunduğu bir alan değil. Bankanın kendi parasının da hareket edebileceği yeni bir altyapı haline geliyor.
Visa ve Mastercard oyunun dışında kalmak istemiyor
Stablecoin’ler ortaya çıktığında ilk beklenti, bunların kartlı ödeme sistemlerini ve geleneksel ödeme şirketlerini aradan çıkarabileceğiydi. Bugün ise tam tersini görüyoruz.
Mastercard bunun en somut örneklerinden birini verdi. Ağustos başında stablecoin altyapı şirketi BVNK’nin satın alımını tamamladı. BVNK, fiat ve blockchain üzerindeki paraların tutulması, gönderilmesi, dönüştürülmesi ve yönetilmesi için altyapı sağlıyor. Mastercard ise bu teknolojiyle kendi küresel ağını birleştirerek stablecoin ve geleneksel para sistemlerini birbirine bağlamayı hedefliyor.
Visa da benzer şekilde ilerliyor. Stablecoin settlement için desteklediği blockchain sayısını artırdı ve yıllıklandırılmış stablecoin settlement hacminin 7 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Temmuz ayında ise finansal kurumlar ve fintechlerin stablecoin çıkarması, saklaması, hareket ettirmesi ve geri çevirmesi için Visa Stablecoin Platform’u duyurdu.
Yani Visa ve Mastercard stablecoin’lerle mücadele etmek yerine, onların kullanılacağı altyapının içinde yer almaya çalışıyor. Stablecoin’i kendi ağlarına bağlayarak mevcut konumlarını korumaya hazırlanıyorlar.
Belki de burada stablecoin’lerin ilk ortaya çıktığı zamanki en büyük beklentinin tam tersini görüyoruz. Stablecoin’lerin kart ağlarını ortadan kaldırması beklenirken, kart ağları stablecoin’lerin üzerine yerleşmeye hazırlanıyor.
SWIFT de blockchain’e giriyor
SWIFT’in blockchain tabanlı ledger ve tokenized deposits üzerinde çalışması aynı nedenle önemli. SWIFT, bankaların tokenized deposit’lerle 7/24 sınır ötesi ödeme yapabileceği yeni bir altyapı üzerinde çalışıyor.
SWIFT’in bir anda ortadan kalkacağını düşünmek için erken. Ancak SWIFT’in de blockchain’e yönelmesi, eski finansal sistemin yeni teknolojiyi görmezden gelemeyeceğini gösteriyor.
Asıl soru artık blockchain’in SWIFT’i öldürüp öldürmeyeceği değil; yeni para hareketi sisteminde SWIFT’in hangi rolü koruyabileceği.
Yarış artık para birimleri arasında da
Bütün bunları yan yana koyduğumuzda bana göre çok daha büyük bir yarış ortaya çıkıyor.
Çünkü stablecoin’ler paraları blockchain üzerinde küresel olarak dağıtılabilir hale getirirse, bir para biriminin gücü sadece o ülkenin ekonomisine veya bankacılık sistemine bağlı olmayacak. O paranın dijital dünyada ne kadar kolay bulunabildiği, ne kadar kolay gönderilebildiği ve hangi uygulamalar tarafından desteklendiği de önem kazanacak.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde sadece “hangi stablecoin daha başarılı olacak?” sorusuna bakmak yeterli olmayacak. Hangi banka müşteriyi kazanacak, hangi fintech cüzdanı kontrol edecek, hangi ödeme ağı işlemi taşıyacak, hangi blockchain üzerinde mutabakat yapılacak ve en önemlisi hangi para birimi küresel dijital ekonomide daha fazla kullanılacak?
Bugün gördüğümüz bütün bu yatırımlar, bu soruların cevaplarının henüz verilmediğini gösteriyor. Bütün oyuncular yeni dönem için pozisyon alıyor.