Gömülü finans KOBİ'ler üzerinden büyüyecek
Gömülü finans chatbotlardan hiper kişiselleştirilmiş bankacılığa,hatta sağlık uygulamaları gibi günlük platformların dokusuna sorunsuz bir şekilde entegre edildiği finansal inovasyonun yeni dalgasını temsil ediyor.
Bu köşenin takipçileri hatırlayacaktır; birkaç yıl önce fintek sektörünün B2B alanına daha fazla odaklanması gerektiğini yazmıştım. Bu önerinin birkaç ay sonra dünya çapında bir trende dönüşmesi tesadüf değildi. Zaten er ya da geç fark edilecek bir gerçekti. Bugün benzer bir dönüşümü gömülü finans alanında yaşıyoruz.
Finansal hizmetlerin bankaların veya finans kurumlarının dışına çıkarak insanların ve işletmelerin günlük iş akışlarının içine yerleşmesi olarak tanımlayabileceğimiz gömülü finans, finans dünyasının önemli araçlarından biri haline geliyor.
Bugün bir e-ticaret platformunda ödeme yapmak, bir mobil uygulama üzerinden kredi kullanmak ya da bir platform aracılığıyla taksitli alışveriş yapmak artık son derece sıradan bir deneyim. Bu nedenle gömülü finansın ilk dalgasını daha çok tüketici deneyimi ve ödeme çözümleri üzerinden okuduk.
Ancak artık yeni bir aşamaya geçiyoruz. Birçok analist bu yeni dönemi “Gömülü Finans 2.0” olarak tanımlıyor. Chatbotlardan hiper kişiselleştirilmiş bankacılığa, bankacılık, ödemeler ve kredilerin ise e-ticaret, araç paylaşımı ve hatta sağlık uygulamaları gibi günlük platformların dokusuna sorunsuz bir şekilde entegre edildiği finansal inovasyonun yeni dalgasını temsil ediyor. Artık sadece bir “şimdi öde” düğmesi eklemekle kalmıyor, kullanıcıya doğal, sezgisel ve neredeyse görünmez gelen bütünsel bir finansal ekosistem yaratmak söz konusu. Bu evrede asıl dönüşüm tüketici tarafındansa B2B dünyasında ve sektörlere özgü iş akışlarının içinde gerçekleşiyor.
Yatırımcılar da potansiyelin farkında
Gömülü finansın ilk döneminde en yaygın kullanım alanı ödeme kabulüydü. Yeni dönemde ise bu model hızla genişliyor. Bugün işletmelerin kullandığı dijital platformlarda artık işletme sermayesi finansmanı, tedarikçi ödemeleri, kart ve hesap çözümleri, nakit akışı yönetimi, fatura ve muhasebe entegrasyonları gibi birçok finansal hizmet sunulabiliyor.
Araştırmalar da bu dönüşümü doğruluyor. Bain & Company’ye göre gömülü B2B ödemelerin hacmi önümüzdeki birkaç yıl içinde trilyon dolarlık bir ölçeğe ulaşacak. Örnek vermek gerekirse ABD’de dikey yazılımların KOBİ’ler tarafından benimsenme oranı 2024 yılında yüzde 59’a ulaşırken, bu oran yalnızca iki yıl önce yüzde 50 seviyesindeydi. Geçen yıl entegre ödeme çözümleri sunan SaaS (Software as a Service -Hizmet Olarak Yazılım) sağlayıcıları KOBİ edinim gelirlerinin yüzde 36’sını oluşturdu. 2028 yılına kadar bu payın yüzde 45’e çıkması bekleniyor.
Aynı şekilde birçok analiz, gömülü finansın yeni büyüme dalgasının KOBİ’lere ve işletmelere yönelik finansal çözümlerden geleceğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle gömülü finans artık işletmeler için bir finansal işletim sistemi haline gelmeye başlıyor.
Stripe’ın paylaştığı 2025 Tidemark benchmark verileri de bu tabloyu destekliyor. 200’den fazla dikey SaaS (Vertical SaaS) şirketini kapsayan araştırmaya göre, çok ürünlü platformlar yüzde 21 daha hızlı büyüyor.
Veriler ayrıca fintek şirketlerinin ikinci ürün lansmanlarında yüzde 45 oranıyla en önemli genişleme alanının yine finansal hizmetler olduğunu gösteriyor. Bunun yanında fintek hizmeti sunan platformların yüzde 87’sinin ödeme hizmeti verdiğini de hatırlatalım.
Yatırımcılar da bu konuda aynı görüşte. Paranın izini sürdüğümüzde tablo daha net ortaya çıkıyor. BCG ve QED’in 2025 araştırmasına göre, son üç yılda B2B alanındaki finteklere yapılan öz sermaye yatırımı 32 milyar dolara ulaştı. 50 ile 500 milyon dolar gelir bandında ölçeklenen finteklerin gelirlerinde Gömülü Finans 2.0’ın önemli bir pay tuttuğu da raporda özellikle vurgulanıyor.
Platform ekonomisi, finansı yeniden şekillendiriyor
Gömülü finansın ikinci aşamasında en kritik kavramlardan biri dikey derinleşme. Çünkü her sektörün finansal ihtiyaçları birbirinden farklı. Bir restoran zincirinin nakit akışı ile bir enerji şirketinin finansal döngüsü aynı değil. Hizmet sektörü ile endüstriyel üretim sektörünün finansal ihtiyaçları da ciddi biçimde ayrışıyor.
İşte dikey modeller tam da bu noktada devreye giriyor. İşletmenin faaliyet alanına, bulunduğu pazara ve ölçeğine göre özelleştirilmiş finansal çözümler geliştiriyor. Bugün işletmelerin kullandığı yazılımların büyük bölümü artık yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir işletim sistemi haline gelmiş durumda. Bir restoranın POS sistemi, bir e-ticaret şirketinin satış platformu ya da bir lojistik şirketinin operasyon yazılımı artık sadece veri yönetmiyor, ödeme, tahsilat, finansman ve raporlama süreçlerini de yönetiyor. KOBİ’lerin büyük bölümü operasyonlarını yürütmek için artık dikey yazılım platformlarına bağımlı hale gelmiş durumda. Bu nedenle gömülü finansın geleceğinde asıl rekabet finansal ürünün kendisinde değil, o ürünün müşterinin iş akışına ne kadar doğru entegre edildiğinde ortaya çıkacak.
KOBİ’ler Türkiye için önemli bir fırsat
Türkiye açısından bakıldığında gömülü finansın B2B tarafının henüz gelişimin erken aşamasında olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu alanda faaliyet gösteren finteklerin kısa sürede yakaladığı çift haneli büyüme oranları, potansiyelin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de KOBİ ekonomisi son derece güçlü. Ülkemizde işletmelerin büyük bölümü KOBİ ölçeğinde ve bu işletmelerin önemli bir kısmı finansal süreçlerini hâlâ parçalı sistemlerle yönetiyor.
İkinci önemli faktör ise dijital platformların hızla yayılması. Türkiye’de e-ticaret altyapıları, pazar yerleri, ERP sistemleri, muhasebe yazılımları ve sektörlere özel SaaS (Software as a Service -Hizmet Olarak Yazılım) çözümleri her geçen gün daha fazla işletme tarafından kullanılıyor.
Üçüncü unsur ise Türkiye’nin güçlü fintek altyapısı ve ödeme ekosistemi. Son yıllarda lisanslı ödeme kuruluşlarının sayısının artması, açık bankacılık altyapısının gelişmesi ve dijital cüzdan çözümlerinin yaygınlaşması gömülü finans için önemli bir zemin oluşturuyor.
Artık finansal ürünler müşterinin gittiği yere gidiyor. Platformlara, yazılımlara ve dijital iş akışlarına entegre oluyor. Bu nedenle gömülü finansın ikinci dalgası yalnızca yeni bir teknoloji trendi değil. Aynı zamanda finansal hizmetlerin dağıtım modelinin yeniden tanımlanması anlamına geliyor. Gömülü finansın yaygınlaşmasıyla birlikte finansal ürünü sunanların yanı sıra o ürünü işletmelerin gerçek ihtiyaçlarına ve günlük operasyonlarına en doğru noktada yerleştirebilenler de kazananlar arasında olacak.
Gömülü finansı konuşmaya devam edeceğiz.