Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Görüş Koray Gültekin Bahar Zorluklar ve avantajlar! Hangisi işimize yön verecek?

Zorluklar ve avantajlar! Hangisi işimize yön verecek?

26 Şubat 2026, 13:24 Güncelleme :

Yılın ilk iki ayını geride bırakırken, küresel politik ve ekonomik konjonktürün etkilerini daha net hissediyoruz. İş dünyası için belirsizlik yeni normal haline gelmiş durumda. Ancak geleceği sağlıklı okuyabilmek için geride bıraktığımız yılı verilerle değerlendirmek gerekiyor. 2025’e dair elimizde güçlü analizler ve somut göstergeler var.

KPMG’nin 24 Şubat’ta açıkladığı Pulse of Fintech 2025 raporuna göre küresel fintek yatırımları 116 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 2024’teki 95,5 milyar dolar seviyesinden anlamlı bir artışa işaret ediyor. Ancak aynı rapor, toplam işlem sayısının 4 bin 700’ün biraz üzerinde kalarak son yılların en düşük seviyelerinden birine gerilediğini ortaya koyuyor.

Bu tabloyu şöyle okumalıyız: Sermaye geri döndü ancak daha seçici, daha temkinli ve daha disiplinli.

2021–2022 dönemindeki ne pahasına olursa olsun büyüme yaklaşımı, 2025’te yerini kârlılık, sürdürülebilir gelir ve sağlam birim ekonomisi odağına bıraktı. Silicon Valley Bank 2025 Fintech Industry Report değerlendirmesi, fintek şirketlerinin nakit yakım oranlarını düşürdüğünü ve operasyonel verimliliğe daha fazla odaklandığını ortaya koyuyor.

Kolay sermaye döneminin kapanması, sektör için kısa vadede zorunlu yeniden yapılanma anlamına gelse de bu dönüşüm finteklerin daha sağlam ve kalıcı bir yapıya evrilmesini hızlandırdı. Bugün fintek, finansal sistemin ayrılmaz ve kalıcı bir bileşeni olarak konumlanıyor.

Fintekler ekosistemin bir parçası

World Economic Forum ve Cambridge Centre for Alternative Finance tarafından yayımlanan Future of Global Fintech 2025 çalışması, finteklerin artık finansal sistemin içinde konumlanan, iş birlikleri geliştiren ve regülasyonla daha uyumlu çalışan bir model olduğunu ortaya koyuyor.

Bu raporun en dikkat çekici bulgularından biri, fintek gelirlerinin önemli bir kısmının artık KOBİ’ler, düşük gelirli bireyler ve finansal hizmetlere erişimi sınırlı kesimlerden gelmesi. Yani finansal kapsayıcılık, yalnızca sosyal bir misyon değil, ekonomik olarak da sürdürülebilir bir model. Bu önemli bir gelişmeydi ancak 2025’te bazı zorluklar da oldu. Kapsayıcılık genişlerken gelen regülasyonların yarattığı baskı, hemen hemen her bölgede hissedildi. Bir yandan büyümek, yatırım almak, karlılığı artırmak bir yandan da regülasyonların getirdiği değişimi yönetmek zorunda kaldık. Ancak bu zorluk da beraberinde bir avantaj barındırıyor. Çünkü ekosistem iş birlikleri sayesinde daha sağlam bir büyüme zemini oluştu.

Yapay zekâ kârlılığı artıracak mı?

2025’i diğer yıllardan ayıran en belirgin unsurlardan biri de yapay zekâ oldu. KPMG raporuna göre 2025’te AI odaklı fintek yatırımları, yaklaşık 17 milyar dolar seviyesine ulaştı. Özellikle dolandırıcılık tespiti, kredi risk analizi, müşteri deneyimi ve regtech çözümleri yatırımcıların öncelikli alanları arasında yer aldı.

McKinsey & Company’nin Global Payments Report 2025 değerlendirmesi ise dijital cüzdanların küresel perakende işlemlerde yüzde 50’nin üzerinde paya ulaştığını ve gerçek zamanlı ödeme altyapılarının rekabet dinamiklerini değiştirdiğini gösteriyor.

Zorluk ve avantajlar üzerinden değerlendirdiğimizde bu gelişme, AI altyapılarında yoğunlaşma ve veri güvenliği riski yaratıyor. Avantajı ise fintekler artık yalnızca dijital değil, yapay zekâyı işine entegre ederek akıllı finansın en güçlü oyuncusu olma yolunda.

Müşterinin dönüşümü belirleyici oluyor

Geçen yıldan çıkaracağımız bir başka sonuç, müşterilerin dönüşümü oldu. Plaid’in The Fintech Effect 2025 raporu, kullanıcıların fintek çözümlerini artık alternatif değil, temel finansal araç olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Bu değişim, fintek şirketlerini ürün odaklılıktan platform yaklaşımına taşıdı. Müşteri artık sadece kullanıcı değil, ürün yol haritasını şekillendiren aktör haline geldi. Bu da bize “talep güçlü ama deneyim beklentisi giderek artıyor” ikilemini gösteriyor. Dolayısıyla bu alanı iyi yönetmemiz gerekiyor.

Türkiye’de neler oldu?

Türkiye özelinde bakıldığında 2025 yılı görece daha olumlu bir tablo sundu. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi verilerine göre Türkiye fintek sektörü, 2025’te yaklaşık 201 milyon dolar yatırım çekti. Bu rakam, küresel dalgalanmaya rağmen yerel ekosistemin dinamizmini koruduğunu gösteriyor.

Genç ve dijital adaptasyonu yüksek nüfus, ödeme sistemlerinde yüksek penetrasyon, bankacılık altyapısının teknolojiye açık yapısı önemli avantajlar. Zorluklar neler? Regülasyon uyumu, uluslararası ölçeklenme, döviz bazlı finansman erişimi. Ancak gelinen nokta Türkiye fintek sektörünün zorluklara rağmen büyüme ve dönüşüm potansiyelini sürdürdüğüne işaret ediyor.

Peki bu tablo 2026’da nasıl olacak? Üç başlığın öne çıkacağını düşünüyorum. Sermaye seçiciliği devam edecek. AI ve dijital varlık segmentleri, yatırımcılar açısından ilk adres olacak. Kârlılık ve ölçek birlikte konuşulacak.

Ocak ayında kaleme aldığım 2026 trendlerinde de vurguladığım üzere, bu yıl fintek sektörü için hızlı genişlemeden ziyade derinleşme, entegrasyon ve otonom finansal süreçlerin olgunlaşmasının öne çıktığı bir dönem olacak.